Biz diyelim, Gönül Çalab' a Mektup yazdık, siz deyin duâ istedik.
Acaba Yaradana ellerimizi açıp duâ ederken samimi mi olmuyoruz. Sadece ellerimizi yüzümüze sürüp öylece mi istiyoruz.
Düşünün ki eski bir zamanlardasınız. Sanayi ve Teknoloji gelişmemiş. Şimdi senin çok uzakta bir tanıdığın bir kişi var. Ama iletişim kuramıyorsun, haber alamıyorsun. Ondan haber alabilmen içinde ancak Mektup yazman icap eder.
Yazmaz isen nereden bileceksin o arkadaşının hali nicedir diye. Bilemezsin elbet. O vakit Mektup yazmalı. Peki mektup hemen gider mi? ulaşır mı? Eski zamanlardasın unutma azizim. Postacı At sırtında gidecekte o mektubu ta Kaf dağına ulaştıracak. Hikaye bu ya. Onca yolu At sırtında götürmek kolay mı? Tek mektup yazan sen misin ki. Her şeyin bir yolculuğu, bekleme yeri ve zamanı vardır. Sen diyorsun ki Allah c. c. bana hiçbir şey vermiyor. Hep başkasına veriyor. Peki istemesini bildin mi? Peki sen Patrona gidip direk bana zam yap diyebilir misin. Hadi dedin sana zam yapacak mı? O vakit ver şeyin usulü erkan-ı var.İşte Dua da böyledir. Sen Mevla' ya mektup yazmaz isen ne bilecek halini. Hadi yazdın o mektup hemen gidecek mi? ulaşacak mı? Hele zahmetli bir yollardan dağlardan taşlardan geçiversin değil mi? Ne kadar meşakat var ise o kadar istek, arzu ve kabul olma ihtimali de yüksek olur. Mevla zaten senin ne istediğini biliyor. Maksat kulum benden istesin der. Bunun zahmetini görmek istiyor senden. Ne kadar seviyor diye sınar seni azizim.
Sen mektup yazdın mı hiç. Yazmadın belli ki. Her kalem kağıda yazar da gönle tesir eder mi? Yazın güzel, kağıdın pak, niyetin halis olmalı ki karşı tarafa tesir etmeli.
Mektup yazmayana davet gelmez AZİZİM. Duâ' larınızın Kabul Olması Dileğiyle...
Mektup Nasıl Yazılır. Hiç Mektup Yazdınız mı? Cevabı Geldi mi Size?
Duayı güzel bir şekilde aktarmışsınız, Allah razı olsun...
Açıkçası duanın usul ve adabını bilmiyoruz çoğumuz. Duanın muhtevasına da sahip değiliz. Hal boyle bir olunca, ne mektup yazabiliyor, ne o mektubun karşılığını beklemek için sabır gösterebiliyor ne de gelen cevaptan memnun oluyoruz...
Hatta Allahû Teâlâ'yı sürekli duaları kabul eden bir merci olarak görüyoruz çoğumuz. Ve dualarımızın kabul edilmediğini düşünüp, içten içe bir kibir kaplıyor içimizi... Yani dua aslında etmesi kolay fakat sonrasında gösterilecek tevekkül noktasında zor bir eylemdir...
Bu konu birden aklıma geldi. Haliç Köprüsü'nün hemen altında Ayvansaray tarafında Ya Vedûd Camii var. Tosya' lı bir hoca. O caminin pek cemaati olmaz. Pazar sabahları Sabah Namazını edâ etmek için bir grup arkadaşlarla oraya giderdik. Çok memnun olurdu. Yine bir sabah böyle bir konu açmıştı yıllar evvel. Duâ nasıl edilir, nasıl hazırlanır, nasıl arz edilir diye. Mektup nasıl yazılır diye başlamıştı. Bu başlık çok hoşuma gitmişti. Ben olayı biraz daha derinleştirmek istedim. Aslında olması gerekeni yazmak istedim. Yorumunuz için çok teşekkür ederim
Mektup yazdığında bilirsin ki o mektubu alan açan okuyan biri var, sana geri dönüş yapan biri var. Burda bir mektup yazıyorsun kurallara uygun şekilde bir gönderiyorsun gökkubbe kapalı gibi ordan ilerisine ulaşmıyor. Mektub sahibine mı gitti hiç gitmedimi bilinmiyor. Sahibinde alsa bile geri dönüş yapacağı hiç bilinmiyor.
mektupyazcomtr ile postaneye gitmeden birbirinden güzel desenli kağıtlara mektup yazabilir ve yine birbirinden güzel desenli zarflarla birde ücretsiz kitap ekleyerek gönderebilirsiniz. googlede mektu yaz yazınca çıkar mektupyazcomtr