Güçsüz kalma hakkımızı ne zaman kaybettik?

Ama insanlar sever modern psikoloji ile tezat gitmeyi. Güçlü olmak kavramının toplumsal bir normu olması ne trajikomik. Güçlü olmak zorunda olmak, travmaların kendinden daha ağırdır çünkü. Güçlü olmak zorunda değilsin!

Bazen sen de zayıf düşebilirsin, yardım isteyebilirsin, gücün her şeye yetmeyebilir ve bir veda kırk kemiğini kırmış da göğsünden kırılan kemiklerin etini yarıp çıkmış gibi canını yakarken gülümseme maskesini takmak zorunda DEĞİLSİN. DEĞİLİZ!

Fırtınalar diner. Bazı çiçekler bir daha asla dirilmemek üzere ölür ve bunu kabullenmek için yine toplumun dayattığı süreleri aşmadan kendini sınırlaman demek, bundan sonra fiziksel acı çekmek için kendine bilet kestin demektir. Her fırtına sonrası dağılanı "sen güçlü olduğun için" toplamak zorunda değilsin. Çünkü girdiğin fırtına ile dinmiş toz bulutundan çıkan sen, aynı sen değilsin. Sana hissettirdiklerinden seni sorumlu tuttuklarında, o bahçenin azabını taşımak zorunda da değilsin. Yine de çok diretirlerse, ben bu kadar güçlüyüm, hatta şu an çok güçsüzüm diyebilirsin. Beğenmeyen kendi gücünü sergilesin🤜🏻🤛🏻

Kimseye bunun şovunu yapmak zorunda değilsin. DEĞİLİZ.

senin için yapabileceklerimi anlattım çiçeklere
senin için yapabileceklerimi anlattım çiçeklere
Güçsüz kalma hakkımızı ne zaman kaybettik?
Cevapla