Yalnızlık insan kodunda olmayan bir durum. Medeniyetin getirdiği bu ittirilmiş yalnızlık mahkumiyeti, seçim değildir.. İlk insanda bile erkek, dişi kodu işlenmiş, Adem ve havva'nın çocuklarıyız..
Her insan bir aile kurmayı genetik miras olarak alır. Anaç duyguları güdüsünde kodlanmış kadınların çocuk isteği gibi net dürtüyü, sırf yalnızlık diye kavram içinde harcamak sahtekar iyimserlik ile eş değer..
Hepimiz, sonuçlarını bildiğimiz halde, yanlış seçimler sonucu ittirilmiş yalnızlığımızda dev metropollerde yaşıyor bi şeyler olmasını istiyoruz. Bi ilişki, yeni heyecan..
Olmayınca medeniyetin o şefkatli koluna sığınıp, yalnızlığın getirdiği rahatlığa alışıyorsuz.. Bir yandan sevişenleri bir yandan didişenleri, bir yandan çocuğunu gezdirenleri, bir yandan ayrılıp bizim kervana katılanları izleyerek...
Aslında yalnızlık insana hem huzur hem de zarar verir çünkü yalnızlık insanın pek tabi kendisiyle kalmasını sağlaması güzel bir durum olsa da uzun bir süre yalnızlık süreci devam ettiğinde ise artık bir noktadan sonra kendince paranoyalara güvensizliğe kapılmasına neden olur ki bu işte zarar verdiği andır doğamız gereği pekte yalnız varlıklar değiliz biz insanlar özümüzde birisinin varlığına ihtiyacımız var..
Dinen bu durum zaten Duha suresinde açıkça belirtiliyor Yalnız değilsin Rabbin seni terk etmedi ve darılmadı da.. zaten asla yalnız değiliz..
Fiziken yalnızlık ise süreci iyi değerlendirdiğimizde iyi gelir ama nere de durmamız gerektiğini bilmemiz gerek..
Azizler filmi tamda görselle uygun bir soru olmuş. Aslında bu film bana çok şey anımsatıyor. Özellikle şu an içinde bulunduğum durumu birebir yansıtıyor. İnsanlardan uzak durmaya çalışan, yorulmuş, yılmış ve biraz yalnızlığa ihtiyacı olan bir adamın hikayesini konu alıyor.
Aslında sadece bir adamın değil. Film içinde bulunan birçok karakter aynı duyguyu yaşıyor. Sorunun cevabına gelirsek; yalnızlığın verdiği huzuru ben birçok yer bulamadım. Kalabalığın, insanlar ve topluluğun bir faydasını göremedim. Belki de ben göremedim. Aslında olan bu değildir bilemiyorum.
Aslolan yalnızlık, bedenen yalnız olmanın dışında bir şeydir. Akılda birileri varken, ruhu bir yüreğe teslim etmişken ne kadar yalnızız desek bile bu bir avuntu şeklidir.
Yalnızlıktan kasıt önemlidir. Belirli bir dönemi kapsayan yalnızlık, zaten gerçek yalnızlık değildir.
Tüm hayatı kapsayan bir yalnızlık ise, her zaman için zarardır. Yalnız kalmak, günümüzde insanların kalabalıktan bıkıp içine girmek istediği ve sonucunda kendini rahatlatacağını düşündüğü bir eylem olarak görülüyor.
Oysa insan tek başına yaşarsa, sosyal ilişkileri sıfırlarsa, yalnız kalırsa; bu defa psikolojik olarak sorunlar ortaya çıkar. Beraberinde sağlık sorunları diye devam eder. İnsanlardan soyutlanmak, yalnızlaşmak; hiç iyi değil.
O iş öyle olmuyor. Kalabalıklar ve insanlar, her zaman için; “gerçek yalnızlıktan” daha iyidir. Dönemsel olarak kalabalıktan sıyrılıp kafa dinlemek, değerlendirilebilir.
Yalnızlık daha iyi diyenlerin, hayat boyunca yaşanan “gerçek” yalnızlığın buz gibi havasını solumadığını düşünüyorum.
Bu konuda gerçekten her türlü duyguyu tatmış biriyim. Kimi zaman zarar verdi, kimi zaman huzur, mutluluk, sakinlik vs.
Yalnızlığın vereceği sonuç, insanın yapısına bağlı olarak ortaya çıkan bir durum bence. Çünkü kimi insan yapı gereği kalabalığı sevmez mesela. Yalnız olmak ona daha çok huzur verir. Kendisini o zaman daha iyi hisseder. Kimi insan yapı gereği yalnızlıktan hoşlanmaz ve hep etrafında birileri olsun ister. O kişiye de yalnız olmak iyi gelmez, psikolojisini bozabilir. Ama yine de her şeyin fazlası ve yetersiz derece azı iyi değildir diye düşünüyorum. Genel olarak baktığımda, insan sürekli yalnız kalmak bir süre sonra alışsa da psikolojisini olumsuz etkileyebilir. Aynı şekilde hiç yalnız kalamaması da artık bir süre sonra o insanı yorabilir.
Genelde yalnız olmayı ve yanlız kalmayı seviyorum.😄 Ama bazen gerçekten insan birilerine ihtiyaç duymuyor değil. Öyle aman aman kalabalık seven biri değilim zaten, sadelik ve azlıktan yanayım. Çünkü az olan her şey kalitelidir.
Yalnızlık bence insanın acil çıkış kapısı. Ne zaman daralsa bunalsa veya kaçış yeri arasa kendine sığınır, en azından ben öyle yapıyorum. Zaten yıllardır hayat mottom belli, kendine yaslanan dik yürür! Ki zaten yanlızlık mecburiyet değil tercihtir.
Huzur buluyorum, yalnızlık insanlar gibi nankör değil. Sen ondan gitmediğin sürece, senden gitmiyor ve huzur bulmayı öğrenirsen, huzurda veriyor mutlulukta veriyor.
Şuanda zarar veriyor bi kaç tane Türk kızıyla ilşikiy, e gir, sem zaten yanlış kalmak istiyorum sonuna kadar tek iyiyim zaten neden bi kaç tanesiyle yatmak istiyorum onuda yazayım ben ulaşmaya çalıştıkça bana gelince herkes namuslu oluyor bu yüzden bi kaç tanesini çatır çatır sonra bidaha hiç aseksüel olmayı düşünüyorum şu sinirimi stresimi atayım da bi
Biraz zarar, biraz da huzur. Çoğunlukla huzur verdiğini söyleyebilirim. Dingin bir ortam, sakin bir kafa, sevdiğim meşgalelerle uğraşıyor olmak... Bundan iyisi yok.
Ben istediğim zaman yalnız kalabiliyorsam bu bana mutluluk verir. İnsan istediğimde de yalnızsam bu hoş olmaz. Bu sıralar mesaj kutum vs kapalı. Pek birini alma havamda değilim o yüzden şu an huzur veriyor. Kafa rahat.
Değisiyor ama yağ bazen huzur bazende insan birine ihtiyac duyuyor ama cogunlukla huzurr tabi ya düsünsene hayatında seni seviyorum diyen biri var ve hep seni yoruyor süpheye düsürüyor kaybetmek istmiyorusun açı cekiyorsun oysa huzur oyle mi ne canını sıkan var nede haddini aşan🙏🏻
Bazen huzur, bazen yoruyor. Niye yoruya gelirsek, tek kaldıkça düşünüyorsun.. düşündükçe kendini soyutluyorsun hayattan. Ha bazen de gerçekten çok güzel geliyor.. yalnızlık farklı bir duygu. İyi de geliyor, kötü de.