Toplumun dikte ettiği güzellik/yakışıklılık algısının dışında kalan herkes ömrünün bir döneminde kendinden nefret eder. O standartlara uymaya çalışır, uyamadığı her an kendini eğrelti otu gibi hisseder. Ama bir gün bir şey olur, kendini sevmeyi öğrenirsin. Mesela Iskara Lawrence. Yıllarca narin kız etiketine uymadığı için kendinden nefret etmiş. Instagram fenomenine dönüştüğü andan sonra herkesin beğenisi kazanan Lawrence, metroda soyunarak şöyle demiş: "Lütfen kendinizi olduğunuz gibi kabul edip bu şekilde sevin" Siz kendinizi sevmeyi ne zaman ve nasıl öğrendiniz?
Kendimi ne denli seviyorum bilemesem de, az ya da çok seviyorum.
Kendimi, bir yakın dost gibi algılıyorum.
Bana en samimi kişi ben oluyor, en yalansız beni ben tanıyorum çünkü...
En uzun kendimle konuşuyorum.
Kimsenin anlayamayacağı bazı dertleri kendim en iyi anlayabiliyorum.
En anlatılamazlar bu kalpte hapsediliyor.
Özgür olamamışlıklar, anlam bulamamışlıklar bu kalpte yankılanıyor.
Göz yaşlarımı sadece bu eller silebiliyor.
Bana en objektif şekilde ben bakabiliyorum.
Sadece ben her zaman kendi iyiliğimi düşünebiliyorum!
Kimse bilmeden, yıllardır bu bedenle, ben ve ben haykırabiliyoruz!
Aynı bedenle, aynı yolda yürüdüğümüz birine sahibim...
Aynı dala tutunuyor, aynı duyguları yaşıyoruz... Şüphe yok ki, beni en iyi sadece ben anlayabirim...
Bu bir yalnızlık değil! Bir mutsuzluk değil! Tam tersine, bu yalnızlığa sonsuz bir meydan okuyuş, mutsuzluğa ömür boyu bir dert ortağıdır.
Bu hayatta, her ne kadar sana yakın olanlara sahip olduğunu sansan da başkalarıyla aranda hep bir bilinmezlik, bir soyut duvar vardır. İşte ben ve ben, insanlarla aramızda bu duvarı kaldıramayacağımızı öğrendiğimiz her an, birbirimizi seviyoruz.
Kendimi seviyorum, çünkü en iyi kendimi biliyorum! Az mı çok mu bilemiyorum. Ama her şeyden çok kendimi biliyorum. Az mı seviyorum çok mu, bilmiyorum... Bu yazı ne kadar mantıklı onu da bilemiyorum. Bu başlı başına bir saçmalık sanki... Saçmalık.
Yazmişsin ya. Herkesin begenisini aldiktan sonra. Boş laflar ya "kendini sevmek" falan. Eger insanlardan diş gorunuşunuzle alakli en ufak bir negatif yorum alirsaniz, bir daha asla kendinizi sevemezsiniz. Ama kendinizle barişik ola bilirsiniz. Mesela ben kusurlarima ragmen barişigim. Kendimi oldurecek halim yok ya. Boyum kisa, balik etliyim, beyaz puruzsuz cildim yok (esmer ve puruzsuz olsa hani neyse). Dolgun dudaklarim yok (ruj surerken ne kadar taşirip taşirmamak sinir hastaligi yaratir cinsten). Burnuma da bir şeyler lazim. Ama bunlari gercekten kafaya takarsam, deliririm her halde. O yuzden sallamiyorum. Ama kendimi seviyo muyum? Daha dogrusu bedenimi begeniyo muyum? Hayir
Ben kenimi çok severim ondan dolayı kalabalık içinde bile bir kendimle başbaşalığım vardı, sonra ailemden kendimle başbaşa yalnız bir ömür geçirmek için doğduğum yerden 1000 km uzağa kaçtım çokta mutluydum taaki 6 aya 23 gün öncesine kadar, hayatıma biri girdi, bütün hayatımı altüst ediyor sürekli, hiç olmadığı kadar kendime nefretim bu kısa zamanda oldu, sinirden iki parmağımı duvarlara vuru vura kırdım, bir gün kafafamıda kırıyordum az kalsın ikinci kafadan sonrası yok, yan komşumu beni yerden kaldırana kadar tabi, şimdide bir güldürüyor bir ağlatıyor çok sesli düşünüyorum, bağıra bağıra küfür ediyorum kendimden şimdi netret ediyorum
Artık insanların düşüncelerini takarak bir yere varamayacağımı anladığımda. Şaka gibi gelebilir ama bir nasreddin hoca fıkrası okuduktan sonra değişim başladı diyebilirim :] blog.milliyet.com.tr/.../?BlogNo=379804 Yani bunlar eşeği bile yüklendirirler :] doğru bildiği neyse onu yapmalı insan. Bu arada bu fıkra biraz farklı benim okuduğumdan. ama sen anlamışsındır demek istediğimi :]
Kendimi bildim bileli kiloluydum ve yaşadığım şeylerden dolayı içine kapanık biriydim. Genelde etkisiz elemandım ortamlarda. Bir arkadaşım vardı onun çevresiyle takılırdım kendi çevrem hiç olmadı nasıl yapacağıma dair bir fikrim yoktu. Beni kimse beğenmezdi çoğu kişi kilomla dalga geçerdi çok üzülürdüm. Lisede ilk yılımdı o tek arkadaşımla başka okullara gittik. Tek başımaydım hala hatırlıyorum okulun kapısında ilk durup soluklanışımı heyecanımı korkumu. Ben tek başımaydım. Sonra bir baktım ki senem öyle güzel geçti öyle güzel arkadaşlar edindim ki hala görüşüyorum. Lise 2de zayıfladım ideal kiloma geldim azimle. Öyleki arkadaşlarım beni tanıyamadı. Ama kendimi sevmemem kilomla alakalı değilmiş onu anladım. Sevmiyordum işte napsam olmuyordu. Kötü ilişki tecrübeleri yaşadım. Ya beni aldatmasına rağmen suçu kendimde bulduğum günleri hatırladıkça utanıyorum. Bana geri dönse kabul edecektim yani öyle bir şeydi. sonra üst üste bu kadar üzüldükten sonra ağlayarak kimseyi sevemiyim diye dua ettim öylede oldu yıllarca kimseyi sevemedim bilmiyorum kendimi şartladım diye heralde. Ama çok güzel oldu o yalnız kaldığım dönem kendimi sevmeyi öğrendim. Hatalarımı affettim geçmişimle barıştım ve kendimi koruyacak kadar bencil olma konusunda ikna ettim. Aslında karakterimde önemli değişiklikler yaptım. İlişki kurmaya hazır olmadıkça kimseyi kabul etmemeye söz verdim hazır olduğumda da doğru kişiyi bekledim. Şimdi kendimi bütün kusurlarımla seviyorum ve beni o kusurlarımla seven biriyle birlikteyim. Önemli olan kendini dinlemek olduğunu biliyorum. Ne zaman bir güvensizlik sıkıntı hissedersem kendimi dinliyorum iç sesime güveniyorum 😊
Kendimi sevmediğim bir dönem olmadı."Kendini neden seviyorsun?"dersen, bir kere toplumun yargıları hiç umrumda olmadı, özellikle de güzellik algısı gibi konularda ve benim gözüme güzel gelen, benim için "güzel"dir ve herkes, dünya üzerinde en azından bir kişi tarafından "güzel","farklı","çekici" ya da "tatlı" bulunuyordur, bulunacaktır ve tabii Allah'ın da bizi güzellikle donattığını unutmamak gerekir. Tüm bunların dışında, dışarıdan nasıl göründüğümü bilemem ama ben kendimi "güzel" de buluyorum, yeri geldiği zaman "tatlı" yeri geldiği zaman "cool" da buluyorum,"farklı" da buluyorum ve "sexy" de buluyorum. Bir insan, dışarıdakilerin ne söylediğini önemsemeden kendi için bunları diyebiliyorsa o insanın bu konudaki güvenini yıkamazsınız zaten. Dahası, ben, kendi için bunları söyleyebilen insanların dışarıdan da aslında böyle göründüklerini ve gerçekten de böyle olduklarını düşünüyorum çünkü belki "güzellik" değil ama diğer saydıklarım özgüvenle bağlantılı şeyler. İnsanların duruşları onlara nasıl bakıldığını da etkiliyor çoğu zaman. İnsanları duruşlarından bağımsız olarak değerlendirip içlerini görebilenler zaten derin düşünenler ya da derin düşünmeye çalışanlar. Ben kendim için "güzel,"farklı","tatlı","sexy" olduğumu söylerken boş boş da durmuyorum tabii. Yani durmamaya çalışıyorum. Elimden geldiğince kendime yatırım yapmaya çalışıyorum. Spor yapmaya çalışıyorum ve tempomu da arttıracağıma inanıyorum. İlgi alanlarımla uğraşmaya çalışıyorum. Daha gelişecek yolum tabii var. Çok fazla düşünüyorum. İlgi alanlarıma eğildikçe düşünce boyutlarım zenginleşiyor ve onlar zenginleştikçe konuşmama yansıyor konuşmama yansıdıkça insanlardan aldığım tepkiler (olumlu-olumsuz) artıyor, tepkiler arttıkça daha fazlasını yapma isteği geliyor ve daha fazlasını yapma isteği gücü beraberinde getiriyor. Güçlü biri zaten özgüvenlidir ve özgüveni de dış görünüşüne bir şekilde yansır. Çok çirkin bir insanı bile kendi çapında daha çekici hale getirir. -Gecen bol olsun.-
Kendimi sevmeyi ailemden öğrendim.. Annemden, babamdan, kız kardeşimden, babaannemden, anneannemden, büyük babamdan... onlar beni çok sevdi ben onları, bütün haylazlıklarım bütün yaramazlıklarım, bütün hırçınlıklarıma rağmen.. Ne olursa olsun sen önemlisin sen değerlisin ve biz senin arkandayız dediler daha çok küçüklüğümden bu yana.. Doğrumda, yanlışımda, hatamda, pişmanlığımda, mutluluğumda, dünüme bugünüme ve yarınıma sahip çıkmamı öğrettiler.. Öz güven sahibi bir çocuk olarak yetiştirdiler, öz güven sahibi bir genç kız olarak büyüdüm, şimdi öz güven sahibi bir kadın oldum kendimi seviyorum çünkü ailem benim çocukluğumdan bu yana benden kıymetli hiç bir şeyin olmadığını hissettirerek büyüttü. Öyle değil mi insan kendine kıymet vermiyorsa bu dünyadaki hangi canlı onun için kıymetli olabilir ki?
şu an demek zor ama her alanda genel algıya ters olduğum için opurtinistte olmadığımdan bazı bencelere sıkıca sarıldığımdan kabul görmek için yaşamadığımdan insanların türlü psikolojik zulümleri karşısında dik duracak güçte olduğumdan bedel vermeyi kaybetmek olarak görmediğim ve en önemlisi sevmek için neden aramadığımdan tüm bunlarla az veya çok çocukluğumdan beri sahip ve maruz kaldığımdan kendimi sevmeyi saygı duymayı kalıplara uyma mecburiyeti hissetmemeyi içselleştirdim rahat 10 yıldır net bir olay veya kırılma noktası yok süreçle gelişen birşey benim için
Ben benim ve benim gibi bu dünyada arasan 1 tane veya 2 tane var ama bu ülkede tekim. Gerek kişilik gerek karakter bakımından gerek düşünce sistemi açısından. Ve düşünce, kişiliğim.. benim hakkımda olan her şey ile gurur duyuyorum benim olup olmamam dünya üzerinde ne kadar büyük etkiye sahip orası tartışılır ama insanlara "İnsanlık" kelimesine örnekler vermek için geldim. Benim hayat felsefem bu zaten "İnsanlık için bir adım önde, haksızlığa baş kaldırarak yaşamak. Empatik düşünmeyi unutmayarak"
0
0 Yorumla
Gizli Üye
(36-45)
+1 yıl
Kiloluydum saçlarımı toplardım kulaklarım kepçeydi sürekli bant takardım kendimden nefret eder kimseyle arkadaş olmazdım liseye başladım üç dört ay böyle gitti diyete başladım sonrasında birisi başımdaki banttan dolayı benimle dalga geçti saçlarımı açtım müdürden kulaklarım için izin aldım saçlarım açık okula girebildim bana o kadar büyük bir özgüven verdiki zamanla saçlarıma fön çektim ve zayıfladım. şu an herkesin özenerek baktığı biriyim üniverste ikideyim lise ikiye 48 kilo başladım ve herkes tarafından çok beğenildim açıktım özgürce fiziğime uyan herşeyi giydim. Bana destek olan müdür yardımcım sayesinde kendimi sevdim sivilcelerim geçti resmen evrim geçirdim. Şimdi tesettürlüyüm masmavi gözlerimle sınıfın en güzeli olarak anılıyorum kendinizi sevin herşey yoluna girer
hayatın beni svmediğini anladığımda.. insanların egolarını anladığımda. ve ailemi kendimden çok sevdiğim zaman kendimi çok sevmeyi öğrendim. ailem diyorum çünkü kardeşlerim annem babam yeğenlerim. hepsi pahabiçilemez bir kalbe sahipler. :) çocukken dalga konusu olacak bir çok durumlar yaşadım. ve şimdi benimle dalga geçenler büyüynce kendileri aynı duruma gelmişler.. ben ise evrim geçirmiş oldum. :) ama kendimi ne zaman en çok sevdiğim an ise. hiçbir canlının kalbini kırmamak üzre yaratılmış vicdanımı keşfettiğimde kendimi çok sevdim.. güzel soru tebrikler.
Kendini sevmek kendine deger vermekten gecer. Ben mesela ufaktan basladim daha önce kendim icin yapmayacagim seyleri yapmaya basladim. Kendime özenle meyve salatatsi hazirladim sirf bana zarif tabaklar da sunum yaptim sirf bana ya da normalde hep üsenirdim kalkip portakal suyu siktim kendime bardagi süsledim keyfle ictim
Ben genel tabirle yakışıklı kabul edilen biriyim istediğimde elde edemiceğim bir kız yok denebilir fakat benim durumum bunun tam tersi farklı biriyim ama bu bahsettiğin toplum algısı yüzğnden herkesleştiriliyorum ve bundan inanılmaz rahatsızlık duyuyorum herkesin istediği gibi yapıyorum ne biliyim sürekli farklı kızlarla görüşmek gibi bu aefer insanlar susuyo ama ben mahvoluyorum yoruluyorum çünkü genelde kafa yapıma sahip değiller bu nefret uyandırıcı bir şey ve başka bir konuda şu ben insanlara nasıl yaklaşırsam yaklaşıyım kabul görebiliyorum kızlar beni terslemiyo insanlar benimle eğlenceli bir biçimde konuşuyo ama başkalarına çok kabalar kişileri dış görünüşleriyle yargılıyolar bu durum gerçekten nefret uyandırıcı benim söylediğim şeye gülerken başka biri aynı şeyi söylese yerin dibine sokuyo kız bunlar cidden haytın gerçekleri ne yazık ki böyle olmamalıyız olay ınstada ki takipçi sayısıyla veya dış görünüşle alakalı değil güzellik geçici... (gizli yazmamın sebebi ego kasıy
0
1 Yorumla
Cevap sahibi
+1 yıl
Ego kasıyo gibi gözükmemek) uzun yazdığım için özür dilerim iyi geceler
"Başkalarının sizin hakkındaki düşüncelerini beş dakikadır oysa siz o hayatı bir ömür boyu yaşayacaksınız" bu söze gerçekten katılıyorum sizin hakkınızda çeşitli yorum yapan insanlar mükemmel mi kesinlikle hayır o halde herkes bütün farklılıklara en azından saygı duymalı ve farklılıkların sorun değil zenginlik olduğunu idrak etmeli bence.
Kendimi sevdiğim an başkalarının on yargılarına kulak almamakla başladı diyebilirim. Eleştiri yapısıdır oysa etiketlemek sacma
Ben kendimi sevmeyi hep biliyordum. sonradan ögrenmedim. Toplum icinde güsel yerlere sahip olmak , guzel dostluklar biriktirmek, guzel bir aileye sahip olmak, baskalarina imrenerek degilde kendini hatalarinlada sevebilmek gerekir.. Athenanın sarkisinda soyledigi gibi " benim guzel hatalarim var. Bir an bile vazgecmedim kendi yolumdan "
Şahsen kendimden bazı konularda nefret ettim ama dış görünüş konusunda değil. Bazen özelde sohbet ettiğim kişiler oluyor foto istiyorlar atınca engeli basıyor 😂 o derece çirkinim demek ki ama gülüp geçiyorum çünkü basit ve küçük insanlar bunu yapar ve eminim ki karşılarına hiçbir zaman brad Pitt çıkmayacak 😜 kendimi seviyomuyum? Hayır.. Ama güveniyorum ve kendimle barışığım ve isteyince başaramayacağım hiçbirşey yok. Ve sürekli kötü olduğumu düşünecek kadar uzun değil hayat. Güzel yaşamak lazım
Kendimden hiç bir zaman nefret etmedim fakat kendimi olduğum gibi kabullenmek biraz zaman aldı. Bu sene karar aldım ve tamamıyla kendimi olduğum gibi doğal bir şekilde kabullendim artık insanların ne düşündüğü , beğenip beğenmemesi umrumda değil , mümkünse hiç beğenmesinler.
Doğuştan sahibim buna. Annemden geçmiş olsa gerek. Ama gerek yaş olsun, gerek çevre olsun, gerek toplum olsun, bizim gibileri kendi taraflarına çekmek için baskı ve teşvik yaratmıyor değil. Bazen bunlara karşı savaşmak zorunda kalıyoruz. Fakat kimi zaman kazanıyor, kimi zaman kaybediyor.
Güzel bir yazı. Ben de öyleydim, bu tiple yaşanır mı lan kafasındaydım, sonra insanları dış görünüşüyle yargılayan insanların kalitesini (!) gördüm, dış görünüşün önemini (!) anladım, iç görünüşümle ön plana çıkmayı hedefledim. O zamandan beri böyleyim.
Ben kendini beğenmeyen birisiydim hatalarımdan dolayı ya hani çevremde beğenilirim ama söyle bir şey var başkası sana baktığında seni dış görünüş olarak görür ama sen aynada kendine baktığında yaptığın hatalar aklına gelir hani insan iyi özelliklerini pek görmez ama insan hatalarını kabullenince işte o zaman kendiyle barışık olur kendini beğenir :))
kendimi kabul etmeyi öğrendim seviyorum ama.. insanın hoşlandığı insanlar başkalarını sevince insan kendinden nefret ediyor bence. ve ne zamanki senin de hoşlandığın insanların beğenisini kazanırsın o zaman kendini kabul edebilirsin gerçek anlamda. şu an nefret ediyorum
Hala da pek sevemem kendimi ama gece jafamı uyastıga koyup düşündüğümde kendimi sevmemek için hiçbir neden bulamam çünkü iyi bir insanım iyi demeyelim de kötü bir insan değilim kimseye zararım yok dostlarım ve ailem var. Bunu düşünmek iyi geliyor
Dünya ölümlü dünya buyuzden boyle basit küçük seyleri kafami yorarak harcamıyorum. Kendimi sevmemek kendime yaptigim bir ceza şekli bugün varım yarın yokum buyuzden her ani iyi degerlendrmek istiyorm.
gercekten pozitif olursan olumlu seyler yasarsin bilim adamlari arastirma yapmislar pet su sisesinin molekuler yapisinin fotosunu cekmisler daha sonra birini ustune seni seviyorum digerine sevmiyorum digrrine kotu seyler yaziyolar ve daha sonra tekrar bakiyolar yazilara gore suyun molekuler yapisini degistini tespit ediyolar insanlarin yuzde 70 i sudan olustuguna gore dusuncelerimizle kendi bedenimizi dahi etkileyebiliriz olumlu olmak lazim bitaz uzun oldu ama
İlkokul ve ortaokul zamanlarında boyumla çok alay ediliyordu onun etkisiyle kendimi pek sevemiyordum , lise zamanlarında kendime güvenim geldi çünkü insan yerine konulmuştum ve etrafımda öyle yaratıklar yoktu😁
detayı hiç okumadımda kendimi doğuştan seviyom yani fziksel olarak asla aklıma taktığım birşey yok kendimi en çok niye seviyom nedenlerden biri iyikide arabalara ilgim var iyikide sevmişim yani arabalara ilgimden dolayı kendimi seviyom :)
Kendimi sevmeyi öğrenmeme gerek yoktu. Çünkü kendimi her zaman sevdim. Kendini sevmeyi öğrenmek ne kadar ucuz bir laf. Kendini sevmeyi öğrenmek diye bir şey yoktur. İyi aile vardır sağlıklı bireyler vardır.
büyüdükçe ama en çokta askerden sonra kendimi daha çok sevdim canım kendim beni sevmeyenlerin de canı cehenneme onları da tek tek mikecem zaten sorun yok
Sevmek olgusu & kelimesi gibi hayatın ve hayattaki her şeyin gereksiz & anlamsız olduğunu kavradığımda ; herhangi bir şeye & kişiye derin duygular beslemenin mantıksız olduğunu buldum.
herkes benim ateist hristiyan vs. olduğumu düşünür ben farkliyim ve bu beni mutlu ediyor. çünkü biliyorum ki, her ne kadar bizim ülkemizde böyle olmasa da, farklılıklar insanları birleştirir tıpkı mıknatıs gibi...
Liseden sonra, insanların çoğundan ne kadar kibar olduğumu görünce.. Öyle soyunmaya falan gerek yok yani. Dış görünüş de bir süre sonra gidiyor. Önemli olan huyların güzel olması canlar.
Ünlü olmadan önce bunu yapsaymis muhtemelen o zaman deli derlerdi 😏 Kendimi hep mutsuz edeceğime bazen hayır diyebilmeyi basardiktan sonra daha çok sevdim.
terkedildikten sonra öğrendim, çünkü sevgilim varken onu kendimden çok seviyordum hatta kördüm sonra o gitti kendimle baş başa kaldım ve bunun bana çok büyük artısı oldu
Kendim gibi birini bulamayacağımı anlayınca kendimi sevmeye başladım. Tavanın sokağı kadar cehennemin dibi kadar kendime aynada baktım. Bu hayatta kendimden değerli birisi yok dedim ben ve yalnızlığımla mutluyum hani.
sevsek ne sevmesek ne yapacak bir şey eldeki malzeme bu ayrıca insanın kendını sevmesi ukalalık ve egoistlik getirir bence insanın kendını sevmemesi insanlık için daha yararlı
Obez olup da hala sağlıklı olduğunu iddia eden kadınların şu "bizi belli güzellik standartlarına uymaya zorlüyörlar :(((((" diye ağlamalarını izlemeye bayılıyorum asdfghjkjhgfdfghjkl
Kendimden nefret ediyorum açık ve net. Tipim bozuk diye insanlar benden nefret ediyor. Hal böyleyken ben nasıl kendimi sevebilirim ki
1
0 Yorumla
Gizli Üye
(30-35)
+1 yıl
22 yaşına geldim, değişen hiçbir şey yok, ben de aynıyım. kendime alıştım diyelim daha doğrusu ne kadar kendini sevmeye dahil olur bilemem
1
0 Yorumla
Gizli Üye
(30-35)
+1 yıl
Toplumun diktesini. ikeyim afedersiniz. öyle boktan bir zamanda yaşıyoruz ki tv de genç kızların sevgilisi yakışıklı oyuncu bilmem kim, veyahut güzel oyuncu bilmem ne diye adı geçenlere benzemediğin zaman yakışıklı veya güzel olmamış oluyorsun eminim biçok kişi karşısındakinin güz
0
1 Yorumla
Cevap sahibi
+1 yıl
El veya yakışıklı olduğuna karar verirken bu isimleri baz alıyor. Çok yanlış zamanda doğmuşum
Kendimden başka kimseye güvenemediğim ve hiç kimseden bir şey beklemediğim günden beri kendimi seviyorum.
0
0 Yorumla
Gizli Üye
(30-35)
+1 yıl
Ben henüz ogrenemedim. Herkesin bir dönem kendinden nefret ettigi donemdeyim. Aslinda toplumun dikte ettigi sacma sapan algiya uyuyorum tam da uzun boy, duzgun fizik falan ama nefis doymuyor iste daha güzelini gorunce kendimi kotu hissediyorum
Aslında üniversiteden sonra güzellik algısının çoğu kayboluyor iş hayatında saygınlık ve para önemli ancak kendimi seviyorum kim ne derse desin umrumda değil
şu kısacık hayatın su gibi akıp giden zamanını kimse için üzülerek harcamayacağımı öğrendiğim zaman kendimi sevmeye başladım. Ve aslında insanın kendinden başka kimsesi yoktur. Kendinizi sevin kimse için üzülmeyin ağlamayın
En İyi Cevaplar