Gururlu erkek geri döner mi?

Başta sadece meraktı. Sınıfta sessiz duran biriydi, herkes konuşurken o konuşmazdı. Ama ne zaman bana baksa, içimde garip bir sıcaklık olurdu. O gülümserdi — kısa, belli belirsiz ama gerçekti. O kadar samimi bir gülüştü ki, kalbime kazındı. Beş ay boyunca gözlerimiz buluştu. Her sabah derse girerken “acaba bugün yine bana bakacak mı?” diye düşünürdüm. Baktığında dünyam değişirdi. Gülüşüyle birlikte kalbimin ritmi bile değişirdi. Kelimeler gereksizdi, çünkü biz zaten gözlerimizle konuşuyorduk. Bır kaç kere sohbet etti yürüdü ama utancimdan konusamadim. İnstagramdan istek attı. Bir şarkı atmış yorumunu merak ettim demiş. Çok güzel bu şarkı biliyorum dedim. Senin sevdiğin bir şarkı var mı yazdı cevap vermedim. Sonra yine kucuk sohbetler. Ama bir gün bir şey oldu. Ben onu Instagram’dan çıkardım. Neden yaptım bilmiyorum. Belki gururdan, belki de ilgisini test etmekten. Belki de onu fazla düşündüğümü saklamak için. O günden sonra her şey değişti. O bakmayı bıraktı. Sanki ben yokmuşum gibi davranmaya başladı. İlk zamanlar kendimi avuttum: “Kızmıştır, geçer.” Ama geçmedi. Gittikçe soğudu. Artık gülüşü bakışı yoktu. Ben bakıyordum, o görmüyordu bile. O kadar alışmıştım ki o bakışlara… şimdi yokluğu her derste eksik gibi. . O an anladım — benim için hâlâ “o” vardı, ama ben onun için artık kimse değildim. Yine de itiraf edeyim… Ne zaman yanımdan geçse hâlâ kalbim duracak gibi oluyor. Görmezden geliyormuş gibi yapıyorum, ama gözlerim refleks gibi onu arıyor. O bana bakmasa bile, ben onun hâlâ bir yerlerde beni hissettiğine inanıyorum. Belki vazgeçti, belki de gururu var. Ama ben… ben ondan vazgeçemedim. Ne Instagram işe yaradı, ne mesafe, ne zaman. Ben hâlâ o ilk bakışın içinde kaldım.

Kelimelerle tarif etmesi zor biri. Kalabalığın ortasında bile sessizliğiyle dikkat çeker. Çoğu insan gürültüyle var olur; o, sessizliğiyle. Sınıfta fazla konuşmaz ama bir cümle kurdu mu herkes dinler. Sanki ne zaman, neyi, nasıl söyleyeceğini hep bilir. O yüzden güven veriyor insana — bir şekilde “yanındaysa bir şey olmaz” hissi veriyor. Görünüş olarak belki klasik anlamda “yakışıklı” değil ama bir havası var. O dik duruşu, omuzlarını hep düzgün tutuşu, yürüyüşündeki kararlılık…Bazen sadece geçerken bile fark ediliyor. Bakışlarında ciddiyet var ama altında sıcak bir taraf da seziliyor;bazen bir anlık gülüşüyle o ciddiyet dağılıyor, işte o an gülümsemesi bir insanın gününü değiştirecek kadar içten oluyor. Zeki biri. Ne söyleneceğini bilmeden konuşmaz, çoğu zaman başkaları ne derse desin, kendi aklının filtresinden geçirir. O yüzden bazen mesafeli, hatta ulaşılmaz gibi görünür. Bu çocuk, duygularını açık etmeyenlerden. Kırıldığında bile belli etmez, sevinince bile ölçülüdür. Ama gözleri bazen her şeyi ele verir; bir anlık bakışıyla kızar, bir saniye sonra aynı bakışla affeder. İçinde bir fırtına var ama dışarıdan hep sükûnet gösteriyor. Belki de onu farklı kılan bu: Sanki dünya bir kaosken, o kendi içinde dengeyi bulmuş gibi duruyor. Ve bunu gören biri, farkında olmadan o dengeye çekiliyor.

Gururlu erkek geri döner mi?
Cevapla