Kendimizi başkalarına beğendirmek için yaşamıyor muyuz aslında?

Bir çok kişi "başkaları umrumda değil, kendim için yaparım" diyecektir, ama öyle değil sanki.

İnsan, kendini Öteki'nin gözündeymiş gibi değerlendirir. Yani, aslında okunması için günlük yazarız, başkalarının beğenmesi için süsleniriz bakım yaparız, insanların estetik beğenisine sunmak in sanat yaparız vs.

Evet, günlüklerimizi biri okusa utanırız, belki de hiç okutmayız. Ama kendimiz okurken bile "başkası okusa benim bu dertlerimi anlayıp bana yardımcı olur muydu" diye düşünürüz.

Ya da süslenirken, bakım yaparken, aynada kendimizi izlediğimizde "öteki beni görse beğenir mi" diye düşünürüz. Hanımlar bu yüzden kalçasına bakar, çünkü kalçası arladadır, kendisi göremez, arkasındaki görür.

Biraz Lacan'cı bakış olacak ama "insan, öteki'nin arzusunun nesnesi olmak ister" söylemi bana isabetli geliyor. Eminim karşı tez çok olacaktır ama, şunu düşünün: sosyal canlı olarak, bizi insan yapan, benliğimizi tamamlayan tam da o Öteki'nin varlığı değil midir?
Kendimizi başkalarına beğendirmek için yaşamıyor muyuz aslında?
Cevapla