Bu durum beni o kadar üzüyor ve rahatsız ediyor ki anlatamam. İnsanlarda hâlâ ciddi derecede, "modernleşme/çağdaşlaşma" ve hatta daha fenası, "batılaşma" merakı var. Batılaşma uğruna geleneklerimizi ve milli değerlerimizi/kimliğimizi kaybediyoruz. Baktığımız zaman eskiden her milletin bir geleneksel kıyafeti, gelenekleri, yaşam biçimi vs. vs. vardı. Şimdi ise bakıyoruz ki kıyafetler aynı oldu, hemen hemen herkes aynı müzikleri dinliyor, aynı günlerde çalışıp aynı günlerde tatil yapıyoruz. Yakında korkuyorum ki tek bir dilde konuşacağız ve tek bir devlette yaşıyormuş gibi yaşayacağız. Gittikçe aynı oluyoruz. X markasının ürettiği binlerce telefondan biri gibi oluyoruz sanki; aynı tasarım, aynı yazılım, aynı sürüm, aynı kamera özellikleri vs. Baktığımızda ve düşündüğümüzde dehşet verici bir senaryo canlanıyor gözümüzde.
Son olarak bu konuda fikirlerini çok beğendiğim Barış Manço'dan bahsetmezsem olmaz. Kendisi batılaşma için, "bunlar Tanzimattan kalan yanlış alışkanlıklardır, biz batılaşmak istemiyoruz" demişti. Ruhu şâd, mekanı cennet olsun. 🤍
İnsanların modernleşme uğruna geleneklerinden ve kültürlerinden vazgeçmesi hakkında ne düşünüyorsunuz?
Modernleşme, toplumların teknolojik, ekonomik ve sosyal açıdan değişim geçirmesini ifade eder. Bu değişimler genellikle geleneksel değerleri, normları ve kültürel pratikleri etkileyebilir. Bazıları, modernleşmenin kültürel çeşitliliği ve toplumsal ilerlemeyi destekleyebileceğini savunurken, diğerleri geleneksel değerlerin korunmasının önemini vurgular.
Gelenekler ve kültürler, bir toplumun kimliğinin ve geçmişinin önemli bir parçasıdır. Bu nedenle, bazı insanlar geleneklerini ve kültürlerini koruma ihtiyacı hissederler. Ancak modernleşme ile birlikte bazı gelenekler ve kültürel pratikler değişebilir veya kaybolabilir. Bu durum, bazı kişilerin kaygılarını ve endişelerini tetikleyebilir.
Sonuç olarak, geleneklerden ve kültürlerden vazgeçme konusu karmaşık bir konudur ve bireylerin tercihlerine, toplumun dinamiklerine ve değişim sürecine bağlı olarak farklı şekillerde ele alınır. Her toplum, modernleşmeyi ve kültürel değerleri nasıl dengede tutacaklarını kendi özgün şekillerde belirler.
Biz toplum olarak her çağda mutlaka bir kurtarıcı birey ve mutlaka örnek benimsediğimiz bir toplum hayal edip, kurgulamışızdır. Bunun başlıca sebeplerinden, asla kendimiz olmaya cesaretimizin olmadığı, her zaman bir idol ve yönlendirici olarak önümüzde birinin olması gerektiğine inandırılmamızdır. Bunun dışında bir de bizim kutlu dinimize olan düşmanlık, dinimizi yaşamamıza engel olma çabaları da ağır basınca, en iyi yönlendirmenin de batılılaşma olması kaçınılmaz olmuştur. Bir kural koyucu fikrini insanlara kötüleyen güçler giydiğimizden yediğimize, içtiğimizden yattığımıza ne varsa karıştıran bir yönetimden bahsediyoruz. Bu devran korkarım ki gelecek nesillerle daha da genişleyerek devam edecek. Sonunu pek hayr görmediğim serüvende Allah her birimize selâmet versin.
Doğu derki Batıya, güneşi fethetsen de, Ruh gerçeği bendedir, madde yalanı sende
Ya yorumlarda bir kaç kişiyle sizli konuşunca sana da öyle yazmışım, sonradan fark ettim ama çoktan göndermiştim bile. Rahatsız olduysan ya da kızdıysan özür dilerim.
Düşünmüyorum artık. Çünkü düşündükçe daha da yitip gidiyorum gerek yok. Herkes bir diğerini batırma, yerme derdinde. Kimse dönüp kendine bakmıyor ve herkes bir diğerinin herkesleştiğini düşünüyor o herkesin içine dahil olduğunu bilmeden. Yani ne diyebilirim, kime ne anlatabilirim ki? Biz istediğimizi diyelim kim ne kadarını duyuyor kaçını dinliyor? Ne desem boş, alan memnun satan memnun