
Güne yine horon sesleriyle uyanmıştım. 135 yaşındaki annem ve kardeşlerim horon ediyorlardı. Annem benden daha hareketliydi. Ama tam üç kiloydu. Ben 200 gram kadarım. Hatta tanıdığım tüm hamsiler böyle.
Okula doğru depar atmaya başlamıştım
Bugün ki eğitimi kaçırırsam balık ağına yakalanmam daha kolay olurdu. Süper sonic yüzgeçlerimi ve solungaçlarıma takmış olduğum pervanelerle artık hiç bir yere geç kalmayacaktım. Yine de geç kalmıştım.
İyi bir azarı hakketmiştim
Hüsamettin öğretmen fena bir azar çekti. Çünkü son üç gündür bu derse geç geliyordum. Azarı işitince içimden "Hüsamettin ne ettin?" dedim ama sandığım gibi içimden dememişim. Öğretmenin bunu duymasıyla beni tatlı sularda bir saat kuyruğum havada bekleme cezasını vermesi bir olmuştu.
Olmayacak şey gelmişti başıma

Cezama giderken başıma olmadık bir şey gelmişti. Annem uyandırdığında "beş dakika daha" dediğime şimdi pişman olmuştum. Balık ağıyla ilk tanışma faslımızdı. Sanırım son olacak. Sarı çizmeli sarı yelekli görmeye alışık olmadığım adamların kucaklarında ki çırpınışlarım derse geç kalmamın cezasıydı belki de. Geri dönüşü olmayan bir ceza...
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Cinsel Yaşam
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Dünya Kupası
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar