Her ne kadar mantık yürütmek ve yaşadıklarımı mantıksal açıdan yorumlamak çevreme de akıl vermek ve genel olarak olayları yönetebilmek daha beni tanımlıyor olsa da insan ilişkilerimde duygularım beni yönetiyor Bakın ağır basması da değil bu durum Direkt olarak "beni yönetiyorlar" Gün gelecek o çekilen acı, kalp sızısı kendimizi tüketmediğimiz müddetçe daha az hissedilir olacak Kalbi gerçekten sızlayan birisi bir daha eskisi gibi olmaz.
Neden eskisi gibi olmaz.👇🏻👇🏻 👇🏻 -Alıntı-
Kalp sızlaması; cok nadir durumlarda yasanan ve herkesin yasadigini sandigi cok farkli bir histir.
bu aci insan hayatinda bir defa yasandiktan sonra tekrarini yasamak daha da zorlasir. ayni, telefonun sifresini yanlis girdiginiz zaman yeniden denemek istediginizde her seferinde daha cok sure bekletip en son tamamen bloke haline gelmesi gibi dusunebilirsiniz. yani bunu hissetme esiginiz gitgide yukselir ve en son bu hissi yasama ihtimaliniz neredeyse kalmaz. bu yuzden boyle bir sey hissediyorsaniz oturup iyice dusunmeli ve o cukurdan saglam bir sekilde cikmaniz gerekir. aksi halde kendinizi tuketmeye devam etmis olursunuz.
bir defa bu aciyi hisseden bir insanin hayati degisir. bunun iyi ya da kotu yönde olmasi tamamen kisinin ozguvenine ve gucune baglidir. en cok mantiginizi kullanmaniz gereken zamanlar tamda bu zamanlardir. ya dustugunuz yerden firlayarak cikacak ya da ozguveniniz tamamen kirilip orada surunup gideceksiniz.
derdiniz disaridan bir etkenle, kisiyle alakali degil bunu unutmayin. derdiniz sadece kendinizle.
Sanıyorum ki ben ışte o "kalp acısı"nı yaşamadan ders alamayacağım Ama kim ister kalbin sızlamasını Kimisi acı çekmeden öğrenemez ya ışte o benim Bunun farkında olmak daha acı halbuki.
Mantığım ağır basıyor ama duygularımla aldığım kararlarda da saçmaladığımı hiç görmedim. Mantık da benim duygular da, ikisini de kullanırken kendimden eminim çiçeğim 🦄
İkisinin de sözünün geçtiği yerler var.. Daha doğru o an hangisine kapılmak istiyorsam, ona meylediyorum bilinçli olarak.. Yani biraz da benim elimde bu..