BÖLÜM 1-

Tirmeric'in ağzından
Saat 02:00.
Yine o kabusla uyandım. Yine o tüylü ve kabarık siyah yavru kedi yatağımın baş ucunda durmuş bana bakıyordu. Elimle ittirmeye çalıştım ama etiket gibi komidinin üzerine yapışmıştı adeta. Biraz daha zorladım bu seferde elime yapıştı. Diğer elimle ensesinden tutup duvara fırlattım. O haki yeşili ürkütücü gözleri aklımdan çıkıyordu. Tamam yavru olabilir ama bu onun ürkünç olmasını değiştirmiyordu.
Yatağımdan kalkıp kendime gelmek için bir bardak su içtim, sonra tekrar yatağıma oturup boş boş halı desenlerini incelemeye başladım. Bu sıralar gerçekten tuhaf davranıyordum ve bunu hemen herkes fark etmişti. Yeniden yatağıma uzanıp uyumayı denedim fakat işe yaramadı. Saatlerce tavanı izleyip düşüncelere daldım.

Ailem ve arkadaşlarım yanımda olup bana destek olmak yerine benden uzaklaşıyorlardı. Benimse elimden hiçbir şey gelmiyordu. Yalnızdım.
Birden hava aydınlandı, sabah olmuştu. Pijamalarımı çıkarıp askılı bir body ve short giydim, sigara paketimi cebime koydum ve sahile doğru yürümeye başladım. Vardığımda sahil çok sessizdi, güneş kendini henüz yeni belli ediyordu. En uçtaki banka oturup bir sigara yaktım ve denizi seyretmeye başladım.
Küçükken denizi çok merak ederdim, dedem bana hep denizi anlatırdı. Bir de denizle ilgili bir kitap almıştı bana. Kitapta, siyam balıklarının tek istediklerinin özgürlük olduğu yazıyordu. Ben de siyam balıklarıyla aynı fikirdeydim. Tek istediğim özgürlüktü.
Babam, dedemin aksine sinirliydi. Hep onun dediği olsun isterdi. Kaderimi kendi belirlemeye çalışırdı. Bazen dedemden nasıl öyle bir evlat dünyaya gelmiş şaşıyordum.
Ben kendi kendime düşüncelere kapılmışken aniden bir ses belirdi;
-Balıkları mı izliyorsun?
Şaşırdım, bunu hiç beklemiyordum. Normalde hiç görmediğim biriyle konuşmazdım ama o anki şokla sorusunu cevaplayıverdim.
+ E,evet. onları seyretmek güzel.
- Oturabilir miyim?
+Tabi, tabi oturabilirsin.
-Teşekkürler, aslında ben en çok siyam balıklarını severim. Öyle asiller ki, izlemeye doyamıyor insan.
+Evet çok asiller, ama iç dünyaları kapkaranlık.
-Adını bağışlar mısın?
+Turmeric, ya senin?
-Christopher. Söylesene Turmeric, isminin anlamı ne?
+Zerdeçal, bu ismi bana dedem koymuş.
-Çok güzel, seninle siyam balıklarını ziyaret edelim mi?
+Neredeler?
-Görürsün, hadi gel...
Bu kendi yazdığım bir hikayedir arkadaşlar. 1. bölüm sadece giriş kısmıydı, yeterince ilgi görürse devam edeceğim ve diğer bölümler çok daha güzel olacak. Umarım beğenmişsinizdir, teşekkürler
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar