Osmanlı Tarihini Okumaya Üşenenlere Baştan Sona En Kısa Hâliyle Osmanlı Tarihi

Ütü-Masası s

Yaşadığımız coğrafyada teşekkül kazanan ve zamanla 3 kıta 7 denize hâkim Osmanlı Devleti'nin tarihi çok geniş olduğu için hakkında birçok kitap yazılmıştır. Birçok kitapta özete indirgense de ben KizlarSoruyor'un Bence formatına indirgeyecek kadar özetleyerek temel başlıkları kuruluş, yükseliş, duraklama, gerileme ve yıkılış olacak şekilde, alt başlıklara da yer vererek sizlere anlatacağım.

KURULUŞ DÖNEMİ

Osmanlı Devleti'nin kuruluş dönemi, devletin kuruluşundan İstanbul'un Fethi'ne kadarki dönemi kapsamaktadır.

Osmanlı kurulmadan önceki Anadolu

Anadolu Beylikleri
Anadolu Beylikleri

Anadolu Selçuklu Devleti'nin yıkılmasından sonra geriye ''Anadolu Beylikleri'' adını verdiğimiz beylikler hüküm sürmüştü ancak İlhanlı Devleti'nin Anadolu'daki otoritesi yüzünden hiçbiri bağımsızlığını ilan edemiyor ve beylik olarak Anadolu'da hüküm sürmek zorunda kalıyorlardı. Bu sırada Anadolu Beyliklerinin birçoğu birbirleriyle mücadele ediyordu. Ancak Osmanoğlulları Beyliği ise daha çok ''gaza'' yaparak Bizans'ın köy ve kasabalarına yönelik fetihler düzenliyordu. Osmanoğlulları'nın o dönemde diğer beyliklerle mücadeleye girecek gücü de pek yoktu.

Osmanlı'nın kuruluşu ve Rumeli'ye ilk adım

Osman Bey döneminde Osmanlı haritası
Osman Bey döneminde Osmanlı haritası

Osmanoğulları Beyliği ilk etapta yukarıdaki fotoğrafta görünen koyu kırmızı alan kadardı. Osman Bey döneminde kahverengi alana kadar genişletildi. Bizans'ın köy ve kasabalarına yapılan seferlerle giderek büyüyen beylik, 1299 yılında devlet hâline geldi. Ancak Halil İnalcık gibi bazı tarihçiler, Bizans'a karşı ilk büyük galibiyet olan Koyunhisar Savaşı'nın 1302'de gerçekleşmesiyle devletin 1302'de kurulduğunu öne sürer. Osmanlı'nın başkenti bu dönemde Bursa idi.

I. Murad döneminde Osmanlı haritası (Yeşil)
I. Murad döneminde Osmanlı haritası (Yeşil)

Osman Bey'in ölümünden sonra yerine oğlu Orhan Bey tahta geçti. Bu dönemde ilk defa Rumeli'ye yani Avrupa yakasına geçildi. Orhan Bey'in ölümünden sonra oğlu I. Murad ise Bulgaristan'ın bir kısmını aldı ve Sırp Sındığı Savaşı ile Macar, Bulgar, Sırp, Boşnak ve Eflak kuvvetleri mağlup edildi. Anadolu'da bazı beylikler satın alındı ve ilk kez bu dönemde Karamanoğlulları Beyliği ile gerilimler yaşanmaya başladı. Osmanlı'nın Avrupa'da ilerlemesinden rahatsız olan Haçlılar, Haçlı ittifakı oluşturdular. 7 devlet ve prenslikten oluşan bu ittifakta I. Kosova Savaşı'nda Osmanlı'ya saldırdılar ancak Osmanlı galip geldiyse de padişah I. Murad bu savaşta bir Sırp askeri tarafından hançerlenerek öldürüldü. Osmanlı ilk kez bu dönemde savaşlarda top kullanmıştır.

Doğu'daki Timur tehlikesi ve Ankara Savaşı ile Osmanlı'nın ağır mağlubiyeti

Ankara   Savaşı öncesi Timurun geçtiği güzergâhlar
Ankara Savaşı öncesi Timur'un geçtiği güzergâhlar

I. Murad'ın ölümünden sonra yerine I. Bayezid (Yıldırım) tahta geçti. İstanbul, ilk kez I. Bayezid zamanında kuşatıldı ve Bulgaristan ortadan kaldırılarak tamamen Osmanlı toprağı oldu ve bu bölgeye Türkler yerleştirildi. Osmanlı Devleti, bölgede kalıcı olmayı sağlamak için mutlaka Anadolu'daki ailelerden bazılarını fethettiği yerlere yerleştirirdi. I. Bayezid'in İstanbul kuşatması sırasında Avrupa bir Haçlı ittifakı daha kurdu ve Niğbolu Savaşı'nda Osmanlı yine galip geldi. İstanbul tekrar kuşatıldı ancak bu sırada Doğu'da Celâyiroğulları ve Karakoyunlu Devleti'ne saldıran Timur'dan kaçan iki hükümdar Osmanlı'ya sığındı. Timur, bu iki hükümdarın teslim edilmesini istese de I. Bayezid bunu kabul etmedi. Karamanoğulları ve Akkoyunlu Devleti'nin de kışkırtmasıyla Timur Anadolu'ya kadar geldi.

Timur Anadolu'ya geldiğinde Eretna Devleti'ne son verdi ve Sivas'ı dümdüz etti. I. Bayezid tekrar İstanbul kuşatmasını kaldırarak Anadolu'ya yöneldi. Takvim 28 Temmuz 1402'yi gösteriyordu. İki büyük devlet Ankara 'nın Çubuk Ovası'nda karşı karşıya geldi. Savaşta Timur ordusunda fillerin bulunması ve Tatarların ihanet edip saf değiştirmesi gibi sebeplerle Osmanlı mağlup oldu ve I. Bayezid, eşi Devlet Hatun ve oğlu Şehzade Mustafa Timur'a esir düştü. Timur, Osmanlı'ya bağlı tüm Anadolu Beyliklerine özgürlüklerini geri verdi ve Osmanlı Anadolu'daki topraklarını kaybetti. 1403 yılında I. Bayezid, 1405'te ise Timur ölünce Şehzade Mustafa'yı serbest bıraktılar.

Padişahsız geçen 11 yıl ve Fatih Sultan Mehmed'e kadarki dönem

II. Murad döneminde Osmanlı haritası (Pembe)
II. Murad döneminde Osmanlı haritası (Pembe)

Timur ile Osmanlı arasında gerçekleşen Ankara Savaşı sonrası taht 11 yıl boş kaldı. Bu döneme ''Fetret Devri'' adı verilmektedir. 1413'te I. Mehmed (Çelebi) tahta geçti ve Anadolu Ankara Savaşı ile dağılan Anadolu beyliklerinin çoğunu tekrar ilhak etti ve eski düzeni sağladı. I. Mehmed'den sonra yerine II. Murad tahta geçti ve Varna ile II. Kosova Savaşı'nı kazanarak Balkanlarda Türk hakimiyetini sağlamış oldu. Yine Haçlı ittifakına karşı kazanılan bu savaşlarla Avrupalılar, Osmanlı'yı Balkanlardan atamayacaklarını anladılar. Akabinde II. Murad, İstanbul'u fetheden ikinci padişah olsa da başarısız oldu.

YÜKSELME DÖNEMİ

İstanbul Fethi'nden (1453), Sadrazam Sokollu Mehmed Paşa'nın ölümüne (1579) kadarki dönemi kapsatmakta olup Osmanlı'nın imparatorluk mertebesine intikal ettiği ve en güçlü dönemlerini yaşadığı dönemdir.

2 imparatorluk, 4 krallık ve 11 prensliği yıkan Fatih Sultan Mehmed dönemi

Fatih Sultan Mehmed dönemi Osmanlı haritası (Yeşil)
Fatih Sultan Mehmed dönemi Osmanlı haritası (Yeşil)

Fatih Sultan Mehmed, 1451 yılında ikinci kez tahta çıktığında İstanbul'u kuşatmak için hazırlıklara başladı. Rumeli Hisarı'nı yaptırarak güçlü toplar imal etti. 1453'te başkent Edirne'den İstanbul önlerine geldi ve 53 gün süren kuşatma sonucunda 29 Mayıs 1453'te İstanbul Osmanlı toprağı oldu. Sadece İstanbul kuşatmasıyla sınırlı kalmayan Fatih Sultan Mehmed, 30 yıllık saltanatı boyunca 25 seferi bizzat kendisi idare etti. 2 imparatorluk, 4 prenslik ve 11 krallık yıktı. Anadolu'da birçok toprağı almakla birlikte Balkanlarda ve denizlerde birçok galibiyet elde etti. Günümüzde bile tartışma konusu olan Yunan Adaları Fatih döneminde alındı. Ayrıca ilk anayasal düzenleme de Fatih zamanında yapıldı. Bilim ve sanata çok önem veren padişahın ölümünden sonra yerine oğlu II. Bayezid tahta geçti.

II. Bayezid döneminde devlet biraz duraklamaya girdi. Özellikle bunda kardeşi Cem Sultan ile yaşadığı taht mücadelesi önemli rol oynamaktadır. O döneme kadar Memlük Devleti ile yaşanan sorunlar II. Bayezid döneminde hat safhaya ulaştı.

Osmanlı ekonomisine zirve yaptıran, 80 yıllık işi 8 yıla sığdıran Yavuz Sultan Selim dönemi

Yavuz Sultan Selim dönemi Osmanlı haritası
Yavuz Sultan Selim dönemi Osmanlı haritası

II. Bayezid tahtta iken oğlu Yavuz Sultan Selim 42 yaşındaydı. II. Bayezid, ölmeden evvel oğlu Yavuz tahtı söke söke ele geçirdi ve babasını sürgün etti. Tahta geçer geçmez Doğu'daki tehlikelerin farkında vardığından İran'da teşekkül kazanan Safevi Devleti'ni Çaldıran Savaşı'nda mağlup etti. Dulkadiroğulları Beyliğini de Osmanlı'ya katarak tüm beylikler Osmanlı'ya ilhak edilmiş oldu. Ardından bugün Suriye sınırları içinde yer alan Mercidabık'ta Memlük ordusunu mağlup etti. Ardından Sina Çölü'nü çok kısa sürede aşarak Mısır'a kadar ilerledi ve Ridaniye Savaşı ile Memlüklere tamamen son verdi. Hilafet Osmanlı soyuna geçti ve kutsal emanetler 4 büyük gemi dolusu altınla birlikte İstanbul'a getirtildi. Yavuz Sultan Selim zamanında Doğu'daki tüm sorunlar çözülmüş ve bugün gerilimlerin en çok yaşandığı Orta Doğu'ya 400 yıl boyunca barış ve huzurun sağlanmasının temellerini atmıştı. Doğu'daki tüm tehlikeleri ortadan kaldıran padişah Batı'ya dönmek üzere hazırlığa başlamıştı ki ''Şirpençe'' adlı bir çıban yüzünden 49 yaşında hayata veda etti.

Osmanlı'nın en parlak dönemi: Kanuni Sultan Süleyman ve I. Ahmed'e kadarki dönem

Kanuni Sultan Süleyman döneminde Osmanlı haritası
Kanuni Sultan Süleyman döneminde Osmanlı haritası

Yavuz Sultan Selim'in ölümünden sonra oğlu Kanuni Sultan Süleyman tahta geçti. I. Süleyman, taht mücadelesine gireceği bir kardeşi olmayışı ve babası Yavuz'un Doğu sorunlarını çözmüş, devletin hazinesini tabiri caizse gırtlağına kadar doldurmuş bir devlet bırakması sebebiyle 46 yıllık saltanatının 10 yılını at üstünde geçirdi. Bu dönemde, Avusturya'nın başkenti Viyana önlerine kadar gelindi ancak Viyana Kuşatması ayaküstü alınan bir karar olduğundan başarısız oldu. I. Süleyman, tahta geçtiği ilk yıllar Rodos ve Belgrad'ı kuşattı ve Avusturya kralı Ferdinand'ın Macaristan'a girmesiyle Macar seferi düzenledi ve kuzeybatısı hariç diğer bölgeler Osmanlı hâkimiyetine girdi. Portekizlerin Hindistan'ı sömürmesiyle Kanuni deniz yoluyla 4 sefer tertipledi ancak donanmanın okyanusa mukavemet edebilecek şekilde imal edilmeyişi sebebiyle bu seferler başarısızlıkla sonuçlandı. Bu dönemde Cezayir Osmanlı'ya katıldı.

Sultan Süleyman'ın oğlu II. Selim zamanında Tunus ve Kıbrıs Osmanlı'ya dahil oldu. Sakız Adası alındı ve deniz hâkimiyeti arttı. Endonezya'nın Portekizler tarafından sömürülmesi üzerine Açe sultanının isteğiyle Kızıldeniz'e donanma çıkardı ve bu bölgeler de Osmanlı'ya ilhak oldu. II. Selim dönemindeki bir diğer gelişme de Don Volga Projesi'dir. Sadrazam Sokkollu Mehmed Paşa'nın tavsiyesiyle Don ve Volga Nehirleri birleştirilmek istense de bu proje başarısızlıkla sonuçlandı.

II. Selim'in ölümünden sonra yerine oğlu III. Murad tahta geçti ve kayda değer pek gelişme katedilemedi. Habsburglar'a yönelik saldırılar tertiplense de uzun yıllar süren bu mücadelede Osmanlı birtakım kaleleri kaybetti ancak ilerleyen zamanlarda Sinan Paşa tarafından bir kısmı tekrar geri alındı.

III. Murad'dan sonra tahta 14'üncü Osmanlı padişahı I. Ahmed geçti ve Sultanahmed Cami'sinin yapımına bu dönemde başlanılıldı. I. Ahmed zamanında Safevi-Osmanlı mücadelesi arttı ve Safeviler Azerbaycan'daki birkaç kaleyi alınca Safevi hükümdarı Şah Abbas bunu yeterli gördü ve barış imzaladı. Ayrıca Avusturya ve Lehistan ile savaşlar yapıldı ancak ciddi toprak kaybı olmasa da Osmanlı lehine sonuçlanmadı. I. Ahmed dönemindeki en büyük gelişmelerden biri de Ekber ve Erşed Sistemi'nin getirilmesi oldu. Fatih Sultan Mehmed, kanunnamesinde ''Katli katli vaciptir.'' ibaresine yer vermişti ancak I. Ahmed bunu kaldırarak şehzadelerden yaşça en büyük ve aklî olarak sorunu olmayan şehzadenin tahta çıkmasını sağladı. Kafes Sistemi'nin getirilmesiyle de şehzadeler kendilerine ait alanlarda yaşamaya başladılar. Ancak öldürülme korkularıyla bazıları aklî dengesini kaybetti ve sancağa gönderilmedikleri için de tecrübe kazanamadılar.

DURAKLAMA DÖNEMİ

Sokollu Mehmed Paşa'nın 1579'da ölümünden 1699 yılındaki Karlofça Antlaşması'na kadarki dönemi ihtiva eder.

II. Osman (Genç)'dan Karlofça Antlaşması'na kadarki dönem

IV. Murad dönemi Osmanlı haritası (Yıl: 1640)
IV. Murad dönemi Osmanlı haritası (Yıl: 1640)

I. Ahmed'in ölümünden sonra tahta yaşı en büyük olan I. Mustafa çıktı ancak I. Mustafa'nın aklî dengesi yerinde olmadığı için tahttan indirildi. II. Osman ise, amcasının tahttan indirilmesiyle 14 yaşında padişah oldu. 5 dil bilen genç ve zeki padişahın birçok ciddi planı vardı. Bunların en büyüğü de Yeniçeri Ocağı'nın kaldırılmasıydı. Çünkü Yeniçeri Ocağı'na sırf maaş alabilmek için rüşvetle ismini yazdıran birçok insan vardı ancak savaş zamanı orduya katılmadıkları için mali bakımdan devlete yük oluyorlardı. Bu uygulama da ilk kez III. Murad döneminde görülmüştü. Ayrıca Yeniçerilerin savaşta başlarına buyruk davranmaları da genç padişahın dikkatini çekmişti. Ancak Yeniçeri Ocağı'nı lağvetmesini duyan yeniçeri askerleri, Genç Osman'ı 18 yaşındayken Yedikule Zindanları'nda boğarak katletmiştir. Genç Osman, darbeyle tahttan indirilen ve katledilen ilk padişah olmuştur.

II. Osman'ın genç yaşta ölümünden sonra tahta 11 yaşında IV. Murad çıktı. O dönemlerde devleti Kösem Sultan idare etse de IV. Murad yaşı ilerledikten sonra otoritesini sağladı ve o dönemde Bağdat Osmanlı toprağına ilhak oldu. Osmanlı'nın başarılı padişahlarından olan IV. Murad, 28 yaşındayken hayatını kaybetti.

IV. Murad'dan sonra 1699 yılına yani Karlofça Antlaşması'na kadar 8 padişah daha tahta çıktı. Bu dönemlerde devlet ciddi derecede toprak kaybetmiyordu, yine tüm ihtişamıyla Osmanlı ayaktaydı ancak içten giderek zayıflamaktaydı. Saray entrikaları, Anadolu'daki celâli isyanları ve Yeniçerilerin ''Devlet ocak içindir.'' anlayışı bunun başlıca nedenlerindendi. Ayrıca Avrupa eskisi gibi değildi; coğrafi keşiflerle zenginleşmiş ve reformlarla gelişmişti ve giderek gelişmeye devam ediyordu. IV. Mehmed padişahlığında 1683'te Viyana ikinci defa kuşatılmış ancak alınamamıştı. Duraklama döneminde padişahların tahta sefere çıkmayıp sarayda eğlenmeleri de mağlubiyetlerin nedenleri arasında gösterilmektedir.

GERİLEME DÖNEMİ

1699 Karlofça Antlaşması'ndan 1792 Yaş Antlaşması'na kadarki dönemi kapsar. Osmanlı'nın ciddi derecede toprak kaybedip dıştan ve içten zayıfladığı dönemdir. Osmanlı Devleti bu dönemde artık saldıran değil, savunan olmuştur.

Osmanlı'nın Avrupa'daki en büyük toprak kaybına neden olan ve devleti gerileme dönemine sokan Karlofça Antlaşması

Karlofça Antlaşması ile kaybedilen topraklar (Kırmızı daireler)
Karlofça Antlaşması ile kaybedilen topraklar (Kırmızı daireler)

Osmanlı Devleti'ne karşı oluşturulan Kutsal İttifak ve yıllarca yapılan saldırılar neticesinde II. Mustafa barış teklifini kabul etti ve 1699 yılında Karlofça Antlaşması imzalandı. Bu antlaşma, Osmanlı'nın Avrupa karşısındaki en büyük yenilgisiydi. Dalmaçya Kıyıları, Ayamavra Adası ve Fatih döneminde alınan Mora Yarımadası Venedik'e verildi. Ukrayna ve Podolya Lehistan'a bırakıldı. Ve en büyük kayıp ise iki şehir dışında tüm Macaristan ve Erdel'in Avusturya'ya bırakılması oldu.

1699'dan Yaş Antlaşması'na kadarki dönem

III. Selim dönemi Osmanlı haritası (Yıl: 1792)
III. Selim dönemi Osmanlı haritası (Yıl: 1792)

Osmanlı Devleti, Karlofça Antlaşması'ndan sonra da savaşlarda mağlubiyet yaşayarak toprak kaybetmeye devam etti. Özellikle bu dönemlerde Osmanlı Devleti'ne darbe vuran en büyük iki devlet Rusya Çarlığı (1721'den sonra Rus İmparatorluğu olmuştur) ile Avusturya olmuştur. 1710 yılında Osmanlı'ya sığınan Demirbaş Şarl'ın iadesini isteyen Rus Çarlığı, olumlu karşılık alamayınca Osmanlı Devleti ile savaşa girdi. Savaş sonrasında Prut Antlaşması imzalandı. Askerî anlamda Osmanlı'nın lehine olsa da diplomasi anlamında aleyhine oldu. Bu antlaşmanın en önemli maddelerinden biri Azak Kalesi ve çevresinin Osmanlı'ya verilmesi ve Rus Çarlığı'nın Lehistan'ın iç işlerine karışmamasıydı.

Osmanlı'nın Mora'yı geri alması için girdiği mücadeleler sonucunda 1716'da Sırbistan'da Osmanlı ile Avusturya arasında gerçekleşen Petrovaradin Meydan Muharebesi, Osmanlı'nın mağlubiyeti ile sonuçlandı. Sonrasında imzalanan Pasarofça Antlaşması ile Sırbistan'ın kuzey kısmı, birkaç şehir, Temeşvar ve Kanuni Sultan Süleyman zamanında alınan Belgrad'ın batı kısımları Avusturya'ya, Dalmaçya ve Arnavutluk'ın bir kısmı Venedik'e bırakıldı. Osmanlı ise Mora'yı elde etmeyi başardı ancak bu savaşta Mora'yı alabilmek için daha fazla toprağı vermek durumunda kaldı.

Bu dönemlerde Osmanlı'da Lâle Devri başladı ve Osmanlı Avrupa kültüründen etkilendi. Ancak eğlencelere dayalı ve Türk-İslam muhtevasına aykırı olduğu düşünüldüğünden halkın bir kısmı bu dönemden oldukça rahatsız oldu ve 12 yıl süren Lâle Devri, Patrona Halil İsyanı ile son buldu.

Osmanlı, Pasarofça Antlaşması ile kaybettiği Belgrad'ı tekrar alabilmek için Belgrad'ı kuşattı ve Belgrad 1815 Sırp İsyanı'na kadar Osmanlı'nın elinde kaldı. 1740 yılında Fransa'ya verilen kapitülasyonlar daimi hâle getirildi ki bu yapılan en büyük hatalardan biriydi. Çünkü I. Mahmud zamanında alınan bu karar Osmanlı ekonomisine oldukça olumsuz yönde tesir göstermiştir. Karden Antlaşması ile 1742-1746 yıllarındaki Osmanlı-İran savaşlarına son verildi. Bu dönemde Osmanlı'nın aldığı en büyük darbelerden biri de Çeşme Deniz Muharebesi oldu. Rus İmparatorluğu ile Osmanlı Devleti'nin denizde karşı karşıya geldiği bu muharebede Osmanlı donanması tamamen yok edildi.

1768-1774 yılları arasında Osmanlı-Rus savaşlarının sona ermesi için Küçük Kaynarca Antlaşması imzalandı. Ancak bu antlaşma, Osmanlı için ağır maddeler içeriyordu. Çünkü Ruslar, Karadeniz'de gemi bulundurabilecek, boğazlardan geçebilecek, Rusya'ya savaş tazminatı ödenecek, Rusya'ya kapitülasyon ayrıcalığı verilecek ve Kırım ise bağımsız olacaktı.

Bu dönemlerde Rusya ile Avusturya Osmanlı'ya birlik olurken, Kanuni Sultan Süleyman zamanında başlayan Osmanlı-Avusturya savaşları Ziştovi Savaşı ile son buldu ve Rus İmparatorluğu bu dönemden sonra Osmanlı'ya karşı yalnız kaldı. Ancak akabinde yaşanan Osmanlı-Rus savaşında Yaş Antlaşması imzalandı ve bağımsız olan Kırım, Rus toprağı oldu.

Fransız İhtilâli'nin Osmanlı Devleti üzerindeki olumsuz etkileri

Fransız İhtilâli, en çok Osmanlı ve Avusturyayı etkilemiştir
Fransız İhtilâli, en çok Osmanlı ve Avusturya'yı etkilemiştir

Osmanlı, bu dönemde aldığı darbelerden dolayı başını kaldırıp rahatça nefes alamıyor ve giderek toprak kaybetmeye devam ediyordu. Özellikle Rus İmparatorluğu ile savaş hâlindeyken o sırada Fransa'da ihtilâl patlak verdi ve bu durum birçok Avrupalı devleti yakından ilgilendirdi. Bu ihtilâle Ruslar da kayıtsız kalmadığı için Osmanlı, Fransız İhtilâli ile nefes alabilecek imkânı buldu ancak bu çok geçici bir süreydi. Çünkü Osmanlı'nın bu fırsatla içine çektiği nefes aslında bir zehirdi. Avrupalı devletler, Fransız İhtilâli'ni önlemek istediyseler de Fransa kralı XVI. Louis ve ''Ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler.'' diyen sevgili karısı Marie Antoinette giyotine gitti ve kelleleri alındı. Osmanlı Devleti ise bu sırada oturup soluklanma fırsatı bulmuştu ancak Avrupalıların aksine Fransız İhtilâli'ni tanımıştı. Bu durum, Avrupalı devletlerin tepkisine neden oldu.

Fransız İhtilâli'nin yaydığı milliyetçilik akımı, özellikle Avusturya ve Osmanlı gibi çok uluslu devletlerin aleyhinde şekillendi. Çünkü Sırp ve Bulgar gibi milletler, bu akımdan etkilenerek bağımsızlığını kazanmış ve Osmanlı'dan ayrılıp kendi devletlerini kurmuşlardır. Dolayısıyla ihtilâl, uzun sürede Osmanlı Devleti'ne oldukça zarar vermiştir.

III. Selim döneminde geniş çapta yapılan modernleşme hareketleri

III. Selim ıslahatlarına Nizam-ı Cedid adı verilmektedir
III. Selim ıslahatlarına ''Nizam-ı Cedid'' adı verilmektedir

Osmanlı Devleti, 28'inci Osmanlı padişahı III. Selim zamanında Avrupa'nın üstünlüğünü kabul etmiş ve devletin modernleşmesi için çeşitli alanlarda ıslahatlar yapılmıştır. Bunlardan bazıları: Avrupalı subayların eğitim verdiği Nizam-ı Cedid ordusunun kurulması, Mühendishane-i Berri Hümayun açılması, İrad-ı Cedit adlı hazinenin oluşturulması, Fransızcanın okullarda yabancı dil olması ve ilk devlet matbaasının kurulması bunlara örnek olarak gösterilebilir.

YIKILIŞ DÖNEMİ

Osmanlı Devleti'nin artık ''Hasta Adam'' olarak nitelendirildiği, 1792'den 1922'de saltanatın kaldırılmasına kadarki dönemi ihtiva etmektedir. Özellikle bu dönemdeki modernleşme hareketleriyle devlet ayakta tutulmaya çalışılsa da başarılı olunamamış ve Osmanlı Devleti Türk tarihinin kurulup yıkılmış en büyük devletlerinden olmuştur.

II. Mahmud dönemi siyasi olayları ve modernleşme hareketleri

Batı tarzı yenilikleri için II. Mahmuda Gâvur Padişah dendi
Batı tarzı yenilikleri için II. Mahmud'a ''Gâvur Padişah'' dendi

Osmanlı'nın yıkılma dönemindeki en meşhur padişahlarından biri II. Mahmud'dur. II. Mahmud, daha çok devlete kazandırdığı yeniliklerle bilinse de onun döneminde birçok önemli siyasi olay yaşandı. Artık Avrupa'nın gerisinde olan Osmanlı, dıştan darbe aldığı gibi içten de darbe almaya devam ediyordu. Bu dönemde Osmanlı zayıflayınca yerel yöneticiler güçlendi ve bölgenin ileri gelenlerinden olan âyanlar ile Osmanlı arasında Sened-i İttifak imzalandı. Bu antlaşma, Osmanlı tarihinde padişahın yetkisini sınırlayan ilk antlaşma oldu.

Bu dönemde Rusların Eflak-Boğdan'ı işgal etmesi ve Balkan milletlerini kışkırtması üzerine 1806 yılında başlayıp 1812'de biten Osmanlı-Rus savaşları yaşandı. Araya Fransa ve İngiltere de dahil olunca savaş daha fazla ilerlemeden Bükreş Antlaşması imzalandı. Bu antlaşmaya göre; Ruslar işgal ettikleri Eflak-Boğdan'ı Osmanlı'ya geri verdi ve Osmanlı, Sırplara bazı ayrıcalıklar tanımak zorunda kaldı.

Bu olaydan sonra artan milliyetçilik etkisiyle Yunanlılar isyan etti. Osmanlı, bu isyanı bastırabilmek için Mısır valisi Mehmed Ali Paşa'dan yardım istedi. Ancak Mehmed Ali Paşa, yardım karşılığında Mora ve Girit valiliklerinin kendisine verilmesini istedi. Yunan isyanı bastırıldıysa da bu durum Avrupa'nın işine gelmedi ve Yunanlılara bağımsızlık verilmesi istendi. Osmanlı bunu reddettiyse de Navarin'de Osmanlı ve Mısır donanmasını 1827 yılında yaktılar. Navarin Deniz Muharebesi'ndeki bu mağlubiyet, Osmanlı'nın yaşadığı en ağır felaketlerden birisi olmuştur.

II. Mahmud, o döneme kadar Osmanlı'ya yük olan Yeniçeri Ocağı'nı 1826 yılında kaldırmayı başardı. Vaka-i Hayriye olarak adlandırılan bu olay sonrasında, Asakir-i Mansure-i Muhammediye adında yeni bir ordu kuruldu.

Ruslar, sıcak denizlere inmek için 1828'de Osmanlı'ya savaş açtı ve Edirne ve Erzurum'a kadar geldiler. Osmanlı'nın gücü olmadığı için barış istemek zorunda kaldı. İmzalanan Edirne Antlaşması'nda Osmanlı, Yunanistan'ın bağımsızlığını tanıdı. Tuna adaları ve Doğu'da bazı kaleler Ruslara verildi. Ayrıca Ruslar, boğaza ticari gemilerini sokma hakkını elde ettiği gibi Osmanlı'dan 8,5 milyon lira tazminat aldı.

Çok değil, birkaç yıl sonra da Fransa, Kanuni Sultan Süleyman döneminde Osmanlı'ya bağlanan Cezayir'i işgal etti. Bu işgal sonrasında Osmanlı ilk defa Afrika'da toprak kaybetti ve Fas ile olan münasebeti sona erdi. Lakin o sırada Mısır valisi Mehmed Ali Paşa isyan etti. Bu isyan karşısında çaresiz kalan Osmanlı, Mora ve Girit'in yanı sıra Suriye valiliğini de Mehmed Ali Paşa'ya verdi.

Osmanlı, bu dönemde Rusya ile Hünkâr İskelesi Antlaşması imzalayarak karşılıklı çıkar ilişkisinde bulundular. İngiltere'nin desteğini almak içinse Balta Limanı Antlaşması'nı imzaladı. Ancak Kütahya Antlaşması'na sadık kalmayan Mehmed Ali Paşa, Osmanlı kuvvetlerini yenerek bağımsızlığını ilan etti.

II. Mahmud, her yönden devleti güçlendirmek için çeşitli ıslahatlar yaptı. Askerî alanda çeşitli askerî ocaklar kurmakla birlikte eğitiminin verildiği okullar inşa etti. Divan'ı kaldırarak yerine Bakanlıkları getirdi. Medreselerin yanı sıra Avrupa tarzı eğitime başlandı. İlköğretimi bitirmek zorunlu hâle getirildi. Hâlen daha Türkiye Cumhuriyeti'nde devam ettirilen posta ve polis teşkilatını kurdu. Pantolon getirerek sarığı fes ile değiştirdi ve sosyal alanda da Batı tarzı reformlar gerçekleştirdi.

I. Abdülmecid'den II. Abdülhamid'e kadarki dönem

II. Abdülhamid tahta çıktığında Osmanlı haritası (Yıl: 1876)
II. Abdülhamid tahta çıktığında Osmanlı haritası (Yıl: 1876)

II. Mahmud'un ölümünden sonra yerine geçen I. Abdülmecid, babasının yaptığı değişiklikleri devam ettirdi. İlk olarak Topkapı Sarayı'nı Dolmabahçe Sarayı'na taşımakla başladı. O dönemdeki en büyük yenilikler Tanzimat altında ele alınmaktadır. En büyük siyasi gelişmelerden biri de Kırım Savaşı'dır. Kutsal yerlerle ilgili büyüyen meseleler, Osmanlı'nın Piyemonte, Fransa ve İngiltere'nin yardımıyla savaşı kazanmasıyla neticelendi. Ardından Tanzimat'ın devamı niteliğinde Islahat Fermanı ilan edildi.

Abdülmecid'in ölümüyle yerine Sultan Abdülaziz tahta çıktı. Ancak bu dönemdeki en büyük iki sorundan biri dış borçlar, diğeri ise isyanlardı. Osmanlı hazinesi boşaldığı için dış borçlar hususunda oldukça zorluk çeken Osmanlı, bir yandan Fransız İhtilâli'nin milliyetçilik etkisiyle yaşanan isyanlarla boğuşmak durumunda kalıyordu. Romanya sorunu, Karadağ, Bosna Hersek ve Bulgar isyanlarının yanı sıra Belgrad'ın elden çıkması da önemli kayıplardan biri oldu. Akabinde tahta gelen V. Murad döneminde dış sorunlar yaşanmasa da iç sorunlar artmaya devam etti.

II. Abdülhamid dönemi ve I. Dünya Savaşı'nda Osmanlı Devleti

II. Abdülhamidden Mehmed Reşada kadar kaybedilen topraklar
II. Abdülhamid'den Mehmed Reşad'a kadar kaybedilen topraklar

Osmanlı'nın en çok toprak kaybettiği dönem II. Abdülhamid dönemidir. II. Abdülhamid döneminde, parlamenter sistem için İttihat ve Terakki, padişahı meclisi açmaya zorladı. I. ve II. Meşrutiyet ilan edildi ve birçok alanda ıslahatlar gerçekleştirildi. Ancak I. Dünya Savaşı'ndan önce Bosna Hersek, Sırbistan, Romanya, Bulgaristan, Tunus, Mısır ve Yemen Osmanlı toprağı olmaktan çıktı. Bu dönemde, 12 milyon kilometrekare toprak kaybedildiği iddia edilmektedir. Günümüz Türkiye'sinin 783 bin kilometrekare olduğunu düşünecek olursak bu oldukça yüksek bir değer. İttihat ve Terakki, II. Abdülhamid'i tahtan indirdikten sonra devleti Rus kıyılarını bombalayarak devleti I. Dünya Savaşı'na soktu. Hicaz ve geriye kalan bölgeler de Osmanlı'dan çıkmış oldu. I. Dünya Savaşı sonrasında Osmanlı fiilen yok olma noktasına geldi. Bir tarafta Osmanlı askerleri Kafkas Cephesi'nde donarak can verirken, bir yandan Hicaz-Yemen Cephesi'nde güneş altında sıcaktan kavruluyordu. Enver Paşa'nın hataları yüzünden Kars'ın Sarıkamış ilçesinde 60 bin Osmanlı askeri donarak hayatını kaybetti. Enver Paşa, başarısızlığı Ermenilere yükleyince Ermenilere olan kin ve nefret arttı ve Anadolu'nun muhtelif yerlerinde Ermeni katliamları oldu. Ermeniler de çete oluşturarak aynı şekilde mukabelede bulundular. İttihat ve Terakki, bir kısmını ise zorunlu göçe tabi tuttu. Çanakkale Cephesi'nde ise Osmanlı başarı elde etti ve İngiltere 1917'de patlak veren Bolşevik İhtilâli'ne müdahale etmek için boğazlardan geçemedi.

I. Dünya Savaşı'ndan sonra perişan hâlde olan Osmanlı Devleti, Mondros Ateşkes Antlaşması'nı imzalamak zorunda kaldı ve ağır bedeller ödedi. Daha sonraki barış antlaşması için Sevr Antlaşması'nı imzaladı ve Anadolu'nun muhtelif yerleri yabancı devletler arasında paylaştırıldı.

Sevr Antlaşmasından sonra Osmanlı Devleti
Sevr Antlaşması'ndan sonra Osmanlı Devleti

Osmanlı Devleti Sevr Antlaşması'nı imzaladı ve İstanbul İngilizler tarafından ele geçirildi. Güneydoğu Anadolu Bölgesi Fransa, Akdeniz ve Ege İtalya, İzmir ve çevresi Yunanistan, Doğu Anadolu ve Doğu Karadeniz Ermenistan'a bırakıldı.

Sevr Antlaşması ve Mustafa Kemal Atatürk'ün Samsun'a çıkışına kadarki dönem

Mustafa Kemal Atatürkün yol haritası
Mustafa Kemal Atatürk'ün yol haritası

İstanbul Hükûmeti tarafından Samsun'a 9. Ordu Müfettişi unvanıyla görevlendirilen Mustafa Kemal Atatürk, 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıktı. Ancak burada kendisine verilen görevleri yerine getirmek yerine devleti kurtarmak ve yeni, yani Türkiye Cumhuriyeti'nin temellerini atmak için Havza'ya indi ve akabinde Amasya, Sivas ve Erzurum kongrelerini icra ederek devletin kurtuluşu ve mucip olan yeni devletin teşekkülü için toplantılar tertipledi. Sevr Antlaşması'nı imzalayan heyet ve Damat Ferit Paşa vatan haini ilan edildi. Sevr Antlaşması'nı kabul etmeyen Mustafa Kemal Atatürk, TBMM'yi kurduktan sonra İstanbul Hükûmeti'ni etkisiz kılmayı başardı ve 1 Kasım 1922'de saltanatı kaldırarak Osmanlı Devleti tarih sahnesine gömüldü.

Osmanlı Tarihini Okumaya Üşenenlere Baştan Sona En Kısa Hâliyle Osmanlı Tarihi

Bu Bence'de, daha çok siyasi olaylar üzerinde durulmakla birlikte önemli reformlardan da bahsedilmiştir. Ancak 600 yıllık devletin tarihi çok ama çok geniş olduğu için olabildiğince kısa tutulmaya gayret gösterildi ve en önemli siyasi olaylara kronolojik bir şekilde değinildi.

Osmanlı Tarihini Okumaya Üşenenlere Baştan Sona En Kısa Hâliyle Osmanlı Tarihi
29
26
Görüşünü yaz
29Kız Görüşü
26Erkek Görüşü

Bi’Bot Seçimi

Çok Süper Görüş
  • byJam
    Tarihte en önemli devlet adamları; Sultan Alparslan, Osman Bey, Fatih Sultan Mehmed Han, Mustafa Kemal Atatürk. Selçuklu Devleti, Osmanlı Devleti ve Cumhuriyet Devleti dönemlerinde birçok ilke imza atılmış ve büyük yenilikler sağlanmıştır. Fatih Sultan Mehmed Han, Hz. Muhammed ( S. A. V) efendimizin belirttiği şanlı 1453 İstanbul Fethi'nde gemiyi karadan yürütmüş ve bu şanlı Fetih için tarihin en büyük toplarından biri olan Şahi top dökülmüştür. Fetih sonunda Ulubatlı Hasan kaleye vücuduna düşman okları saplansa bile dayanmış ve şanlı Osmanlı Bayrağını dikmiştir. Bayrağımız, Şehitlerimizin kanları ve gökte beliren Hilal ve Yıldızın yansımasından oluşmuştur. 1919 Çanakkale Savaşında Seyid Onbaşı tonlarca ağırlıktaki topları kaldırarak takmış ve bununla birlikte Yunan düşmanları denize dökülmüştür. Tarih boyunca imkanıları bol olan düşmanlar bizlere büyük zulümler uygulasalar da biz hiç yılmadık ve vatan için istikrarlı mücadelemize hep devam ettik. Bu günümüzde de böyledir, gelecekte de böyle olacaktır. Toplumumuzun bazı özellikleri değişse bile Vatan için mücadele hep devam edecektir. Burada din, siyasi, ırk ayrımı yoktur. Bu vatanda oturan, suyundan ekmeğinden faydalanan herkes Kutlu Mücadelemize dahildirler.
    Görüş hala geçerli mi?

En İyi Erkek Görüşü

  • Gizli Üye
    Çok büyük hizmetler yaptılar ama çok büyük Allah dostlarının da ahını aldılar. Şeyh Bedrettini çırılçıplak soyup astırmasaydı, Nesiminin derisini yüzdürmeseydi Osmanlı İmparatorluğu 6-7 asır değil 9-10 asır bile sürerdi. Esas olan tarihten ders almak. Şimdi ak sakallı nice müslüman çöpten ekmek topluyor. Sağcı solcu türk kürt birleşsin onların imdadına yetişsin. Ben kendimce birşeylere çabalıyorum ama gözümün içine baktıklarında çok utanıyorum çok...
    Görüş hala geçerli mi?

En İyi Kız Görüşleri

  • benkendall
    Dediğin kadar uzunmuş cidden, ama okudum kadarıyla biraz canlandırdım gözümde, TYT sınavında işime yarar umarım.

    Bir de bir uygulama bencesi paylaştım. İki saat uğraştım, kollarım koptu resimdir taslaktır. Gelen yorumlara bak, gereksiz uzun bence, bunu sen mi yaptın yoksa kopyala yapıştır mı? Kopyala yapıştır? Bu yorumumu okuyan herkese söylüyorum. Kaliteli uğraşlar verdiğim için mi boş? Gereksiz? Kopyala yapıştır? Ne yapaydım? Şampuan reklamı mı? Hem eleştirirler böylelerini hem de benim gibilerini beğenmezler anlam veremiyorum.

    Umarım sana da böyle saçma yorumlar gelmez. Ben silinmesi için sisteme de mesaj atacağım zaten, bazen uğraşlarımızın, emeklerimizin kıymeti bilinmiyor malesef.

    Eline sağlık.
    Görüş hala geçerli mi?
    • Gelirse de pek umurumda değil açıkçası ben canım sıkıldığı için ve vakit geçsin diye yazıyorum. Eskiden yazar silerdim. Okuyan okur okumayan okumaz. Çok kısa yazınca da Süper Bence kriterlerine uymuyor zaten ama Bence'ya ''çok uzun'' ya da ''Gereksiz'' gibi yorumlar yapmak saygısızlık.

    • benkendall

      Evet, saygısız ve utanç verici. Üzüldüğüm şey kötü yorum değil, cidden böyle salaklarla aynı havayı soluyoruz, israf israf

  • ssamarra
    Büyük bir zevkle okudum doğrusu.

    Kimi yer üzücü özellikle de Genç Osman dönemi,
    kimi yerde tekrar gururlandırdı geniş yerlere sahip olunca nüfus dağılımı yapılması.
    İleri ki zamanda toprak kaybedilmesi sebebiyle göçmen kalındığı açıkça belli oluyor bu olay bana şampiyon haltercimizin (Naim Süleymanoğlu) hayatını hatırlattı.

    Hepsinin mekanı cennet olsun !

    Mükemmel paylaşımların eksik olmasın 😊🇹🇷
    Görüş hala geçerli mi?

Diğer Görüşler İçin Aşağı Kaydır

Kızlar & Erkekler Ne Diyor?

2724
  • Bikız99
    Vayy beee harika yazmışsın😄
    Okudum ama birkaç dakika sonra unuturum muhtemelen. Kpss çalışmalarım için dursun burada😅
  • SwordOfDemocles
    Şu gerçeği gözlerden uzak tutmayalım. Devletin hükmettiği topraklar içinde görülse de aslında hiç bizim olmamış topraklar çoktur. Cezayir, Fas, Libya, Sudan, Somali bunlara örnektir. Osmanlı Mısır'ı ele geçirince bu coğrafyaların kral veya aşiret liderleri Osmanlılya savaşmak yerine bağlılık bildirmişlerdir. Yıllık vergi ödeyip kendi varlıklarını korumuşlardır. Bugünkü Romanya, Belarus, Moldova ve Ukrayna toprakları için de durum farklı değildir. Oraların derebeyleri ve prenslikleri Osmanlıya bağlılıklarını bildirmiş ve Osmanlıyla savaşmadan varlıklarını devam ettirmişlerdir.
    • Ancak gene de bu bölgelere Osmanlı valisi atanmış ve vergi alınmıştır. Bu sebeple Osmanlı toprağı sayılmaktadır. Mesela Eflak Eyaleti Osmanlı'nın ancak buranın yöneticiliğini Eflak voyvodasına bırakıyor yine, tabii vergi verme şartıyla.

    • Aynı şeyi söylüyoruz. Vergi karşılığı bağlılık. Ama Türk askeri oralara asla haakim olmadı

  • adropoflife
    Ne güzel etmişsin kurban. İşte böyle herşeyi en ince ayrıntısına öğrenmemiz gerek. Şimdi bazısı naziler gibi osmanlıcılık yapıyor. Tamam amenna Osmanlı bizim tarihimiz ama, tarihi incelerken objektif ,çok yönlü olacan, tam bilecen. Eksiğini de , artisinida yazacan ki gelecege emin olunsun
  • Half_Pie
    Tembel insanlar için bu bile uzun...
    Yükselme duraklama geeileme dönemlerini birer cümleyle açıklayacak olsaydınız ne derdiniz 😄😄😄 hatta 3 dönemi tek kelimeyle anlatacak olsanız bu ne olurdu 😄😄😄 bize bunlarla gelin 😄😄😄 şaka şaka yıllarca öss kpss bilmemneye gire gire ezberledik zaten ama yinede tek kelimeyle anlatma meselesini bi düşünün. Tembel çok 😄😄😄
    • Tek kelimeyle anlatmak çok zor ama en azından kurucusunun Osman Bey olduğunu bilebilirler. Sorulduğunda bazıları Cengiz Han, Atatürk diyordu :D

  • ta00ta
    Tarih derslerinde en beceremediğim şey konulara özet geçmek, kısa ve öz bir şekilde olayı anlatmaktı. Çünkü her şey gözüme önemli ve anlatılması gereken bir şey gibi geliyordu. 🤭 Şimdi başlığı görünce aklıma geldi.
    Emeğine sağlık, benim için bile okuması keyifliydi. 😄
    • Ben de her şeyi anlatmak istiyorum aslında, sığdırmaya çalışıyorum ama bu Osmanlı tarihi yani 1 yıl boyunca yazsam gene de bitmez 😄

  • RuuDy_RuuD
    Eline emeğine sağlık...600 yıllık saltanatı buraya sığdırmak kolay değil, elbet bir taraflar eksik kalacaktı...

    Osmanlı tarihinin çok ince detayları var, misal Ataman Bey olan ismin sonradan tarihe Osman diye geçmesi (Yurtdışı hala Ottoman der), hilafete kadar kısımda olan yönetim biçimi, hilafet sonrası devlete arap kültürünün yerleşmesi gibi. Timur çok ince mesela, ona değinmişsin. O 11 yıllık tahtın boşa kalması ne anlam taşıyor çok iyi irdelemek lazım...
    Gavur II. Mahmud çok önemli detay. Günümüzün çakma siyasi Osmanlıcıları bunu okuyup anlayabilseler keşke, Osmanlıyı hep gözlerinde sarıklı ermişler gibi canlandırıyorlar gözlerinde. Halbuki II. Mahmud gerek devlet yönetiminde, gerek sanat, gerek eğitim konusunda çok modernize hamleler yapmıştır. Hani bu Atatürk şapka kanunu ile alimleri astı diyorlar ya, okusunlar bakalım Sultan Mahmud neler yapmış o sarıkları çıkartıp fesi taktırmak için :)

    Bir de Lale Devri var, yan gelip yatılan, devlet erkanlarının saltanat içine keyif ve sefa sürerken halkın açlık içinde yüzdüğü...

    Dizilerde anlatılan milletin gaza gelip dedem atam dediği Abdulhamid'in hazin sonunu bilmiyorlar misal, kahraman dedikleri adam 1 milyon 600 bin kilometre kare toprak kaybetmiştir. 3 yıl Selanik'te, 6 yıl İstanbul'da esir tutulmuştur yine Osmanlı Devleti hükümleri tarafından, 9 sene toprağa adım atamamıştır...

    Sabaha kadar yazılır bu tarihi hikayeler, eline sağlık diyorum tekrardan...
  • _LydiaMartin_
    Sitedeki en uzun Bence’lerden biri olabilir. 🙄 Müsait bir zamanımda baştan aşağı hepsini okuyacam inş şdhdmsm Yazan parmaklarına sağlık.💅
    • 30 bin harfli başka Bence yoksa en uzunu budur ancak ben oldukça kısa tuttum oysaki :) Teşekkür ederim

    • Kesinlikle okuyacağım. Rica ederim.🐣

  • _Gizlibahçe_
    Gerçekten iyi bir anlatım olmuş. Bundan daha kısaca olamazdı. Anadolu Selçuklu, Büyük Selçuklu, Hun ve Göktürkler içinde yapsanız harika olur.
    Bilip unutanlar için iyi bir hatırlatma metni.
    Bilmeyenler içinde en önemli olaylar kronolojisi gibi oldu.
  • DreamWhileAwake
    Tarihe ilgi duyanlar için harika bir yazıya benziyor. Öğrencilerin de işine yarar kesin. Hepsini okumasam da bravo diyorum klavyene sağlık.😃
  • Cottoncndy
    Müsait olunca okuyacağım, güzel bir konu olmuş, kaynak da eklerseniz daha guzel olur
    • Herhangi bir yerden bakarak yazmadım. Temel bilgiler bunlar zaten.

  • PolyannaElisa
    Yaa çok güzel yazmışsın, emeğine sağlık 😊
    Çok keyifli okudum.
  • zhrçkc
    5 dk önce Osmanlı tarihi çalışmam ve karşıma çıkması tesadüf olamaz
    • Denk gelmesi iyi olmuş, pekiştireceğin konular olabilir belki :)

    • zhrçkc

      Sesli okudum kuzenimle tekrar ettik çok güzel olmuş eline sağlık

  • Keko_01
    https://www.youtube.com/embed/e-LMIre-9m8ellerine sağlık ecdadımızı kısaltarak yazdığın için <3
  • EGE_MAN
    E böyle olmadı ki ama sen benim için 10 dk da osmanlıyı kurup yıktın emeğine sağlık kim bilir ne kadar sürdü en beğendiğim bencelerden biri oldu...
  • Blackh
    Kısacası bile ne kadar uzun😅 kocaman bir tarih ama sadece ezberlemeyi biliyoruz anlayamiyoruz...
  • LacivertGandalf
    Hepsini okudum. Boşa okumuş gibiyim ama baya zevkliydi. 😂 Eline sağlık dostum
  • veciz
    Henüz okumadım lakin emeğinizden ötürü tebrik ve teşekkür ediyorum
  • Whell
    teşekkürler dostum nadiren görülen değerli postlardan birini oluşturdun.
  • zennur21
    Eline emeğine sağlık ciddi bir emek sarfetmişsin çok güzel özetlemişsin helal olsun.🤓
  • İndeepth
    En kısa hali ile Kanuniye kadar Türk ondan sonrası ise hanedanlıkla yönetilen ve çöküşe geçen bir imparatorluk.
  • Mertişteaq
    Çok teşekkür ederim ve bu paylaşımınızı tarayıcımın işe yarar (sık kullanılanlar) kısmında yıldızladım boş vakitlerim oldukça kaldığım yerden devam edeceğim.
  • Andromedadanbirkız
    Ciao🦇
    Buna da üşendim lakin bilgi içerikli ve faydalı bir bence olmuş, klavyenize sağlık.
  • Patatesdekiçamurum
    Teşekkürler yksye burdan çalışıcam kurtarıcı kişi😅
  • Şuraya yorum atiyim okicam sonra yorumlarımdancbakıp
  • kalpmimarı
    Emek kokan bu güzel bence için yüreğinize sağlık.
  • cattyperry
    Ellerine sağlık böyle ecdadim oldugu için gurur duyuyorum
    • ahmetsn65

      Senin ecdadın çok büyük ama bilmiyorlar

  • Su_perisi1
    Kpss ye girmeden önce bakarım, eline sağlık
    • KPSS formatında değil ama, KPSS için yeterli olmaz bu

    • Su_perisi1

      yüzeysel bakarım
      az ve öz

    • KPSS yüzeysel bakmıyor ama, padişahın kıyafetini diken adamın adını bile soruyor 😄

    • Hepsini Göster
  • Lobellia
    Peki benim bunu bile okumaya üşenmeme ne demeli..
    • İlgisizlik diyelim :)

    • Lobellia

      Her ne kadar üşensem de tam şu an başlıyorum okumaya, bu emeği görmezden gelemem 🙂

    • Peki. Olabildiğince açık bir dille yazmaya çalıştım umarım faydası olur :)

  • Deniz3828
    Bir tarih okuyan üniversiteli olarak yorumlamak gerekirse yani güzel etkili
  • Göktürk_bumin
    Bence Osmanlı'dan önce daha da geriye gidin GÖKTÜRK LERE onları araştırın inançlarına bakın
    • Aslında Türk tarihini öğrenmek isteyenler ta Hunlardan başlamalı hatta Tahin Türklerine kadar gitmeli. Bugün Türkiye Cumhuriyeti'ni anlamak için Osmanlı Devleti'ni de bilmek gerekir, özellikle son yüz yılı. Osmanlı'yı bilmek için biraz Selçuklu da bilmek lazım. Süleyman Şah'ın Ahlat'a kadar gelip, Ertuğrul Gazi'nin Söğüt'e yerleşmesi, katedilen tüm bu yollar Türkistan coğrafyasından. Bunu da anlamak için Eski Türkleri bilmek gerekir.

    • Bilmiyorum yaa Osmanlı hiç ilgimi çekmiyor göktürkler bende ya göktengriciyim ben

  • MuratBarlas55
    tebrik ederim
  • Sine_
    Baya uzun olmuş ama güzel olmuş🙏
  • INewMomI
    Canım Atam kıymetini bir kez daha anladım. ♥️
    • INewMomI

      Parçalanmış resmen ülke en son da toplayan o olmuş. Osmana çok üzüldüm. Diğer toprak kaybedilmesine sebep olanlar değil de topraklara toprak katan padişahlarımız ve Osmanoğulları. Allah hepsinin mekanını cennet eylesin. Onların sayesinde vatanımız var.

  • Halid_Bin_Velid2
    Elinize saglık güzel bir çalışma olmuş.
  • kahveligünler_
    Vaooov ciddi emek
  • prensesmari
    Şimdi okumaya üşendim yarin gelip okuyacağım
  • Mario45
    Acayip güzel olmuş
  • ihtiyarolgun
    Okumaya üşendim
  • Elfidaarslan
    Okumadım ama biliyorum, sayısalcıyız abii yaaa
  • neoluyoranlamadım
    Keyifle okudum eline sağlık
  • carlito44
    çok süper paylaşım.
  • Cerennyamn
    Thank you mersiiii
  • yabanarısı123
    Hangi bolumu okudun sen
  • Ayşegül761
    bence osmanlı yıkılmamalıydı aga
  • Bahtiskikpiyade
    Üşendim okuyamadimm..
  • Gizli Üye
    Çok teşekkürler okuyacagım hepsini. Mesela bu haritada gösterilen yerler şu an ki nereler oluyor? Mesela bizansın filan oldugu kısım?
  • Gizli Üye
    Eline sağlık güzel
  • Gizli Üye
    paylasım güzelde atatürkle ters düşeni yazmamışın
  • Gizli Üye
    Güzel yazı
  • Gizli Üye
    Mustafa Kemal Atatürkten öncekiler beni ilgilendirmiyor. Kimsenin tebası kulu kölesi olmayı onunla bıraktık
    • Ancak Mustafa Kemal Atatürk'ün başarılarını ve Cumhuriyeti anlamak için Osmanlı'yı da bilmek gerekiyor

  • Gizli Üye
    Alexandranın saraya gelişi de önemli mi?
    • Yine sen :) E olsun bakalım madem seviyorsun bu kadar

    • Gizli Üye

      😁😁😁 Bilmediğimden soruyorum

    • Alexandra, sonraki ismiyle Hürrem Sultan'ın Kanuni'nin oğlu Şehzade Mustafa'nın katlinde parmağının olup olmadığı meçhul. Ancak Sadrazam Rüştem Paşa ile masum olan Şehzade Mustafa'nın katline sebep olduklarına yönelik tevatür olsa da Şehzade Mustafa'nın isyana teşebbüsü gayet açık. Şayet Şehzade Mustafa masum ise ve Hürrem'in entrikalarına gitmişse, Şehzade Mustafa'nın II. Selim'den daha iyi bir padişah olabileceği söylenmekte. Ancak tarihte hiçbir zaman ''Şöyle olmasaydı böyle olurdu'' denilemez.

YÜKLENİYOR...