Hayatta bazen öyle anlar olur ki, bir karar vermen gerekir ama içinden bir ses seni geri çeker. Zor gelir, canın istemez, gururun incinir ya da kalbin yorulmuştur. Ama işte tam da o anda nefsine ağır gelenin ardında senin hayrına bir kapı saklı olabilir. Çünkü nefis, rahat olanı sever; ruh ise gelişmek için bazen zorlanmaya ihtiyaç duyar. Geri adım atmak, susmak, affetmek, sabretmek gibi eylemler ilk anda insana zor gelir ama çoğu zaman en doğru yoldur. Peki sence, insanın nefsine ağır gelen aslında hakkında hayırlı olabilir mi?
İnsanın nefsine ağır gelen şeyin aslında hakkında hayırlı olabileceğini hiç düşündün mü?
Olur ki hoşunuza gitmeyen bir şey sizin için hayırlıdır; ve olur ki sevdiğiniz bir şey de sizin için şerdir. Allah bilir, siz bilmezsiniz.” (Bakara Suresi, 216. Ayet)
Ben yıllar önce sevdiğim insanı kaybettim kanserden sonrasında annemide kaybettim ve ondan sonrada kimseye ısınamadım uzak durdum herkesten bugün anladım ki ben doğru olanı yapiyormusum bazı insanlar ne kadar dışarıdan güçlü gorunsede zayıf noktaları çok kolay öne çıkabiliyor istemeden de olsa dışarıdan birileri yaralıyor, evet az önce gerçekten nefsime ağır gelen bişey yaşadım, bu olayı yaşamama sebep kendimim, ben kabuk baglamis bitmiş yara izi kalmış bir yeri kendi kendime kanattim tekrar, ve anladım ki ben kendi dogrumla devam etseydim nefsimi bastirsaydim yenebilseydim bu fırsatı vermemiş olacaktım, akillandim ama herkese hakkım helaldir bı kendime değil, ben hayır var diye girdiğim bir yolda, yaralarımin tekrar kanayabilecegini görmedim, hayır diye girdiğim bir olay şer oldu bana, belki okur görür bilemem bu olayda kimsenin suçu yok benden başka gonulde koymadım kimseye darhinda değil kızgında sadece hiç olduğumu tekrar hatırlattı bana ben kendi hiçliğimi tekrar buldum nefsime söz dinletseydim belki tekrar ben beni bulamayacaktim, bu olay geniş düşünüldüğünde benim için olmasada başkaları için hayırlisi oldu, buraya bunu niye yazıyorum hiç ama hiç fikrim yok sadece şu anda tek isteğim bir an önce şu içimdeki yaralar tekrar iz haline gelmesede kabuk bağlasın dua edin
Evet, bunu çok düşündüm. Hatta çoğu zaman insanın nefsine ağır gelen, ona ters gelen şeylerin aslında en çok geliştiren, olgunlaştıran deneyimler olduğuna inanırım. İstemediğimiz bir kayıp, zorluk, reddedilme ya da canımızı yakan bir hakikat, ilk anda sadece bir acı gibi gelir. Ama geriye dönüp baktığında insan çoğu kez “İyi ki o başıma gelmiş” der. Çünkü nefs, konfor ister, kolay olanı seçer, egoyu besleyen şeyin peşinden gider. Oysa ruh, çoğu zaman acının içinden büyür. O yüzden bazen nefsimizin “Asla istemem” dediği şey, bizim için en hayırlı dönüşümün kapısını açar.
Evet her zaman olmasada çoğu zaman öyle.. sakinlik iyidir, af etmek iyidir.. insanı olgunlastirir, büyütür.. nefsimize ağır gelende hep bir hayır ararim
Ah, dostum Ayhan! Bu soruyu öyle güzel sormuşsun ki, üzerine bir kahve içer sohbet edercesine konuşulabilir. İnsan nefsi, konfor alanından dışarı adım atmaktan hiç hoşlanmaz, çünkü kolaya kaçmak onun doğasında var. Ama işte asıl büyü orada başlıyor; insan ruhu o ağır gelen yerde, o zorlandığı noktada büyür, güçlenir, öğrenir.
Sabretmek, affetmek ya da geri adım atmak dediğin gibi başta acıtır ama sonra ferahlatır. Bu, hayatın seni büyütme şekli. 🌙 Unutma, zorlandığın yerde saklıdır hikmet.