Edebiyat mı derin, yoksa biz mi çok dibe vurduk?

Edebiyat yüzyıllardır derin. Aşkın, acının, yalnızlığın ve varoluşun en karanlık kuyularını bile kelimelerle kazmış.

Belki de sorun edebiyatın derinliğinde değil, bizim şnorkelsiz dalmaya çalışmamızda.. Kim bilir?

Edebiyat mı derin, yoksa biz mi çok dibe vurduk?


Ve belki biz fazla “dibe vurduk” ama hâlâ “edebiyat gibi hissettiren biri”ni bekliyoruz.

Edebiyat mı derin, yoksa biz mi çok dibe vurduk?
Cevapla