Bazen insanlar susarken çok şey anlatır. Bir bakışta, bir duruşta ya da yarım kalan bir cümlede duygu daha net hissedilir. Konuşmak ise düşünceleri toparlamanın, kendini ifade etmenin yolu olur. Kimi insan sessizliğiyle anlaşılır, kimi kelimeleriyle derinleşir. İki hâlin de ayrı bir ağırlığı, ayrı bir etkisi vardır. Peki sence bir insanı gerçekten tanıtan şey daha çok sessizliği mi, yoksa konuşma şekli mi?
Sessizlik mi daha çok şey anlatır, yoksa konuşmak mı?
Sessizlik ya onaydır ya da reddetme. Birinin sessizliği iki seçenekten geçiyor, karşıdaki kişi bunu onay olarak algılıyorsa beklentiyi karşılamaz ve de sonsuza dek maziye gömülür o anlatmak istediği şey. Karşıdaki kişi bunu reddetme olarak algılıyorsa yine beklentiyi karşılamaz 🙃
Açıkcası sessizliğin bir kazanç getirdiğini gerçekten sadece o kişi beklenti içine girmeyip tamamen iletişimi koparmak istiyorsa düşünüyorum. Onun dışında her zaman bir kaybediştir.
Konuşmak ise tam anlamı ile zihni boşaltma, riske atmama. Karşı tarafa kendisini açıklamasına izin vermedir, bu daha olgun bir davranıştır şayet dediğim gibi kişide çözmek istiyorsa aradaki mevzuyu.
Eğer doğru kelimeler ve üslup kullanılırsa tabii ki konuşmak daha etkilidir. Insanlar sonuçta konuşa konuşa anlaşan, problemlerini konusa konusa çözüme ulastiran canlılardır...
Ama kimi zaman vardır ki, bir bakış, bir gülüş ya da tek bir hareket bile cok sey anlatabilir ya da firtinalar koparabilir. Veya tersine çıkan fırtınaları durdurup dalgali denizi sakinlestirebilir 😇🥰
Bence bir insanı en çok, konuşurken verdiği küçük sessizlikler tanıtır 😊 Ne dediği kadar, nefes alışındaki duraksama, gözünü kaçırışı, ses tonundaki titreme çok şey söyler. Yani sadece sessizlik ya da sadece konuşma değil; ikisinin arasındaki o ince geçiş, gerçek niyeti ve duyguyu ortaya çıkar 💬🤫