Psikolojik terimde "Kabil Kompleksi", büyük kardeşin küçük kardeşe duyduğu kıskançlık sonucu kendinden geçip olduğu yeri terk etmesi durumuna deriz.

Öyle ki Cemil Meriç "Bu Ülke" isimli kitabında "Bu Firar Bir Kabil Kompleksi" başlığını verdiği dizelerinde bu konudan şu şekilde bahseder...
"Her dudakta aynı rezil şikayet: yaşanmaz bu memlekette!
Neden? Efendilerimizi rahatsız eden bu toz bulutu,
Bu lağım kokusu, insan ve makine uğultusu mu?
Hayır, onlar Türkiye'nin insanından şikayetçi.
İnsanından, yani kendilerinden. Aynaya tahammülleri yok.
Vatanlarını yaşanmaz bulanlar, vatanlarını yaşamsızlaştıranlardır.
Türk aydını, Kitab-ı Mukaddes'in Serseri Yahudisi...
Hangi Türk aydını? Kaçanlar ne Türk, ne aydın."
Tevrat'ta da bahsi geçen mevzuda çiftçi Kabil, çoban olan iyi huylu kardeşi Habil'i öldürür. Ve bu tarihe altın harflerle "ilk cinayet vakası" olarak geçer. Ve Kabil sonsuz cehennemle cezalandırılır. Nitekim aynı olay İncil'de de apaçık bir şekilde anlatılırken sıra Kur'an-ı Kerim'e gelince mevzu Maide Suresi 27. Ayette "Onlara Adem’in iki oğlunun başından geçen ibret verici şu gerçeği anlat: Onlar Allah’a birer kurban takdim etmişlerdi de birinden kabul edilmiş, diğerinden ise kabul edilmemişti. Kurbanı kabul edilmeyen kıskanıp: “Seni mutlaka öldüreceğim” deyince, öteki şu cevabı vermişti: “Allah ancak takva sahiplerinin ibadetini kabul buyurur." şeklinde aktarılmıştır.

Özetle ve daha net bir biçimde anlatmam gerekirse eğer büyük kitaplarda da bahsi geçen Adem peygamberin oğulları olan Kabil, Habil'i kıskanır ve artık dayanamayıp şeytanın vesvesesiyle o uyurken başını bir taşla ezerek öldürdü. Öldürdükten sonra çok pişman oldu ve kardeşini sırtına alıp onu gömmek için yer aradı. Bazı rivayetlere göre bu süre birkaç ayken, diğer rivayetlere göre bir yıldı. Sonundaysa Kabil kargaların gösterdiği yere kardeşini gömdü. Ve "bir karga kadar akıllı olamadım" diye düşünüp durdu. Zira aklını kullanmış olsaydı bu kötülüğü ona yapmazdı. Ardından büyük bir üzüntüye kapılıp yaşadığı yerden çok uzaklaştı. Çünkü pişmanlığı çok büyüktü. İşte bizlerse buna "Kabil Kompleksi" diyoruz. Yani bir nevi beyin göçünün akılsızca, bedbahtça, üzüntüyle ve şuursuzca yapılan hali gibi...
Ayrıca bu olay her kültürde ve millette günümüze değin yankılanırken en net bilinen örneğiyle Fedayi'nin "Falname" eserinde betimleyici bir halde karşımıza çıkar. Ki sizlere de üç örneğini bırakmak isterim.

Aşk İlişkileri
Üniversite Tercih
Gündem
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer