Es-selamu Aleyküm..
Gün geliyor öyle hastalıklara müptela oluyoruz ki, hayatımızı darmadağın ediyor.
Şikayetçi olduğumuz o eski günleri bile arar oluyoruz.

Bir insana okuma aşkı ve onu tatmin edecek kitap verin: emin olun ki bu adam mutlu olacaktır.
(Sir John Herschell)
İbn Teymiyye hastalandığında: "Ben bunsuz yapamam!" demişti,
Ya siz yaparken mutlu olduğunuz işlerinizi, sizi huzurlu kılan aktivitelerinizi hastalık sebebiyle bırakır mıydınız?
Sizi güzel bir yolculuğa çıkaracak kitap alıntısını bizimle birlikte okur musunuz?
Öncesinde aklıma gelen iki videoyu paylaşmak istiyorum, konuyla bağlantılı olmasa da izleyenler olacaktır diye düşündüm.
Fakih İbnu'r-Rif'a, Hastalığı Uzun Sürmesine ve Acısının Şiddetine Rağmen Mütaaladan Kopmamıştır
Şevkani'nin el-Bedru't-Tali' kitabında fakih, zamanının şafii mezhebinin imamı İbnu'r-Rifa Ahmed ibn Muhammed ibn Ah el-Mısri'nin (rahmetullahi aleyh)(645/1247-710/1310) terceme-i hâlinde şöyle geçer: "Kendisini eğilip ilimle meşguliyete adamıştı. Bundan dolayı eklem yerlerinde ağrılar oluştu. Öyleki elbisesi vücuduna değdiğinde acıya sebep oluyordu. Bununla birlikte yanındaki kitaba bakmaktan uzak kalmıyordu. Bazen kitabı incelerken yüzüstü yere kapaklandığı da oluyordu.''
Üstad İbn Teymiyye, Zamanı Değerlendirmek Suretiyle Geriye Sayılamayacak Kadar Eser Bıraktı
İbnu'r-Rif'a'dan daha ilginci Şeyhülislam İbn Teymiyye Ebu'l-Abbas Ahmed ibn Abdilhalim el-Harrâni ed-Dımaşki el-Hanbeli'nin durumudur. O, 661/1263 yılında doğmuş 728/1328 yılında altmış yedi yaşında vefat etmiştir. (Rahmetullâhi aleyh). Yaklaşık beş yüz cilt eser yazmıştır. Talim, telif ve ibadet dışında vaktinden boş bir zamanın geçmesine katiyetle müsaade etmezdi.
Bundandır ki eserleri yüzlere ulaşmıştır. Bırakın yüzlerce olduğunu söylemeyi, araştırma yapanların ve hatta kendisinin bile eserlerini sayması mümkün değildir. Allah ona rahmet etsin.
İbn Şâkir el-Kutbi'nin Fevâtu'l-Vefeyât adlı eserinde terceme-i hâli anlatılırken şöyle denir: "Eserleri üç yüz cilde ulaşmaktadır. Zehebi şöyle demiştir: 'Bu mümkün olmayan bir şey değil-dir, çünkü (bize) şimdiye kadar (ulaşan) eserleri beş yüz cilde ulaşmıştır."
Öğrencisi İbnu'l-Kayyım onun eserlerine dair bir risale yazmıştır. Risalesi yirmi iki sayfaya varmaktadır. Bu risale üç yüz elliye yakın eserden bahsetmektedir. Bunların bir kısmı büyük, bir kısmı risale, bir kısmı da kaide beyanı babındadır.
Üstad ibnu'l-Kayyım (Allah Teala kendisine rahmet etsin) el. Vabilu's-Sayyib mine'l-Kelimit-Tayyib adlı eserinde de şöyle der:
"Zikrin faydalanndan altmış birincisi: Zikir zakire öyle bir kuvvet verir ki insan daha önce yapılması düşünülemeyecek işleri zikirle başarır, yapar. Ben, İbn Teymiyye'nin yaşamında, konuşmasında, bir işe el atmasında ve yazmasında kuvvet yönüyle çok acayip bir durum müşahede ettim. Hazırladığı eserinin bir günde yazdığı kısmı, istinsah edip çoğaltanın bir cumada (bir haftada) veya daha uzun sürede yazabileceği miktar kadardı."
Büyük İslam alimi İbn Teymiyye'nin eserlerinin sayısı hususunda en sahih olan Hafız İbn Receb'in Zeylu Tabakâti'l Hanabile'de söylediğidir: "Şehirler onun eserleriyle dolmuştu. Bunlar artık sayma sınırını geçmiştir. Hiç kimse bunları sayamaz."
Muhterem okuyucu! İşte bu, bir alimin vaktini değerlendirmeye karşı olan gayretinin neticesidir. Bunu bilen arifler o yüzden şöyle demişlerdir: "Onun eserlerini saymak mümkün değildir." Durum gerçekten böyledir.
Üstad İbn Teymiyye Hastalığında ve Seferdeyken de Mütalaa Eder, İlmi Meseleleri Açıklardı
Ebû Gudde olarak ben de derim ki: Bu şaşırtıcı azametteki kitap mirasının nedeni üstad İbn Teymiyye'nin (rahmetullahi aleyh) mütalaayı, ilme dair konuşmayı ve açıklamayı şehirde, yolculukta, sağlıkta ve hastalıkta hiç bırakmamasıydı.
Öğrencisi İbnu'l-Kayyım (rahmetullâhi aleyh) Ravdatu'l-Muhibbin adlı kitabında şöyle demektedir: "Hocamız (İbn Teymiyye) bize şunu da anlattı: Hastalığım başlayınca doktor bana dedi ki: 'Mütalaa ve ilmi meseleler konuşmanız hastalığınızı artırıyor.'
Ona dedim ki: 'Ben bunsuz yapamam. Seni uzmanı olduğun ilme göre karar vermeye davet ediyorum: Nefis mutlu olup sevindiğinde insan tabiatı güçlenmiyor mu, hastalığı uzaklaştırmıyor mu?'
Doktor 'Elbette.' dedi.
Ben de ona dedim ki: 'Benim nefsim de ilimle mutlu oluyor, tabiatım onunla güçleniyor ve rahatlık hissediyorum.'
Bunun üzerine dedi ki: 'Bu bizim tedavi yöntemimiz dışında bir durum.'
[Zamanın Kıymeti s. 140,141, Abdulfettah Ebu Gudde]
Bize bıraktıkları miraslar, dünya nimetlerinden daha hayırlı olsa gerek.
İlme adanmışlık, bambaşka.
Allah Azimüşşan hepsinden ebeden razı olsun..
İsterdim ki ben de fikirlerimi sunayım ama böyle bir ilim aşkı daha güzel anlatılamazdı.
Kitap ise bambaşka bir heyecan. Öyle ya, dostları kitaptı..
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer