Hermann Hesse'den 6 Hayat İpucu

Çok sevdiğim bir yazar olan Hesse'yi tanıyanlar, onu zor karakterli ve biraz da asosyal bir adam olarak tanımlıyorlar. Kendisi yalnızlıktan ve kendi iç dünyasının derinliklerine dalmaktan hoşlanıyordu. İçinde hissettiği her şeyi kelimelere dökebilen, yaratıcı, içine kapanık ve biraz dengesiz bir insandı.

Bugün normalde yazdığım bencelere nazaran daha farklı bir konsept denemek istedim. Eğer tutarsa bunu bir seri gibi farklı yazarlarla devam ettireceğim. Hermann Hesse'nin en önemli düşüncelerinden ve sözlerinden bazılarını, kendini daha derinlemesine keşfetmek, kendine sorular sormak ve kendini keşfetmek isteyen herkes için okunmaya değer diye düşünüyorum. Özellikle "Demien" kitabında "evrika" anını yaşamıştım.

Hermann Hesseden 6 Hayat İpucu

1. Kendinize giden yol hakkında

“Her insanın hayatı kendine giden bir yoldur, bir yol denemesidir, bir yol taslağıdır.”

Her insanın hayatı benzersizdir. Herkes kendi yolunu kendi keşfeder. Yani yaşarken doğruyu, yanlışı zamanla öğreniriz. Kimisi bunu hemen anlar, kimisi de hayatının uzun yıllarını buna harcar. Hayat bir denemedir. Hata yapabiliriz, yollar değişebilir ama hepsi bizi kendimize, gerçek benliğimize ulaştırmak içindir. Hayat, hazır bir reçete değil, kendi kendine deneyerek, yaşayarak, hata yaparak ve öğrenerek çizdiğimiz bir yoldur.

2. Eksiklerimiz hakkında

"Bir kişiden nefret ediyorsanız, onun içindeki kendinize ait bir şeyden nefret ediyorsunuz demektir. Bizim bir parçamız olmayan şey bizi rahatsız etmez."

Eğer birinden nefret ediyorsak, aslında onun bir davranışı ya da özelliği bizde de var (veya olmasından korkuyoruz) demektir. Başka bir deyişle, bizim içimizde bastırdığımız, kabul etmek istemediğimiz bir yönümüz o kişide görünce bizi rahatsız eder. Yani birine duyduğunuz nefret, aslında kendi içinizde yüzleşmek istemediğiniz bir parçayı işaret eder. Ayrıca bu söz, psikolojideki yansıtma (projeksiyon) kavramına da çok güzel bir gönderme yapıyor. İnsanlar, kendi içlerinde bastırdıkları, görmek istemedikleri özellikleri başka insanlarda gördüklerinde rahatsızlık duyuyorlar. Ve doğru, kendimizi özdeşleştirmediğimiz bir özellik genellikle bizde böyle güçlü duygular oluşturmaz; sadece nötr kalırız.

Bu mekanizmayı fark etmek ve "Evet, bu rahatsızlık bende de olabilir" demek gerçekten cesaret ister. Çoğu insan bunu ya reddeder ya da farkında olmadan başkalarını suçlamaya devam eder. Bu yüzden psikolojik yansıtmayı anlamak, kişisel gelişimin en derin adımlarından biridir kanaatimce.

Hermann Hesseden 6 Hayat İpucu

3. Diğer insanlarla ilişkiler hakkında

"Karakterimi asla sana karşı olan tavrımla karıştırma. Karakterim bana, tavrım ise senin davranışlarına bağlıdır."

Bu sözü benim en sevdiğim sözlerinden birisidir. Yani biri kötü davranırsa, ona karşı daha mesafeli veya soğuk davranabilirim ama bu benim kötü biri olduğum anlamına gelmez.
Karakterim sabittir, fakat tutumum (sana karşı nasıl davrandığım) senin bana nasıl davrandığına göre şekillenir.

4. Güçlü insanlar hakkında

"Güçlü insanlar güçlerini göstermeye çalışmazlar, başkalarının güç kazanmasına yardımcı olurlar."

Gerçekten güçlü insanlar, güçlerini kanıtlamaya ya da başkalarına üstünlük taslamaya ihtiyaç duymazlar. Onlar için güçlü olmak, birilerini ezmek ya da kendi güçlerini sürekli sergilemek anlamına gelmez. Aksine, gerçek güç, başkalarının da güçlenmesine destek olmayı, onların potansiyelini ortaya çıkarmayı ve büyümelerine yardımcı olmak demektir. Güçlü kişiler, çevresindekilere ilham verir, kibirle değil, alçakgönüllülükle yaklaşır. Çünkü bilirler ki, gerçek güç paylaşılırsa çoğalır, baskı kurularak değil.

5. Hayat hakkında

"Hayatı dolu dolu yaşamak için, geçmiş olanı bırakma cesaretine sahip olmalısınız."

Dolu dolu bir hayat yaşamak, olumlu ya da olumsuz deneyimler olsun, daha önce yaşanmış şeylere olan bağlılıklardan kurtulma cesaretini gerektirir. Önemli olan şimdiyi ve geleceği kabullenmek, geçmişin yükü altında yaşamamaktır.

6. Arkadaşlar hakkında

"Arkadaşların yokluğu, kişinin çok sayıda hobisi ve çok fazla kişisel vakti olduğunun işaretidir."

Onun bu sözü, arkadaş çevresi az olan bir insanın yalnız olduğu için mutsuz ya da eksik biri olmadığını anlatıyor, pek çok kişi bu kısımda bir yanılsamaya düşüyor ve üzülüyor. Fakat tam tersine, arkadaşların yokluğu, o kişinin kendi hayatına, iç dünyasına, ilgi alanlarına ve hobilerine daha çok vakit ayırdığını gösterir.

Yani bir insanın çok arkadaşı olmaması, onun dolu bir iç dünyaya, üretken bir yaşama sahip olduğunu işaret edebilir. Böyle biri, dışarıda sosyal ilişkilerle sürekli oyalanmak yerine, zamanını öğrenmeye, gelişmeye ve kendi tutkularını keşfetmeye ayırır. Bu söz, "yalnızlık" kavramına daha olumlu ve güçlü bir bakış sunuyor diye düşünüyorum. Hem de kendiyle barışık ve üretken biri olmanın değerini vurguluyor.

Hermann Hesse'nin sözleri yalnızca belagati nedeniyle değil, aynı zamanda taşıdığı derin bilgelik nedeniyle de sevdiğim yazarlar arasındadır. Her alıntı, Hesse felsefesinin karmaşık manzaralarına açılan bir kapı görevi görüyor ve bizi hayatın daha derin yönleri, kendini tanıma ve anlam arayışı üzerine düşünmeye teşvik ediyor.

Peki siz hangi sözünü beğendiniz? Yorumlarda paylaşın

Sevgiler..

Hermann Hesse'den 6 Hayat İpucu
Cevapla