Şimdi düşünüyorum da bu yaşıma kadar önüme koyduğum uğruna ömrümü harcadığım hedefler, istekler aslında hep onunkilerdi. Bunu bana idrak ettiren şey ise özgürlüğüme çok düşkün olmam nedeniyle evlenmeyi benim hiç istemememdi. Zamanımı haftanın beş gününü sıkıcı bir işte harcayarak zaten bu konuda fazlaca ödün vermiştim ve daha fazlası beni ölmeden mezara gömerdi. Hayatta istediğin ama gerçekten istediğin ve mutlu olduğun seçimler, evlilik bile aslında özgürlüğü kısıtlamaz. Ben hayatın zorlamasıyla beni esir eden bir yola girmiştim ve kurtulacağımdan da umudu giderek kesmiştim. Çünkü evlilikte kısıtlanmış hissetmemek için mutlu olmam, mutlu olmam içinse aşık olmam gerekiyordu.
Gerçek aşka bir insanın rastlama ihtimali ise bir yerde okuduğuma göre iki yüz küsur binde birdi. Bu durumda aşk hayatta karşına o da şanslıysan bir kere çıkardı ve ben bu hakkımı kullanmıştım. İki sene kadar önce hayatımın kadınını bulmuştum. Benim boylarımda, benden bir yaş küçük, dalgalı kumral saçları, iri güzel gözleri, minicik sivri sayılabilecek bir çenesi ve bir manken ajansından teklif alacak bir fiziği vardı.

Çok yakışıklı biri olmamama rağmen beni fiziksel olarak da beğenmiş olmalıydı. Ancak onu asıl etkileyen zekamdı ve ayırılırken de önce abarttığını düşündüğüm ama sonra haklı olabileceğini düşüneceğim gördüğü en zeki adam olduğumu söylemesiydi. Ben de onun zeki ve farklı olduğunu düşünüyor ve işte benim farklı olduğumu gören bir kadın diye düşünüp onu özel buluyordum.
Onunla birlikte bir anda sıkıcı hayatıma renk gelmiş, dünya anlam kazanmıştı. İşimi bile sever olmuştum, dünyadan zevk alıyordum. O da çok mutlu görünüyordu. Her aşık çift gibi dünyadaki en mutlu insanları kendimiz zannediyorduk. Bir rüyada gibiydim ve her rüya gibi kısa sürdü ve onu acı bir şekilde kaybetmiştim. Severek ayrılmıştık ve o da çok üzülmüştü. Nedeni bana kalsın, daha sonra onu sorgulamama neden olacak Tanrı böyle istemişti.
Bir yıl kadar sonra hala onu unutamamış ve bu müddet boyunca hiçbir haber alamamıştım. Bir gün onu çalıştığı bankanın önünde beklemeye karar verdim. O gün işyerinden izin alarak onun çıkış saatinden yarım saat önce bankanın önündeki bir cafede yerimi aldım. Cafede çalan müzikler de sanki benim için yazılmış gibi geliyordu. Çıkış saati geldi ve banka çalışanları birer ikişer çıkmaya başladı ama o yoktu. Belki mesaiye kalmıştır diye bir saat fazladan bekledim ama gelmedi.
"Onun yüzünden insanlara inancımı kaybetmiş olmasaydım, bunca yılı boşa geçirmez ve bulabilir miydim bilmiyorum ama onu başkalarında arardım"
Birkaç hafta sonra ona bir e-posta attım. Halini hatırını sordum ve dışarıdan güçlü gibi görünmeme rağmen duygusal olduğumu söylediği için bana acımasın diye onu unuttuğumu belirterek arkadaşça neler yaptığını merak ettiğimi yazdım. Cevabını gördüğümde işyerindeydim ve mesainin bitmesine bikaç saat vardı. Çok heyecanlıydım her zamankinden iki kat fazla sigara içtim. Mesai bitip ofis boşaldığında yazdıklarını okumaya başladım.
Ankara'ya taşındığını, bir butik açtığını, Cemil İpekçi'nin ortağı ile tanıştığını ve moda alanında ciddi olup olmadığı anlamadığım hayallerden bahsediyordu. Ancak benim donup kalmama sebep olacak asıl cümlesini sona saklamıştı: "Bu arada ben evlendim." Beynimden vurulmuşa dönmüş ve içimde zaten azalmış olan son umut zerresi de yok olmuştu. Güzel bir kafaya ve kalbe sahip olduğumu belirtip iyi ve mutlu bir hayat dileyerek e-postayı bitiriyordu.
Kendimi deli gibi dışarı attım ve bir sigara yaktım. İlk nefesimi çektikten sonra usulca ılık ılık akan gözyaşlarına engel olamadım. Hıçkırmak istiyordum ama hala çevrede işten yeni çıkan insanlar vardı. Akşam kalabalık olmasına rağmen kendimi yalnız hissettiğim, yürümeye başladığımda derin düşüncelere daldığım İstiklal caddesinde amaçsız olarak dolaşmaya başladım.
Bizim kilisemiz dediği ama içerisine hiç girmediğimiz St Antoine kilisesine gittim. Tenha olan sıralardan birine oturdum ve Tanrıya onun mutlu olması için dua ettim. Ne kadar samimi olduğumu kendim de çözemedim ancak Tanrı bilir.

Onun özlemiyle bir yılı daha boşa geçirdim, onun gibi biri bir daha karşıma çıkmazdı, nitekim ben de etrafta fazla aramamama rağmen iyle birini göremedim.
Bir hafta önce beni bu dünyada en iyi anlayan insan olarak gördüğüm edebiyata meraklı bir arkadaşım bana Sabahattin Ali'nin "Kürk Mantolu Madonna" adlı romanını okumamı, acı bir aşk hikayesi olan, bir kadına saf ve tutkulu bir şekilde bağlanan ve sonu dramla biten bir adamın hikayesini anlattığını söyledi. Anlattıklarını kendi hikayeme yakın gördüğüm için merak edip okudum.
O kitap aslında babamın kitaplığında da vardı. Küçükken çoğunu okumuştum ama o kitabı görünce bir kadının hayatını anlatıyor herhalde deyip sıkıcı olduğunu düşünerek eş geçmiştim. Belki de iyi yapmışım çünkü o zamanlar bu kitabı anlayacak yaşanmışlıklarım yoktu, hayati ve insanları henüz tanımıyordum. Ayrıca Sabahattin Ali'nin ne büyük bir yazar olduğunu eskiden okusam idrak edemezdim.
Kitapta insanı boğan ayrıntılı tasvirler yok, neredeyse hiç yok, sadece gerekli yerlerde var. Ağırlık, duygu, his ve düşüncelere verilmiş ve yazar insanı ve hayatı çok iyi anlamış. Kitabı bugün gözyaşı içinde bitirdim. Esrarı kaçmasın diye anlatmayacağım ama bu kitap böyle devam edersem bana sonumun nasıl olacağını gösterdi ve bir cümlesi bana yeniden umut verdi. "Onun yüzünden insanlara inancımı kaybetmiş olmasaydım, bunca yılı boşa geçirmez ve bulabilir miydim bilmiyorum ama onu başkalarında arardım."
Cümle tam böyle değil aslında onu aramak değil de onun gibi birini aramayı kastediyor. Bu kitapla ben öncesinde onun gibi birini bir daha bulamayacağım inancını değiştirdim. Bundan sonra kendimi okumaya, burda çok azından bahsettiğim kendi dramatik hikayemi (roman) yazmaya ve onun gibi birini bulmaya vereceğim. Hayattan bu ümitlerle zevk almak için uğraşacağım, hayatta şimdi bir amacım var ve bu beni mutlu etmek için şimdilik yeterli. Onu bulduğum zaman işte o zaman evlilik beni mutlu eder ve istemediğim bir hayatı yaşayarak özgürlüğümün kısıtlandığını hissetmem.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar