Türkleri Tarihten Çıkarırsanız Tarih Diye Bir Şey Kalmaz!

Prof. Dr. Fritz Neumark Alman bir iktisatçı olup Hitler'in zulmünden kaçıp Türkiye'ye yerleşmiştir. İstanbul Üniversitesi'nde 1932'den sonra dersler vermiş ve 1936'da ülkesine tekrar dönmüştür.

İstanbul'da iktisat fakültesinde dersler verdiği sırada öğrencisinin sorusu üzerine böyle bir cevap vermiştir. Soru şudur: "Avrupa'da Türkleri neden sevmezler?"

Türkleri Tarihten Çıkarırsanız Tarih Diye Bir Şey Kalmaz!

Prof. Dr. Neumark bu soruya uzun bir cevap verir. Bu cevabı uzun uzadıya yazmayacağım. Kısacası şudur: Türkler tarih boyunca Avrupa'nın ensesinde olmuş ve bir çok kez Avrupa'yı dize getirmiştir. Türkler büyük imparatorluklar kurmuş ve savaşçı ve yayılmacı bir strateji ile Avrupa'nın içlerine kadar yerleşmişlerdir. Türkler tekrar eski haline gelip tekrar güçlenirse Avrupa'da refah ve zenginlik kaybolacaktır.

Bu bilgilerden sonra asıl konumuza dönelim:

Türklerin kültür alışverişi yaptığı milletler

Türkleri Tarihten Çıkarırsanız Tarih Diye Bir Şey Kalmaz!

Bilindiği gibi Türk kültürü dünyanın en eski kültürlerinden biridir. Türk tarihi Orta Asya'da başlar. Asya Hunları ile ilk büyük devleti kuran Türkler Moğollar ve Çinliler ile kültür alışverişinde bulunmuştur. Türklerden ilk bahseden yazılar bilindiği gibi Çin yıllıklarıdır. Çinliler ile evlilikler yapılmış, savaşlar yapılmış devletler yıkılmış ve önemli bir kültür alışverişi gerçekleşmiştir. Bozkırda yaşayan Türkler bozkırda savaşçı bir toplum özelliğini kazanmıştır. Bazı doğal ve beşeri sorunlar nedeniyle Orta Asya'dan göç etmek zorunda kalan Türklerin önemli bir kısmı göç etmiştir. Bu göçler sonucunda batıya gelen Türkler batıda da Avrupa Hun devleti başta olmak üzere önemli devletler kuran Türkler Avrupa'da önemli güçler elde etmiştir. O dönemlerde cehaletin hüküm sürdüğü Avrupa'da Türklerin en güçlü hükümdarlarından biri olan Attila hüküm sürmüş ve Avrupalılar tarafından Attila'ya " Tanrının kırbacı" ismi verilmiştir.

Bunun dışında bu dönemde Türklerin Avrupa'ya gelmesi ile Avrupalılar da kendi içlerinde göçe zorlanmıştır ve Türklerin sıkıştırdığı bölgelerden kaçarak diğer bölgelere yerleşmişlerdir. Bu göçler sonucunda Avrupa'nın ırkları karışmış ve ortaya yeni ırklar ortaya çıkmıştır. Türk kültürü Avrupa'da yayılmış ve ceket gibi bir çok eşya Avrupa'da tanınmıştır ve kullanılmaya başlanmıştır. Orta Asya kültürlerini Avrupa'ya taşıyan Türkler Avrupa'da birçok devletler kurmuşlardır. Orta Asya kültürünün karakteristikleri olan bozkır hayatı, göçebelik, at, savaş, kılıç, Gök tanrı dini, halı, kilim, kurgan, ceket, han ve kervansaraylar Avrupa'da ve Türklerin diğer göç ettiği yerlere yayılmıştır. Talas savaşı ile İslam ile tanışan Türk kavimleri zamanla kitleler halinde İslam'a geçmişlerdir. Bundan sonra Türkler özellikle Arap kültürlerinden etkilenmişlerdir. Türklerin isimlerinde, dillerinde ve dinlerinde büyük değişimler olmuştur. Ama şunu da atlamamak lazımdır.

Türkler Gök tanrı dinine inandıklarından İslamiyete geçişi çok zor olmamıştır çünkü İslam ile Gök tanrı dini arasında önemli benzerlikler vardır. Cennet cehennem inançları başta olmak üzere bir çok benzer özellik vardır. 1071 yılında Malazgirt Savaşı'nın kazanılması ile Anadolu'nun kapıları Türklere açılır. Türk kültürü bölgedeki Kürtlerle, Rumlarla, Farslarla, Ermeniler ve Araplarla kültür alışverişinde bulunur. Özellikle Anadolu'dayken İslamiyet'in etkisi ile birlikte Arap ve Fars kültürünün etkisi altında kalmıştır. İslamiyet kültürünün etkisi ile Türkler savaşçı özelliklerini kaybetmiş denilse de Türkler İslamiyete geçtikten sonra da savaşçı bir toplum olmuşlardır ve Selçuklular ve Osmanlılar gibi dünya gücü devletler ortaya çıkmıştır. Selçuklulardan sonra Osmanlı devleti dünyada söz sahibi olan devletlerden biri olmuştur. Osmanlı ile Türkler önce Anadolu'da güçlenirken Bizanslıların güçsüz durumu ve Avrupa'daki karışıklıklardan faydalanarak İstanbul'u da alarak Avrupa'ya açılmıştır. Arap yarımadası, Kırım ve Kuzey Afrika gibi coğrafyalara hakim olan Osmanlı imparatorluğu Türk kültürünün yayılmasına öncülük etmiştir. Gittiği her yerlerde eserler yapan Osmanlı Devleti'nin izleri hâlâ daha ayaktadır.

Osmanlı devleti sömürgeci ve emperyalist bir devlet olmamıştır. Bu da devletin hızlıca yayılmasına yardım etmiştir. "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın" anlayışıyla hareket eden Osmanlı, gittiği her yere barış götürmüştür. Osmanlı'nın zayıflaması ve dağılma devrinde Osmanlı üzerinde Batı etkisi görülür. Gelişen ve sanayileşen Batı ülkelerine öğrenciler gönderen, Batının gelişmesinden bir şeyler kapmak isteyen Osmanlı devleti hızlıca Batı etkisine girmiştir. Osmanlı yıkıldıktan ve Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşundan sonra Batı ülkelerinden etkilenme ve batılılaşma çabaları devam etmiştir. Ve günümüzde de devam etmektedir.

Bizim dışımızda Orta Asya başta olmak üzere dünyanın birçok yerinde Türkler yaşamaktadır. Onlara da göz atalım.

Türkleri Tarihten Çıkarırsanız Tarih Diye Bir Şey Kalmaz!

Önce Çarlık Rusyası sonra da ihtilal ile SSCB esaretinde kalan Orta Asya Türk devletleri özellikle Rus kültürü etkisinde kalmıştır. Rusların önce Hristiyanlaştırma ve sonra da dinsizleştirme politikaları altında kalan Türk devletlerinin bir çoğu 1991 yılında SSCB'nin dağılması ile bağımsız olmuşlardır. SSCB zamanında özerklik elde edenler bağımsız olmuşken, SSCB zamanında özerklik elde edemeyen devletler ise SSCB dağıldıktan sonra bağımsızlık kazanamamış ve Rusya Federasyonu'na bağlı bir özerk cumhuriyet olarak kalmışlardır. Bu bağımsız devletler Kazakistan, Azerbaycan, Türkmenistan, Özbekistan ve Kırgızistandır. Rusya Federasyonu içerisinde de Tataristan,Başkurdistan, Çuvaşistan, Hakasya, Altay, Tuva ve Yakutistan özerk cumhuriyetleri bulunur. Bu bağımsız ve özerk devletlerin hepsi Ruslar tarafından sürgünlere maruz kalmışlardır.

Çok acı çekmişler ve Rus esareti altında kültürlerini kaybetme noktalarına gelmişlerdir. Kendi dillerini, dinlerinin yerine çocuklara Rusça ve Ortadoks Hristiyanlık öğretilmiştir. Bunların dışında Çin'e bağlı özerk bölge olan Sincan bölgesinde de Türkler yaşamakta olup Çin esareti altındadırlar. Çinliler zaman zaman burada yaşayan Uygur Türklerine zulmetmekte ve katliamlar yapmaktadırlar. Ukrayna'ya bağlı iken birkaç yıl öncesinde Rusya'ya bağlanan Kırım'da Tatarlar tarihte Ruslar tarafından sürgüne ve katliamlara maruz kalmışlar ve kültürlerini de koruyamama tehlikesine girmişlerdir. Moldova'da küçük bir özerk cumhuriyet olan Gagavuzya günümüzde dili ve kültürü Anadolu Türklerine en çok benzeyen Türk milletlerindendir. Hristiyan olan bu küçük özerk devletin ismi Gök Oğuz'dan gelmektedir.
Bu saydığımız devletlerin dışında İran'da yaklaşık 20 milyon Azerbaycan Türk'ü yaşamakta olup İran'da Türk kültürünü yaşatmaktadır. Bunların dışında başta Almanya olmak üzere birçok devlete çalışmak için giden göçlerle Türk kültürü yayılmıştır.

Son birkaç yüzyıl Türklerin esaret altında olduğu yüzyıllar olarak tarihe geçmiştir. Kendi düşüncemi belirtmek isterim. Bu yüzyıl ve gelecek yüzyıllar Türklerin layık olduğu gibi ihtişamlı günlerine kavuşacağı yüzyıllar olacaktır. 1918'de Azerbaycan'da 1923'te Türkiye'de ve 1991'de Orta Asya Türk cumhuriyetlerinde uyanış gerçekleşmiştir. Kendini yenileyen ve ekonomisini sağlam temeller üzerine icra eden Türk devletleri günümüzde hızlıca gelişmesini sürdürmektedir ve geleceğe ışıkla bakmaktadırlar.

Türkleri Tarihten Çıkarırsanız Tarih Diye Bir Şey Kalmaz!

Sevgiler. <3

Türkleri Tarihten Çıkarırsanız Tarih Diye Bir Şey Kalmaz!
Cevapla