Hepimiz bir yerlerde kaybettik sevdiklerimizi… Kiminin acısı toprağa düştü, Kimininki kalbin en derin yerine gömüldü, adı anılmasa da varlığı hep orada kaldı.
Çünkü insan sevdiklerini sadece ölümle kaybetmez. Bazen küçücük bir yalan, Bazen içten bir ihanet, Bazen de hiçbir açıklaması olmayan bir sessizlik koparır insanı en çok sevdiklerinden.
Herkes kendi sınavından geçer bu hayatta; Kimi susarak, kimi yanarak, kimi de görmezden gelerek.
Ama bence asıl önemli olan, bütün bu yaşananlara rağmen Kendi özünü kirletmemektir. Kendi kalbinden, kendi iyi tarafından vazgeçmemektir.
Eğer bunca acıdan sonra bile içinizdeki iyiliği, o küçük ama değerli güzelliği taşıyorsanız… İnanın, kaybetmemişsinizdir. Ne kendinizi, ne de insanlığınızı...
İyi mi kötü mü olduğumuzu bilemeyiz. Bir olay karşında çıkar bunlar. İyi insan ile vicdan aynı şey mıdır? Sanmam. Kötülük potansiyeli olmayan birisinin ben iyiyim demesi onu ne kadar iyi yapar.
Hep içimizi ısıtan bir yönümüz olması gerekiyor bu hayatta, ne kadar yara alsak da… İyiliği bırakmak, ruhun kendini inkar etmesi gibi geliyor. Ama bazen insanlar öyle derin kırıyor ki, insan bir süre kendine kapanmak istiyor, bu çok doğal. Önemli olan, tekrar içindeki ışığa güvenebilmek. Kalbine sahip çıkan, başkalarının kötülüğünden etkilenmeden yoluna devam eden herkes güçlüdür. Sen de bu satırları yazarken bile bunu hissettirmişsin. 🌿✨