Yaaa bu kadar olur 🥰 Mutluluktan uçuyorum şu an🤍 Hep kalbimden geçiriyordum Gülseren Budayıcıoğlu kitap yazsa da okusam diye ve bir anda Gülseren Hanım aklıma geldi, hemen sayfasına baktım ve bu haber karşısında ağzım kulaklarımda 💃🏻💜Gülseren Hanım altı saat önce paylaşmış bu müjdeli haberi 💖 Gülseren Hanım kitap yazar da ben okumaz mıyım 💜 Tabiki alıp okuyacağım. Keşke kendisini görüp kitaplarını da imzalatabilsem, kimbilir belki birgün nasip olur.
İşte Gülseren Budayıcıoğlu'nun instagramda yaptığı paylaşımı 🎈💜
Ben Gülseren Budayıcıoğlu'nun tüm kitaplarını okudum ve onun kitapları ruhuma dokundu, okumalara doyamadım. Defalarca okudum aynı satırları. Şimdi de hemen alıp, vakit kaybetmeyip son kitabını okuyacağım.
Bence bende duyuyorum Hayatın fısıltısını 🌷 İçgüdüsel hareket ettim ve sayfasına girip baktım Gülseren Hanım'ın 🤍 🥰 Sanki hissetmiş gibi. Hayat bana çok güzel fısıldadı şu an 💜😊🥰 Sizlere de kesinlikle tavsiye ederim 🌷 Siz Gülseren Hanım'ın hangi kitaplarını okudunuz ve Hayatın Sesi 💜 kitabını okuyacak mısınız?
Gülseren Budayıcıoğlu'nun yeni kitabı çıktı 🥰 Hayatın Sesi 💜 Okuyacak mısınız?
Ne kadar güzel, duygulu, sevgi dolu ve bilgi içerikli bir yazı. ☺ Paylaşımın o kadar içten, değerli ve güzel bir mutluluğu anlatıyor ki.. ☺ Kitaplarla kurduğumuz bağların bu kadar neşe ve mutluluk kaynağı olması çok harika bir değer ☺ Ne güzel ki tam onu düşündüğün bir anda içimizi ısıtan yep yeni bir eser daha karışımızda ☺ Bu paylaşım harika bir öneri ve çok güzel bir hatırlatma niteliğin de olmuş ☺
Gülseren budayıcıoğlunun, Camda ki kız isimli kitabını bende almıştım. Ancak dizisini de izlediğim için maalesef henüz okumadım. Gülseren budayıcıoğlunun eserleriyle ilk kez istanbullu gelin isimli dizisi ile tanışmıştım. Hayata dön isimli kitabından uyarlanmış bir diziydi. Bütün o duyguları, sahneleri, insan içi ilişkileri ile her noktası muazzam bir diziydi. Kesinlikle muhteşem bir yapımdı. Karakterlerin, kişiliklerinin hiç bu kadar tutarlı ve açık sergilendiği bir diziyi türk sineması tarihin de hiç görmemiştim. Bu noktadan yakalamıştı beni. Tüm o duygular, tüm o sözler. O anlatım. Her şey o kadar belirgin ve tutarlıydı ki. Dizisi böyleyse kitabı kimbilir neler nelerdir.. İstanbullu gelin bittiği zaman böyle bir boşluğun dolması bir daha imkansız derken, Doğduğun ev kaderindir isimli dizi başlamıştı. Harikulade.. Çok çok iyi, daha basit ve yalındı ama içeriği, ilişki ve bağları ile yine çok kaliteli bir yapımdı. Bundan sonra seviye düşer, bir on yıl bir daha düzgün bir şey bulamayız derken, Masumlar apartmanı.. Camda ki kız.. Kırmızı oda.. Her yerden geliyor böyle.. Bence türkiye gelmiş geçmiş en parlak, en kaliteli görsel anlatım dönemlerinden geçiyor. Daha iyisi de umarım olur. Ancak şu an her biri dizi sektörü açışından öyle kaliteli ki. Gülseren budayıcıoğlu adını bu döneme altın harflerle yazdırmayı başardığını düşünüyorum. Dizi tarihin de laliteyi, gerçekliği arttırdığı, basit ve sığ kalan; silahlı mafya vari, vur kaç tarzı diğer tüm dizi ve reyting anlayışlarını yıktığını düşünüyorum. Çünkü şiddetin en ağırı, hayatlarımızla hep iç içe olan, bize hep en yakınlarımızdan başlayarak yapılan, hep içimiz de gizli yaralar açan ve adı hiç konamayan, konuşulamayan psikolojik şiddet oluyor. Dünyayı zararlı hale getiren en ağır şey buna mâruz kalmak ve öyle yaşamak.. O nedenle farkındalık, tanı ve doğru tespit çok çok önemli. Psikoloji kitapların da her biri yazsa da, kaç kişi bunları okuyabilirdi? Ama gülseren budayıcıoğlunun dizilere uyarlanmış eserleri sayesinde artık her şey çok daha açık, net görsel ve belirgin. Bol bol örnekleriyle, her biri gerçek ve yaşamlarımız içerisinden. 😊
Elimde ki camda ki kiz eserini de en kısa sürede okumayı düşünüyorum. 😊
Bu arada Yeşilin kızı isimli kitap serisinin ilk iki kitabını geçtiğimiz gün kargo dahil sadece 25 liraya.. Hahaha o kadar mutluyum ki. Sıfır kitap olarak üstelik.. Ve iki kitabını da kargo dahil sadece 25 liraya almayı başardım 😃 Nadir kitaptan araştırıken, neden google üzerinden de neler var neler yok diye bakmıyorum ki dedim ve gitti gidiyorda verilen bir ilan, tıpkı bir fok balığı gibi gözlerimin kocaman açılmasına neden oldu 😂 Kartıma yapıştığım gibi kitapları hemen aldım 😃 Şu an kendimi çok zengin, mutlu ve başarılı olarak hissediyorum 😂
Elimde ki kitaplardan sonra en yakın zamanda tabi ki Gülseren budayıcıoğlunun en son eseri de dahil geriye dönük tüm kitaplarını da okuyacağım. 🤗😊📚🕯 Tavsilerin için çok teşekkürler ☺
1
1 Yorumla
Soran
+1 yıl
Bende ilk olarak Hayata Dön kitabını okumuştum 🌷 İlk olarak İstanbullu Gelin dizisini izlemiştim, Gülseren Hanım'ı tanımama İstanbullu Gelin dizisinin içeriği, bilhassa şu psikolog sahneleri vesile oldu. İstanbullu Gelin Gülseren Budayıcıoğlu'nun dediğin gibi Hayata Dön kitabından uyarlanmış bir dizi. O psikolog sahneleri Gülseren Hanım'ın kliniğinde çekilmiş 😊 Çok değerli eserler bırakmış şahane bir hazine kendisi 🍃 Gülseren Budayıcıoğlu'nun tüm eserlerinden uyarlanan dizileri izledim bende. Eserlerinde, eserlerinden uyarlanan dizilerde öyle ipuçları, öyle kilit cümleler, hayat kurtaran cümleler var ki onları yakalayabilmek çok önemli. Camdaki Kız, Doğduğun Ev Kaderindir, İstanbullu Gelin ve Masumlar Apartmanı ve kitapları.. Hepsi bende derin hissiyatlar oluşturdu. Bilhassa Kırmızı Oda.. Kırmızı Oda dizisi resmen terapiyi ayaklarımıza getiren bir dizi oldu ve birçok insanın yüreğine dokundu. İnsanlar biraz olsun birbirlerini anladılar Gülseren Hanım'ın eserleri sayesinde. Ağır psikolojik hastalığı olan insanların ve travmaları olan kişilerin sesi oldu Gülseren Hanım 🌼 Böylelikle empati duygumuz gelişti..
Bilhassa Kırmızı Oda dizisinden sonra Gülseren Hanım'ın kitaplarına okundu. Kitap okumayı sevmeyen kişi bile Gülseren Budayıcıoğlu'nun kitaplarını bir solukta okur, aynı zamanda bitirmeye de kıyamaz.
İnsan çok mutlu oluyor biliyorum. Böylelikle daha fazla kitap alma, okuma şansına sahip oluyoruz 😊 Buda ayrıca bir mutluluk verici bir durum biz kitapseverler için 😊
Camdaki Kız kitabı en çok satın alınan ve ayriyeten en çok sesli kitap olarak dinlenen kitap oldu ve o kitabı okuduğumda yeri geldi buruk oldum, hüzünlendim, yeri geldi sesli güldüm 🎈🍃🌺
Rica ederim 😊 Ben teşekkür ediyorum iştirak ettiğin için 🌸🌿🌺😊
gülseren budayıcıoğlunun kitapları için hem gerçek hayattan esinlenilmiştir (kendi hastalarından) diyor hem de ayşe armana kendi hastalarının özellerini paylaşmadığını söylüyor. açıkçası eğer böyle bir şey varsa ki var gibi duruyor yaptığını doğru bulmuyorum. o yuzden kitaplarını da okumadım dizilerini de izlemedim
0
3 Yorumla
Soran
+1 yıl
Gülseren Budayıcıoğlu'nun kitaplarını okumuş olsaydınız Gülseren Hanım'ın olayı yaşayanlardan izin istediğini ve karakterlerinin isimlerini vermediğini, meslekler ve yerler konusunda da farklı bilgiler verdiğini görürdünüz. Gülseren Hanım hastalarının mahremine özen gösteriyor ve onların haklarını koruyor. Kırmızı Oda dizisindeki Alya'yı araştırmak isteyen çok kişi oldu, bulamadılar. Çünkü Gülseren Hanım bu konuda çok dikkatli, kendisiyle ve söyledikleriyle çelişmiyor. Sizi de anlıyorum böyle düşünmeniz konusunda, şayet Gülseren Budayıcıoğlu'nun kitaplarını okuyanlar o kitapların müptelası oluyor