Kendiniz yaşamadığınız sürece asla bilemezsiniz. Sadece tahmin edebilirsiniz. Bedensel ve ruhsal açıdan yüzde yüz sağlıklı bireylerin bile güçlükle yaşadığı bu dünyada, engelli olmak gerçekten zordur.
Hiçbir şeyi ama hiçbir şeyi duyamadığınızı düşünün.

İnsanlar sürekli dudaklarını oynatıyorlar ancak hiçbir şey olmuyor, devamlı kıpırdayan dudaklar ve sonsuz sessizlik... Kendi aralarında sohbet edip gülüşüyorlar ama bütün bunlar sizin için hiçbir anlam ifade etmiyor. Sessizlik, herkesi ve her şeyi anlamsızlaştırıyor sanki.
Sokağa çıkmadan önce bile iki kez düşünmeniz gerekiyor. Bir araba size çarpmamak için kornaya bassa, duyamazsınız. Bir yakınınız size selam vermek istese, seslenemez. En basitinden yolunuzu kaybetseniz, kimseye adres soramazsınız. Kimseye yardıma ihtiyacınız olduğunu söyleyemezsiniz.
İnsanlar duygu ve düşüncelerini paylaşmak için konuşmak istemez mi?

Elbette ister. Sevdiği insanın karşısına geçip tüm duygularını açık açık söylemek ve kalbindeki aşkı onunla paylaşmak ister. Öfkelendiğinde ağız dolusu sövmek, üzüldüğünde bağıra bağıra ağlamak, mutlu olduğunda cıvıl cıvıl konuşmak, pişman olduğunda "özür dilerim" demek ister bütün insanlar.
Bazen çeşitli nedenlerden ötürü duygu ve düşüncelerini açıkça söylemez insanlar. Bu durum onları çok üzer ve kızdırır. Şimdi, ömrünüzün sonuna dek asla konuşamayacağınızı hayal edin ve neler hissedebileceğinizi düşünün. Endişe? Öfke? Hüzün? Huzursuzluk? Acı?
Acaba diğerleri benim hakkımda ne düşünüyor?

"Yoksa onları duyamadığım ve sohbetlerine katılamadığım için benden sıkılıyorlar mı?
Bana acıyorlar mı?
Beni küçümsüyorlar mı?
Beni biraz garip mi buluyorlar?
Beni seviyorlar mı sevmiyorlar mı?
Benim hakkımda ne konuşuyor olabilirler?
Ben onların yanındayken bile rahatlıkla dedikodumu yapabilirler. Benimle dalga geçebilirler. Ben bunu hiç fark etmeyebilirim. Ne kadar üzücü..."
Bazen en ufak bir iş bile gözünüzde büyür.

"Ya karşımdaki kişiyi dudak okuyarak anlamaya çalışırsam ama yanlış anlarsam?
Ya gideceğim yerde işaret dili bilen kimse yoksa?
Ya kimseye derdimi anlatamazsam?
Ya yolda yürürken bir arabanın kornasını duymadığım için kaza geçirirsem?
Ya yolda yürürken insanlar bana acıyarak ve küçümseyerek bakarsa?"
Kendinizi çok değersiz hissedebilirsiniz...

Neredeyse her şeyin duyabilen ve konuşabilen "sağlıklı" kişilere göre tasarlandığı bu dünyada kendinizi gereksiz birisi gibi hissedebilirsiniz. Aslında bu durum, bütün engelliler için geçerli. Onların varlığı göz ardı ediliyor ve dünyadaki her şey "engelsiz bireyler" düşünülerek yapılıyor.
Ancak şunu unutmamakta yarar var; dünyadaki hiçbir insan mükemmel veya kusursuz değil. O yüzden engelli insanların varlığını unutmayın ve bir şey yaparken onları da düşünün.
Duygularını yeterince dile getiremeyen insanlar depresyona sürüklenir.

Çoğu insan deşarj olmak yani rahatlamak için konuşur. Ya konuşamayan bireyler ne yapsın? Çoğu insan duyduğu sesler sayesinde huzur bulur, huzur bulamasa bile çevresini doğru ve rahat bir şekilde algılaması için işitme duyusu şarttır. Ya işitemeyen bireyler ne yapsın? Onlar çevrelerini nasıl algılasın ve iletişim kursun?
Bütün bunlara toplumun anlayışsızlığı, düşüncesizliği ve ön yargıları da eklenince engelliler için mutsuz bir yaşam kaçınılmaz oluyor.
Her şey bizim elimizde.

Engelli bir insan görünce ona acıyarak bakmak yerine gayet normal davranmak, yürüme veya görme engellilere özel hazırlanmış yolları/yerleri işgal etmemek, en azından "onların derdini anlayacak kadar" işaret dili bilmek zor değil. Bunlar çok basit şeyler. Ancak şu basit şeyler, o insanların daha huzurlu ve mutlu bir yaşam sürmesini sağlayabilir.
Aşk İlişkileri
Üniversite Tercih
Gündem
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar