Düşmanı nerede tutarsak tutalım her zaman tehlikeli olacaktır. Buna hep inanmışımdır. En iyisi yakında tutmak yine de. Çünkü ne yapacağını, nasıl bir hamlede bulunacağını az çok tahmin edersin. Kendisini daha iyi tanırsın. Analiz etmesi daha kolay ve basittir. Hem de daha iyi manipüle edebilirsin.
Uzak tutarım. Ne kadar yakınımda olursa zararını görme ihtimalim bir o kadar fazla olur. Mümkün mertebe uzağımda olmalı. Hâttâ mümkünse çevremdeki insanlardan da uzak dursun. Onlara yakın olması bana da yakın olması demek. Gözüme hiç görünmesin. Düşmanıma ikide bir görünüp de kendimi hatırlatmak istemem. Düşman olduğumuzu dahi unutmalıyız...
Düşmanımla samimi olmam. Yani sürekli konuşmam iletişim halinde olmam. Ama ne yaptığını ne ettiğini bilmek isterim. Çünkü sonrasında bir hamlesi bana zarar verici olabilir.
Yalnız düşmanımı yakınımda da görmek istemem. Ne kadar yakınımda olursa o kadar beni huzursuz eder.
Bir de o yakınımda olursa benim onu umursadığımı zanneder. Ondan korktuğumu düşünüp kendince planlar yapabilir daha çok hırslabilir kinlenebilir.
Uzaktan izlemek, muhatap olmamak bence en iyisi. Hem yakınında değil huzurun kaçmıyor hem de uzaktan istiyorsun hamlelerini biliyorsun.