Yaşadığımızı düşünüyoruz. Ama gerçekten de bunu yaşadığımızı hissettiren temel olgulara ve algılara büyük çoğunluğumuzun sahip olmadığını düşünüyorum. Burada Tolstoy'un o efsane sözü geliyor aklıma: "Acı duyabiliyorsan, canlısın. Başkalarının acısını duyabiliyorsan, insansın…" Şimdi şunu düşünebilir insanlar, acıyı hissetmek ile yaşadığını hissetmenin ne alakası var? Yaşam, içinde sadece iyi olguların bulunduğu bir çorbadan ibaret değildir. Stresi, siniri, acısı ve öfkesi de onu şekillendirici rol oynar. Ve acıyı hissetmek bence yaşamayı da hissetmenin temelidir.
Yaşamak denirse yaşıyorum, nefes almak denirse nefes alıyorum. Yaşamsal fonksiyonlar güzel çalışıyor da yaşamayı gerektirecek derecede nefes aldığım söylenemez. Bazen nefes almak bile bir mutluluk sebebidir. Bazen gülümsediğiniz zaman kalbinize doğru sıcak bir şeylerin aktığını hissedersiniz. Bazen sadece uykudan uyandığınızda anne karnından yeni çıkmış gibi hissedersiniz. Hiç günahsızsınızdır ve herkes sizin geldiğiniz için mutlu olmuştur ya. Hani bebekleri sevmek için herkes sıraya girer. Hah, işte bu durum tam anlamıyla "yaşamak" dediğimiz olay oluyor. Aksi taktirde yaşamak demek yaşamsal fonksiyonların devamlılığı değildir.
Gayet güzel bir biçimde yaşıyorum. Herhangi bir hastalık ya da kötü bir olay yok başımda. Günümün güzelliklerini yaşıyorum ve olacak en güzel şeyleri yapmaya çalışıyorum.
Yaşıyorum. Oscar'ın dediği tür yaşamak, yaşadıgından keyif almaktır. Bunu şuna benzetebiliriz. Herkes yemek yer, fakat yemekten zevk alan insanlar vardır, onlar sadece hayatta kalmak için yemezler. Bunu yine pekçok şeye benzetebiliriz bu şekilde. Bu da onların makro hali, en büyüğü. Yaşamın her öğesinden, noktasından keyif alınabiliyorsa kişi yaşıyordur. Mesela herkese 500 yıl yaşama şansı versek, herkesin kabul edeceğini düşünürüz ilk anda ama etmeyecekler kesinlikle olacaktır, hatta önemli oranda olacaktır. Kararsızları da ekleyelim buna. İşte kalanlar gerçekten yaşayanlar...
Ben şimdiye kadar hic yaşamadım ve hayatım böyle devam ederse de yaşayacağımı düşünmüyorum. Sadece insanların oksijenini, suyunu, yemeğini tüketen gereksi bir biyolojik varlık olarak görüyorum kendimi.
1,5 yıl öncesine kadar nefes alıyordum.. Artık yaşıyorum hatta 3 yıla yayılabilir bu durum.. Geç bile kalmışım şimdi bakınca.. O kadar saçma şeylere ait olup yaşamışım ki.. :)