Affetmek her yiğidin harcı değildir elbette. Ama bir insanı hak etmese dahi affetmek, insana verilmiş bir lütuf mudur yoksa ceza mıdır?

Affetmek her yiğidin harcı değildir elbette. Ama bir insanı hak etmese dahi affetmek, insana verilmiş bir lütuf mudur yoksa ceza mıdır?

Ben affetmeyi beceremiyorum, affetmek de istemiyorum. Affetmeye çalıştım lakin kendime kızdım, kendimi affedemedim.
İnsan layık olanı affederse kendini affedemez, mühim olan benim kendimi affetmem.
En büyük özürü kendimden diledim ben, değmeyecek kişilere kendimi açıkladığım için, saygısızlara müsade ettiğim için, kendimi koruyamadığım için kendimden özür diledim ve kendimi affettim.
Bile, isteye, planlayarak, hile yaparak, sinsice, önemsemeden beni kendime kırdırmaya çalışan hiçkimseyi affetmiyorum.
Lisede öğretmenim başka bir öğretmenime benim hakkımda, adımı anarak "pek saf"dedi küçümseyici bir ses tonuyla, yanındayım demi, ne diye adımı anarak, ben de ordayken, yanıbaşındayken dedikodumu yapıyorsun, eminim ki niyeti beni kırmak değildi, ne derdi olabilir ki benimle? Önemsemedi beni, herhalde bu saf kız hiçbir şeyi anlamaz kafasındaydı ya da anlayıp anlamamam onu enterese etmiyordu, ona göre kimim ki ben, ona göre benim duygularımın, kalbimin paramparça olmasının bir mahiyeti var mı? Öğrenciler ona barbie derlerdi, lakabı öyleydi lakin zayıf, ince bir kadın da değildi, bense kendisini Emel Sa
Emel Sayın'a benzetirdim lakin keşke huyu da ona benzeseydi, nasıl aşağılık bir mahlukmuş kendisi.
İnsan olan bunu yapamaz.
Diğer öğretmenimin bana ve kendisine saygısı varmış ki, o okumuş cahil karşısında sessiz kaldı, benim duyup üzülmemden endişe etti, biliyorum. Öyle saf, öyle kendini savunamayan bir kızdım ben lakin biliyorum bir yerlerde Rabbim beni savundu o şeytan karakterliye karşı.
O an yüreğim paramparça oldu, sanki yüreğime iğne battı, canım çok yandı, onu affetmiyorum, ben zaten değersizlik duygusunu kendi içimde yoğun bir şekilde yaşayan bir çocuktum , kendini savunan bir insana bu hadsizliği yapamaz o şahsiyetsiz şahsiyet, benim sesim çıkmıyor ya. Kalp kırıklığını ben derinden yaşadım o gün, aradan yıllar geçti , onun o iğrenç tonuyla adımı da anarak, küçümseyici bir şekilde "pek saf"diyişini asla unutmadım. Dilerim onun da canı yanar, hakkımı helal etmiyorum. Başka bir öğretmenim de canımı yakacak bir cümle söylemişti , belki iyiliğim için bilemiyorum lakin onun sesi titredi, canımı yakmak zorunda kaldığı için hüzünlendi, beni önemsememezlik yapmadı, yüzünde o pişmanlığı gördüm, ne kadar kırılsam da kendisine ona hakkımı helal ediyorum.
Ben pişman olmayanlara, utanmayanlara, vicdanı sızlamayanlara, beni önemsemeyenlere, hor görenlere hakkımı helal etmiyorum, ağlamama rağmen bana özentisiz davranıp , kalbimi kırmaya devam edenlere ve gram pişmanlık duymayanlara hakkımı helal etmiyorum.
İsteyen bana kinci desin, ben affetmiyorum. Kul hakkı denen bir şey var, ben affetmiyorum ve Rabbim'den dileğim canımı yakanların da canı yansın lakin en sevdiklerime kıyamam, onları sevmeye devam ediyorsa yüreğim, onlar da travmalarından ötürü böyle yaptı bana, canları sağolsun en çok sevdiklerimin.
Çok ayıp ya. İşte bir kez daha görmüş olduk insanların göründüğü gibi olmadığını. Dışı harika, içi çürük çok insan var maalesef..
Bana göre bir lütuf tür... Affetmek inkar etmek ya da görmezden gelmek anlamını taşımaz. Yapılan hata ancak biliniyorsa affedilebilir. Affetmek geçmişten gelen kapanmamış bir dosyayı kapatabilmektir. Geçmişin asla değişmeyeceğini kabul etmektir. Affettiğimizde bize zarar veren, yaralayan kişiden kurtulmuş ve yaşadığımız hayatla ilgili sorumluluk alabilir hale gelmiş oluruz. Öfke, kin, nefret gibi sosyal ve psikolojik hayatımızı derinden etkileyen olumsuz duygulara karşı oluşturmamız gererken, en güzel strateji “affı tut, iyiliği emret ve cahillerden yüz çevir!” İlahi hitabına kulak vermektir. Affı tutmak, affedici olmak, bağışlayabilmek… Kişinin muhatabını gerçekten affetmesi, önce kendi ruhunu özgür bırakması demek olduğunu hemen herkes tecrübeyle bilir sanırım. ‘Affetmemenin’ aslında muhataba hata yapma hakkı vermemek olduğu az çok bellidir. Affetmek bizi özgürleştirir.
Çok güzel açıklamışsın teşekkür ederim 💮
Ne demek çiçeğim 🌸
Bence bu bir lütuf, ben çok kinci bir insanım. Bana yapılanı kolay kolay unutmam, belki karşımdakiyle tekrardan konuşmaya başlarım ama her an tetikte olurum ya bir yanlışı olursa diye. Ama bunun şöyle kötü bir yanı var ki için içini yiyor, asla rahat edemiyorsun. Sürekli kendinle savaş halinde oluyorsun. Bazen bunu o kadar abartiyorum ki geceleri düşünmekten uyuyamıyorum. Affedici olunca kafanız rahat oluyor, en fazla hayatınızdan çıkarırsınız olur biter.
Ama affedip silenler de var ya da güvensiz kalanlar da.. Bir de dini boyutu var. Biz basit bir şeyi bile affetmezken Allah'tan nasıl af dileyeceğiz?
Bende bunu düşünüyorum ama sonra Peygamberimizin şu sözü aklıma geliyor. "Allah' ın (cc) affı, senin günahından daha büyüktür." Beni teselli eden şey bu. Allah çokça affedendir İnşallah bizi de affeder
İnşAllah
"Siz yerdekilere merhamet edin ki göktekiler (Allah ve melekler) de size merhamet etsin. " Hz. Muhammed (S. A. V) . Yüce Allah , türlü türlü günahlarımızı triplerinizi affederim yeter ki Tövbe edin demiyor mu. Bize ne oluyor ki de bağışlayıcı Af edici olmayalım.
Aklımdaki soruya verilen en güzel cevap, teşekkürler
Cevap
8Cevap
Bence cezadır çünkü insan affettiği zaman karşısında ki kişi bunu anlayacak erdeme ya da olgunluğa erişmemişse aynı hataları yine yapıyor maalesef ben affetmezdim genelde hataya göre de değişiyor bu bir kişi bana çok büyük hata yaparsa affetmem. Bir kişi hatalar yapabilir ve suç işleyebilir. Ancak, biri hatasını kabul ettiğinde ve gerçekten pişmanlık duyduğunu gösterdiğinde, affedici olmak bu kişiye ikinci bir şans vermek anlamına gelebilir. Bu, suçunun bir cezası olmaksızın özgürlüğüne kavuşması anlamına gelir ve kişinin yaşamında olumlu bir dönüşüm sağlamak için bir fırsat olabilir. Tabii ki, her suç için her zaman affedici olunamayabilir. Bazı suçlar daha ağır olduğu için, bu suçları işleyen kişilerin cezaları çeşitli yaptırımlar şeklinde uygulanabilir.
Sana göre lütuf, affedilene göre cezadır.
Aslında bilmez affedildiğini sanır ama nasıl bir yara açtığını, en ufacık hatasında geri dönülmez hale geldiğini bilmez. Bu ona büyük cezadır.
Ama genelde affedilen "beni çok seviyor, bensizliğe dayanamadı" diye yorumluyor. Oysa işin aslı çok başka
O yüzden dedim ya, affedildiğini sanır
Bir insanı hak etmediği halde affetmek, kişinin kendine yapabileceği en iyi şeydir. İçinde kinle yaşamak olabilecek en zor seylerden birisi.
Ancak, yalan konusunda sonuna kadar haklısınız ben de aynı fikirdeyim. Yalan söylemeyi alışkanlık haline getirmiş bir insandan herşeyi beklerim. Ve bu gerçekten bir seçim.
Bazen affetmezsek bencil olurmuşuz gibime geliyor..
Bilmem, ben buna bencillik değil kendi sınırlarını daha netleştirmek gibi bakıyorum tekrar aynı yerden kirilmamak için 🙂
Affedilmeyecek kişileri Allah'a havale ediyorum. Bana kalsa ben adaletsiz hükmederim.
O yüzden benim için bir lütuf ama karşı taraf için nedir bilemem 🤷
Biz affetsekte Allah affetmez o yüzden bizim açımızdan ne cezadır ne lütuf. O asıl bedel ödeyeceği günü beklesin
Onun için lütuftur ama affeden için cezadır. Çünkü affetsen bile o kırılmışlığı her zaman içinde hissedersin
Affetmek benim işim değil.
Lütuftur çokta güzeldir.
Afetmek Lütuftur Ceza Değildir 👑😎
Lütuf bence affetmek.
Yerinde af, yerinde ceza gerekir insanlara.
Sen hangi gözle bakarsan o olur
Ne güzel.. ne doğru bir görsel.
Ceza tabii ki
İyi niyettir
Kendi cevabını paylaşmak ister misin?