Sıkıntılarımızı düşünüp durdukça sadece zarar elde ediyoruz, en iyisi düşünmemek değil mi?

Bir şey farkettim. Hepimizin türlü türlü sıkıntıları var. Bazen daha bir sıkıntılı, sancılı dönemlerden geçeriz ve ister istemez kaygı seviyemiz artar, evhamlı bir şekilde özellikle de gecenin bu saatlerinde düşünür düşünür, üzülüp dururuz. Sorunları mercek altına alırız. Sanki inceleyip, deştikçe işimiz kolaylaşacakmış gibi. Aksine üzüldükçe yıprandığımız için daha faydasız hale geliyoruz. Üzülecek seviyede sorunları düşünmek kadar gereksiz bir eylem yok. Sorunlar orada. Düşünsen de varlar, üzülsen de varlar. En iyisi o sorunlara odaklanmadan hayatın akışında ilerlemek. Fazla düşünüp beyni yormadıkça zaten daha açık bir zihinle daha kolay çözümler üretiriz.

Keşke bunu uygulamaya geçirmek, farkında olmak kadar kolay olsa. Biraz da alışkanlık meselesi sanırım, zihni eğitmekle alakalı. Bazı insanlar gece olduğunda sorunları bir kenarda bekletip yatar uyur, sabah da dinç bir kafayla hayatına devam edebilir. Kimisi de düşünerek kendisini etkisiz hale getirir. Siz hangisisiniz?

Sıkıntılarımızı düşünüp durdukça sadece zarar elde ediyoruz, en iyisi düşünmemek değil mi?
Cevapla