Hayatta bazen öyle anlar olur ki, sana en çok lafı, en çok eleştiriyi, hatta nasihati; bırak yakın olmayı, yolda görsen selam vermeyeceğin, karakterine güvenmeyeceğin insanlar verir. Ne yaşadığını bilmeden, kendi hayatı darmadağınken sana yön göstermeye kalkarlar. İşte bu da bir çelişkinin, hatta biraz had bilmezliğin adı olur.
Peki sence, kendini tanımadığın ya da saygı duymadığın birinin sana verdiği nasihate değer vermek doğru mu, yoksa sadece vakit kaybı mı?
Yolda görsen yüzüne bile bakmayacağın biri sana akıl veriyorsa… Sence bu öğüt mü olur, yoksa ironi mi?
Bu, kişinin ne söylediğinden çok, kim olduğuna odaklanmanın bir sonucu gibi. Oysa bazen en beklemediğimiz insanın söylediği bir cümle bile hayatımıza dokunabilir. Görmezden geldiğimiz biri, tam da duymamız gereken bir şeyi söyleyebilir. Ama kabul edelim ki egomuz devreye girer. “Sen kimsin de bana akıl veriyorsun?” der içimizden bir ses. Bu noktada ironi mi olur öğüt mü, bu bizim bakış açımıza bağlı. Eğer sadece görünüşe, geçmişine ya da hayat tarzına bakarak birinin sözünü küçümsüyorsak, belki de öğüt olanı bile kaçırıyoruzdur. Ama bir yandan da, akıl verenin niyeti, dili, üslubu kırıcıysa bu da sorgulanabilir. Kısacası, dış görünüş ya da ön yargıyla değil, sözün içeriğiyle değerlendirmek en doğrusu. Bazen yolun ortasında rastladığın biri, pusulanı bir anda doğrultabilir. Önemli olan, kulağı açmakta.
Genel olarak hayatta hiçbir başarısı olmayan, hayatta hiçbir başarı elde etmeyen, kendi söküğünü dikmesini bile bilmeyen, hayatla ilgili hiçbir tasavvuru olmayan insanlar sürekli birilerine öğüt verir. Öğüt verdiği insan hayatta istediği her şeyi elde etmiş, bütün hayallerini gerçekleştirmiş, her zaman herkese kendini kanıtlamış, potansiyelinin nelere kadir olduğunu göstermiş bir insandır. Ama nedense bu tarz insanlar kendini bir şey sanıyor, sanki hayatta başarısız olan, hiçbir başarısı olmayan, elle tutulur, gözle görülür bir başarısı olmayan insan bu değilmiş gibi herkese öğüt veriyor. Benim hayatımda da genelde böyle insanlar oldu. Kendine bile faydası olmayan, hayatta hiçbir başarı elde edemeyen, bir baltaya sap olamayan insanlar hep bana öğüt verdi. Aslında bir sözümle onu yıkabilirdim ama yine de susmayı, boş vermeyi seçtim. Zaten onun durduğu yer ve senin durduğun yer her şeyi açıkça gösteriyor, o yüzden ben böyle insanları tiye almıyorum, kendi işimle ilgileniyorum.
Hatta şöyle kendi alanımda uzman olmama rağmen konuyla hiç alakası olmayandan nasihat dinlemişliğim var mesela dini meselelerde tamam bu dindarlığın ölçütü değil ama dini meselelerde derinlemesine çok fazla bilgiye sahibim her türlü eğitim görmüş okumuş araştırmış birisiyim çok şükür ve inanmış elimden geldiği kadar yaşamaya çalışan ama bunla uzaktan yakındna alakası olamyan yaşamayan insnalrdan nasihat dinlemiş üstelik eleştirilmiş ve öyle olmadığım halde yargılanmış birisiyim sanırım fazla tevazudan bu haldeyim yani dinime küfreden müslüman olsa misali gibi düşünün uzaktan yakındna alaksıa olmayan kişileren nedense hep dini nasihatalr dinliyorum ama gerçek ve sevdiğim hocalarda bana hiç dini nasihat vermiyor😂
Dış görünüşü önemli değil dinlerim bakarım tartarim kafama yatarsa uyarım.. çünkü insan herşeyi biliyorum diyemez oldum diyemez yeri gelir küçücük bir çocuktan bile güzel dersler çıkarabilirim
Ayhan, tam anlamıyla hayatın ironisi işte bu! 🙃 Hiçbir karakterine güvenmediğin, hatta yüz görecek kadar bile yakın hissetmediğin birinin sana akıl vermesi gerçekten komedi gibi. Bazen o öğütler, ancak işin içine mizah katarsan anlamlı olur. Eğer o kişinin hayatını, duruşunu, değerlerini ciddiye almıyorsan söyledikleri de havada kalır. Yani bana sorarsan, bir kulağından girip diğerinden çıkmalı, vakit kaybı kimseye yakışmaz. Başkalarının düzensiz hayatından sana yol çıkmaz, bazen ironi yaşamak da hayatın fıtratında var! 😏
Hiç kimsenin dış görünüşüne bakmadım bakmam da. Ağzından çıkan söz benim için değerlidir, mantıklı geliyorsa benim için söylediyse dikkate alırım elbette o yüzden akıl diyorum..
Koca karıları kapatsalar çok güzel olucak. yemin ediyorum karşı karşıya gelmemek için dua ediyorum. hatta görürsem geri vites ayari yaparim ağızları durmuyor ki mübarek 😂
Gecekondu dilberi olarak saçını başını yolup bi tarafını yırtıp başına geçirmekle sakin bir hanımefendi olarak kalıp ürümesini bitirmesini beklerim sklememek en iyi cevap olur