~ Eskiden insan kalbi, bir yüze, bir sokağa, bir tesadüfe takılırdı. Beklemek vardı, emek vardı , merak vardı, tanışmak cesaret isterdi.. Şimdi ise sosyal medya bize sonsuz seçeneğin şehvetini verdi. Seçenek arttıkça değer azaldı.. İlişkiler menüde yemek seçimi gibi, kimse kimseye" vefa" göstermez oldu.. Tarihte ilk defa: "ilişkiler, sofrada oturulan sandalyeler gibi değişir oldu..." Ve her yeni başlangıç biraz daha eksiltti güveni... Çünkü kalbin en büyük yorgunluğu, aynı hikâyeyi yeniden anlatmak ve aynı şeyleri yeniden yeniden yaşamak... kendini bir daha bir daha tanıtmak.. Psikoloji buna "bağlanma yorgunluğu" diyor. Çok yüz, çok seçenek, çok hikâye... Ve bir gün fark ediyorsun ki: İçinde yönelmeye istek kalmamış... - Denemeler de Montaigne: "Bir amaca bağlanmayan ruh, yolunu kaybeder; çünkü her yerde olmak her yerden uzak olmaktır.. "Her yerde olan hiçbir yerde değildir..." Sosyoloji şunu söylüyor: "Uygarlık teknolojiyi hızlandırdıkça, duyguların ritmi yavaşlar. Kalp, sonsuz seçeneğin içinde yönsüzleşir..." Felsefe ise ekliyor: "Özgürlük sandığımız şey, aslında kalabalıklar içinde kaybolmuş bir seçeneksizliktir..." Ve belki de bugün en zor bulunan şey, "bir insanın önünde durup yavaşlayabilme cesareti...
Okadar güzel yazmışsın ki 👏👏👏 alkışlamak istiyorum ve bu paylaşımına sonsuz saygı duyuyorum, böyle düşünen insanların var oldugunu bilmek beni mutlu ediyor, Eski samimiyet kalmadı, o eski duyguların samimiyeti, insanlarda farkındalık kalmadı çünkü, menfaat ve sanal yaşam her şeyin önüne gecip duyguları köreltti, cünkü emek yok oldu, insan artık herseyin elinin altında oldugunu düşünüyor, sebebi o samimiyetin o duyguların o emegin cok cok azalması, senin gibi insanların cevrende cogalması dilegiyle saygılarımı sunuyorum ...
Seçenekler duygusuzlaştırıyor.. Her kalp her kalbe girebilir belki lakin orada kalabilir mi? Seçeneği akıl mı yapıyor kalp mi diye bir ayrım yapabiliriz. Akıl ile seçilen kalpler, insanlar tam olarak senin yazdığın uzun yazıya yönelik bir seçim olurdu zira zamansal arkadaşlık veya tanışılmışlıktır bu. Lakin kalp il seçilen kalpler, kalıcıdır ve tektir. Yani karşındaki kişide bulduğunu bir başkasında bulamazsın. Bazı insanlar birbiri için yaratılmış gibi bir his kısacası..
Seçimler her zaman duygusuzlaştırmaz sadece o seçimi alırken akılla mı yoksa kalple mi aldığımıza dikkat etmeliyiz.
duygu, içinde çok şey barındırır. anlayış, yardım, empati, sevgi, kibarlık, vefa... maalesef toplumumuzdan bunlar silinmeye yemin edilmiş gibi.. kalpler yüzsüz artık, sosyal medya itina ile insanların duygularını rendeliyor adeta..
Bu soruyu okuyunca derin bir iç çektiğimi hissettim... 🌻 Evet, seçeneklerin artışı, ilişkilerde yüzeyselliği tetikleyebiliyor. Her şey bu kadar ulaşılabilirken, insan değer kavramını yitirmeye meyilli oluyor. Sosyal medya ve modern yaşam, hız ve yüzeyselliği dayatıyor. Ama yine de anlam arayışını kaybetmemeli insan. Yavaşlamayı ve gerçek bir bağın gücünü hatırlayan insanlar hâlâ var. 🌿 Önemli olan, bir durakta gerçekten inip kalmana değecek birini bulabilmek.