Umut, insanı hayatta mı tutar, yoksa sürekli ertelenen bir cezaya mı dönüştürür?

Uzak bir evrende “bekleyenler” yaşardı; ne ölürlerdi ne de tam anlamıyla yaşarlardı. Her sabah gökyüzündeki ışığı bekler, her gece “yarın kesin” diyerek uyurlardı. Ama o ışık hiç gelmezdi. Umut, onlara yaşam gibi görünür ama aslında görünmez zincirlerle ruhlarını hapsetti. Bir gün içlerinden biri gerçeği fark etti: “Bizim lanetimiz ölmemek değil, sürekli beklemek. Umut, bize hayat değil, ertelenmiş bir ceza veriyor.”

Ve o andan sonra ışığı aramayı bıraktı; çünkü anladı ki özgürlük, artık onu beklememekteydi.

Umut, insanı hayatta mı tutar, yoksa sürekli ertelenen bir cezaya mı dönüştürür?
Umut, insanı hayatta mı tutar, yoksa sürekli ertelenen bir cezaya mı dönüştürür?
Cevapla