Kapalı yerde kalma korkusuna "klostrofobi" adı verilir. Klostrofobi yaşayan bireyler kapalı alanlarda kaygı ve korku duygusu hissederler. Kapalı alanda kalındığında sağlıklı bir kişi, yardım gelene kadar bir süre bu ortamda durabilirken, klostrofobisi olan kişi buna kısa bir süre bile katlanamaz.
Doç. Dr. Nurhan Fıstıkcı ve Empatist Ekibinden Merhaba!
Sizin de belirttiğiniz gibi "kapalı yerde kalma korkusuna 'klostrofobi' adı verilir. Klostrofobi yaşayan bireyler kapalı alanlarda kaygı ve korku duygusu hissederler."Zira bu durum mutlaka tedavi edilmesi gereken bir durumdur. Unutulmamalıdır ki klostrofobi kolaylıkla tedavi edilebilir ve insanlar durumdan kurtulabilir. Bazı insanlar için, klostrofobi yaşlandıkça kaybolur. Aksi takdirde, aktif ve doyurucu bir yaşam sürmek için korkunuzu ve fiziksel semptomlarınızı tedavi etmenin ve tetikleyicilerinizi yönetmenin farklı yolları vardır. Tedavinizi ertelemeyin ve hemen bir profesyonele danışın.
Klostrofobisi olan birçok insan, bozukluklarını tetikleyen alanlardan kaçınır. Bu uzun vadeli bir çözüm olarak işe yaramaz. Çünkü sonunda kendinizi korkunç ama kaçınılmaz bir durumda bulabilirsiniz. Yine de bu hissi yaşadığınız anlarda bu duygu ile başa çıkmanın yolları vardır. Başınıza benzer bir durum geldiğinde, size bu durumu yönetmek için bazı ipuçları vermek isterim;
Her nefeste üçe kadar sayarak yavaş ve derin nefes alın.
Saatiniz ile geçen zaman gibi güvenli bir şeye odaklanın.
Korkunuza ve endişenizin geçeceğini tekrar tekrar kendinize hatırlatın.
Korkunun mantıksız olduğunu tekrarlayarak duygularınızı tetikleyen duruma meydan okuyun.
Sizi sakinleştirecek bir yere veya anı görselleştirin / hayal edin ve zihniniz ile ona odaklanın.
Duygularınıza karşı direnmemek de önemlidir. Duygularınızı durdurmak isteyebilirsiniz, ancak durduramazsanız endişeniz artabilir ve hisleriniz daha da kötüleştirebilir. Bunun yerine, duygularınızın gerçekleştiğini kabul edin. Bu duyguları deneyimlemenin normal olduğunu kendinize hatırlatın. Bu duyguların hayatınızı tehdit etmediği geçeceğini unutmayın.
Bu ipuçlarından bir veya birkaçını deneyip sonuç alır iseniz lütfen bizlerle paylaşın...Sevgiler...
Fobilerin alt sebebinde içe bastırılmılş ve ifade edilememiş korkular yatıyor. Bu korkular genelde çocukluk çağlarına ait oluyor. Bu çalışma için hipnoz da yaş geriletme tekniği kullanılıyor. Bu psikanalizci bakış açısı.
Bilişsel bakış açısı şu an yoğunlukta uygulanmaktadır. Bilişsel bakış açısına göre kişi yaşamı boyunca minik minik korku duyacağı anlar yaşar çaresizlik duygusunu 4 duvar arasında kalmış olduğu duyguları yaşar bu duygular yıllardır bilinçaltını kaygıya programlar. Bunun kökeninde yaşanmış bu kaygı dolu anlara mizacın etkisiyle yanlış anlamlar yüklenmesidir (düşünce duygu davranış üçlüsünü araştırın ) bu kişilerin tedavisinde önce yıllardır yaşanan o küçük kaygı olayları ele alınır ve düşünce çürütme tekniği olaylara doğru düşünceler verilip beynin kaygıyı öğrenme sürecini tersine çevirmeye çalışırlar. Bu bana göre biraz uzun sürmekle birlikte en işe yarayan yöntemdir.
Bir diğeri şise davranışçı yöntemdir ve bana göre çok işkenceli bir yöntemdir. Korkulara maruz kalarak korkuyu yenmeye dayanan bir terapi çeşididir. Yani seni kapalı alana sokuyorlar ve çeşitli gevşeme nefes egzersizleri ile sana fobini atlatmaya çalışıyorlar. Ama benim gözlemlerime göre bu yöntemle fobiyi atlatsanız bile başka bir fobi ortaya çıkıcak çünkü kaygı üreten mekanizma düzeltilmemiştir biri gidiyor yenisi geliyor. Ben çalışmalarımda bilişsel yöntemi kullanıyorum çok iyi işe yarıyor sadece azim ve sabır gerekiyor
@Turâr Evet gerçek korkulardır hayali şeyler değildir. Ama şu anki bilinçli aklımızla bize çok korkulu şeyler gelmeye bilir. İnsan yapısının şöyle bir özelliği var. Zihin duygu beden üçlüsü bir hireyarşik düzenle çalışır hepsi birbirini tamamlayarak yaşar bir puzle parçası gibi. Zihinde veya duyguda bir aksilik olduğunda bastırılmş ifade edilememiş duygular bunlar hastalık dediğimiz şeyler ortaya çıkardır. Psikanaliz bunları özel olarak incelemeye çalışmıştır. Mesela çocuk wc sini yaparken acele et diyen bir annsi varsa bu çocuk büyüdüğünde kendine yetememe duyguları içinde olan birisi olur. Bunun gibi.
@Turâr OKB nin farklı boyutları oluyor kimisinin dinsel takıntıları var kimisinin cinsiyet ile ilgili. Ya dinden çıktıysam ya guslü tam alamadıysam ya eşcinsel isem gibi. Takıntıyı oluşturan mekanizma bozulduğunda kişinin mizacına göre takıntılar ortaya çıkar bunlar bildiğimiz takıntılardan çok farklı olabiliyor.
@Turâr Hayır eşcinsel olmuyorsunuz bu sadece bir takıntı. Buna sahte eşcinsellik diyorlar. Bu bazılarında o dereceye varıyor ki beyin gerçek bir eşcinsellerde olan davranışları bile üretebiliyor ve kişi artık eşcinsel olduğuna inanıyor bazı doktorlarında buna doğru teşhis koyamaması sonucu sen eşcinselsin diyerek kabullendirme çalışması yapmaya başlıyorlar
@Turâr Evet öyle oluyor. Ama eşcinsel olsan bunu bilirdin emin ol. Mesela nasıl ki erkek bedeni taşıdığından şüphen yoksa eşcinsel olduğundan da şüphen olmazdı. İstersen özelden bana durumunu detaylıca anlat sana bir değerlendirme de bulunayım
O gün kısa bir süre önce ayrıldığım sevgilim twitter hesabından, küfür içeren bir twit atmış. Tabi ki bütün abazanlar da bunun başına üşüşmüş. Bende o gün Bursa-Burtom Tanı Merkezinde MR'a gireceğim. Ben bunun Twiti gördüm, üstüme garip bir sıcaklık çöktü. İnadına öyle giyindim, kuşandım, yanımda ki arkadaşıma da dedim ki hastaneden gelene kadar 1-2 tane kızla tanışacağım. Dememe kalmadı, beni 2 tane kız karşıladı orada. Bende bir havalar bir havalar, ardı önü MR' diyorum arkadaşıma ne olacak. Ben bir odaya girdim, cihaza uzandım ve başımı nasıl koymam gerektiğini gösterdi bana arkadaş. Sonra MR cihazının içine doğru gitmeye başladım. Tamamen içine girdikten 2 dakika sonra kalp atışlarım hızlandı. 3 dakika sonra gözlerim kararmaya başladı ve sabit duruşumu bozdum. Bana diyor ki kıpırdama, lan ölüyorum.. Beni dedim çıkartın buradan, başıma topladılar su falan verdiler. Kağıt gibi oldu dudaklarım , yüzüm.. 😂😂 1-2 denemeden sonra net bir şekilde sonuçlandı olay ama o hissi hiç unutmam.
Bence korkunun çözüm yolu korktuğun şeyin sana zarar vermeyeceğini bilmek olmalı. Zararsız bir şeyden korkmazsın sonuçta değil mi? Eğer asansörde kaldığın zaman sana zarar gelmeyeceğini fark edersen korkman için bir sebep de kalmaz. Yani korkunun üstüne gitmek (kendine zarar vermeyecek biçimde tabi ki) korkunun yenilmesinde işe yarar bence.
Bende de var hatta maden mühendisiyim ama yeraltına gire çıka kalmadı yani beynine hükmederek yenilir beynin sana hükmediyor sen ona et durumu kontrol et şimdi diğelim kapalı alandasın kendine şunu de yeterli oksijen var mı var beni öldürcek bişey var mı yok şu an herşey istediğim gibi burda günlerce yaşarım dersen bu etki azalır
Kapalı alan dar olursa bende kaldıramam aslında bu korku değil benim için boğulma gibi bir şey sanırım. Ben kapalı bir alanda kalsam sakinldşmeye ve kendimi kasmamaya çalışırım güzel şeyler düşünmeye çalışırım kendimi zorlarım. Ve o alandan kurtulacağımı düşünüp kendimi motive etöeye çalışırım.
En korktuğum ölüm türüdür. Bir yerde sıkışarak ölümü beklemek. Daracık bir mağarada kaybolmuş birisi olarak bu duyguyu anlıyorum. Tıbbın konusudur bu. Ama korkularla da yüzleşmek lazım bence
1
2 Yorumla
Soran
+1 yıl
Evet sıkıntılı ama kabullenmek lazım her şartlara. Van ve Gölcük depreminde enkazda kalanları düşün...
Ay fotoğrafa bakınca bile kötu oldum. Bir an kendimi oyle hissettim. Çok kötu bir yer ya. Ben asansörde bile duramiyorum. Nefesim kesiliyor. Elim titriyor.
Ben de çok yoktur yani MR felan girerken sorun yaşamadım hiç bir zaman ama şu fotoğrafta ki bir durumla karşılaştığımızda ve öyle bir pozisyon da kalmak zorunda olduğumuz da ben korkusu olan veya olmayanın çok fazla sakin kalacağını zannetmiyorum.
Klostrofobim yok ama resimdekinin kaldı yerde bende duramam
2
0 Yorumla
Gizli Üye
(25-29)
+1 yıl
Evet bende var çok sinir bozucu odamın kapısı ya da asansörün kapısı kapandığında korkmuyorum ama çıkamayacağımı mahsur kaldığımı anladığım an of anlatamam yani öyle söyleyim.
Ben de var. Yenmek çok zor uğraşma derim. Mesela dar alanlarda nefesin falan kesiliyor kalbin sıkışıyorsa seninki aynı benimki gibi ileri düzey ve düzelmez
Doç. Dr. Nurhan Fıstıkcı ve Empatist Ekibinden Merhaba!
Sizin de belirttiğiniz gibi "kapalı yerde kalma korkusuna 'klostrofobi' adı verilir. Klostrofobi yaşayan bireyler kapalı alanlarda kaygı ve korku duygusu hissederler."Zira bu durum mutlaka tedavi edilmesi gereken bir durumdur. Unutulmamalıdır ki klostrofobi kolaylıkla tedavi edilebilir ve insanlar durumdan kurtulabilir. Bazı insanlar için, klostrofobi yaşlandıkça kaybolur. Aksi takdirde, aktif ve doyurucu bir yaşam sürmek için korkunuzu ve fiziksel semptomlarınızı tedavi etmenin ve tetikleyicilerinizi yönetmenin farklı yolları vardır. Tedavinizi ertelemeyin ve hemen bir profesyonele danışın.
Klostrofobisi olan birçok insan, bozukluklarını tetikleyen alanlardan kaçınır. Bu uzun vadeli bir çözüm olarak işe yaramaz. Çünkü sonunda kendinizi korkunç ama kaçınılmaz bir durumda bulabilirsiniz. Yine de bu hissi yaşadığınız anlarda bu duygu ile başa çıkmanın yolları vardır. Başınıza benzer bir durum geldiğinde, size bu durumu yönetmek için bazı ipuçları vermek isterim;
Bu ipuçlarından bir veya birkaçını deneyip sonuç alır iseniz lütfen bizlerle paylaşın... Sevgiler...
Teşekkür ederim :)