Bana ilkbahar ile yazı yaşatırlar. Sonbahar ve kış ayları ölüm, sevdiklerinden ayrı kaldığım, hüzünlü aylar oldu benim için. Çok sevdiklerim, değer verdiğim saygıdeğer büyüklerim, ablalarım, kardeşlerim, dostlarımı kaybettim hep bu aylarda. Hayatıma giren insanlar nadirdir, seçiciyimdir. Kolay kolay güvenemem tıpkı karşı tarafın şüphelendiği gibi. Çok normal bir durum geçmişte iyi niyetinin kurbanı olup acılar yaşadığında ister istemez insan herşeyi , her dakikayı sorguluyor. Önemli olan bir insanın içinin rahat olması. Karşı tarafa dürüst olması, sevmesi, inanması, güvenmesi; karşı tarafında aynı şekilde olduğuna dair inancının olması. Olgunlukla düşünüp, geçmişinde yaşadıklarının etkisinden kurtulup şimdiye daha umutlu bakması, halen iyi kalpli insanların olduğunu bilmesi. Çok özeldir böyle insanlar ama günümüzde gerçekten beklentisiz , içten , samimi, gerçek anlamda varlığı ve ruhu ile yanında olan kaç kişi kaldı? Kişi kendisine sormalı "ben gerçek anlamda ne kadar dürüstüm diye?"
Hayatıma giren herkesi ilkbahar ayına benzetirim. Umut ve güzellik dolu bakarım onlara ilk önce. Sonra insanlara karşı kanaatim değişir. Bazen kış gibi soğuk olurlar, bazen bir ayaz gibi kalbimi üşürler, bazen yaz ayının güzelliği gibi daim kalırlar...