Her niyet bir davranıştır ama kelimeler bunu örter yeri gelince. Bazen bunu mecburiyetten yapar insan nacak düşünmeden veya evrilmeden tek parmak hareketi bile yapamaz insan. Çünkü düşünerek eylem ve davranışlar sergilenir. Bu da niyetleri belli eder. Sadece sözler yeri gelince örtü olarak kullanılır.
Aslında davranışlar asıl niyetin yansımasıdır. Bazı insanların klasik bir yalanı vardır. " Benim niyetim temiz" diye. Arkadaş eğer niyet bu kadar önemli ise davranışlarına ve hareketlerine yansısın o zaman. Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu derim bende. Fikri ve zikri ayrı olan insanları gerçekten samimi bulmuyor. Aksine çok fazla yapmacık ve tehlikeli görüyorum. Mümkün mertebede uzak durmaya gayret ediyorum. Asıl olan şey davranışlar. Çünkü iki dünyada da bu şekilde yargılanacağız.
Şimdi burada bir tutarsızlık var! Diyelim ki benim niyetim iyi ya evet gerçekden ben iyi niyetliyim, ama dönüyorum arkasından kuyusunu kaziyorum. Böyle bir niyet iyi niyet olmaz. tamamen davranış bozukluğu. Uzak durmak gerekiyor ya da naptigini bilmiyor. Klinik vaka
Davranışlar her zaman niyeti ortaya çıkarır. Birisi bana istediği kadar ben iyi niyetliyim desin, gözlerimle görmeden inanmam. Zaten sohbet halin de bir insanı tanımanın çeşitli yolları var. Önemi olan bu yola nasıl girip, devam edeceğidir. En nihayetin de her niyet bir insan zorda kalmışken ortaya çıkıyor ya da öfke halin de. Yaralı kalbi gizlemeye gerek yok insanlar açsın ki niyetler belli olsun :) Onda sonra anlaşılır kim çıkarcı kim seven
Maske takmış yüzler geldi aklıma.. Çünkü niyetini nasıl göstermek isterse istesin, altındaki yüzü neyse mutlaka açık veriyor.
Mesleğim icabı kaz gelecek yerden tavuk esirgemeyen çok fazla çevrem olduğu için, iyi niyeti o anki davranışlarından çözüyorum. Ama tabii ki Davranışlarını farklı zamanlarda sergiledikçe anlıyoruz, bu nedenle Davranış diyorum.
Hal hareketlerine bakarım adamın, çok var "iyiliğini istiyorum değer veriyorum" diyen lakin söyledikleriyle yaptıkları yerle gök gibi uzak.. önce icraat göstersinler..