Korkularının Esiri misin? Kurtul Prangalarından!

Korkularının esiri misin? Kurtul prangalarından!

İnsanoğlunun harekete geçmesini, mutlu olmasını, hayatı diğer insanlarla benzer çizgide yaşamasını zorlaştıran en büyük engellerden biridir korkular. Bir köpekten korkmak insanı yolda yürürken tedirgin eder, bir kadının yalnız kalmaktan korkması, yaşamına devam edemeyeceğini düşünmesi onun yaşadığı hayatı da yaşayacağı hayatı da olumsuz etkiler. Bu ve bunlar gibi onlarca çeşit korku hayatımızın içinde, yanı başımızda bize hayatı olduğundan daha da zorlaştırıyor. Peki korkularımızından sıyrılmanın bir yolu var mı? Elbette!

Kaybedecek prangalarınızdan başka neyiniz var?

Kadın sıkıcı, boğucu hayatının içinde ev işleri, para kazanma derdi, eşinin işsizliği gibi dertler ile uğraşırken bir yandan da oğlunun daha rahat bir gelecek kazanması için çaba sarf ediyordu. Artık kendi hayatından tamamen geçtiğini düşünüp sadece çocuğu için yaşadığını sanıyordu. Oysa duyguları tüm olumsuzluklara rağmen ölmemiş hala içinde küçükte olsa bir yaşam pırıltısı yerli yerinde duruyordu. Her ne kadar farkında olmasa da.

O gün işe gitmek için evden ayrıldı. Otobüs durağına geldiğinde eski bir dostuyla karşılaştı. Ne hoş bir tesadüf olmuştu. Yine mutsuz bir sabahın içindeyken yüzünde ani bir gülümseme belirdi. Kısa bir nasılsın faslından sonra akşam iş çıkışı kahve içmek üzere buluşmak için sözleşerek kendi yollarına ayrıldılar. Akşam olduğundan kadın kararlaştırdıkları kahvecide beklerken telefonuna bir mesaj geldi:

Acil eve gelmelisin!

Hemen arkadaşını arayarak bin bir özür ile eve doğru yola çıktı. Geldiğinde ise karşılaştığı manzara gayet normaldi. Peki eşi neden bu mesajı yollamıştı. Yolda kalp atışlarının hızından bir ara neredeyse nefesi kesiliyordu. Kızgındı. Ama elinden bir şey gelmiyordu. Yalnız kalma, çocuğunun babasız büyüme korkuları tüm bedenini ele geçirmişti. Gecelerde artık uykusuz geçiyordu. Tüm uyku düzeni sarsılmıştı ve sadece küçük bir mutluluk paresi arıyordu.

Sabah yeniden işe gitmek için evden ayrıldığında karşısına 3 sokak köpeği çıktı. Aslında zararsız olan bu köpekler kadını öyle korkuttu ki o yoldan otobüs durağına geçemeyerek işe geç kaldı. Gitmek zorunda kaldığı yol ise deniz kenarıydı ve kadın denizden de korkuyordu. Tüm korkularını yenmek için bir sebebe ihtiyacı vardı. Ama hayatında onu korkularından arındıracak hiçbir sebebi yoktu! Yaşadığı hayata çocuğu olmasa neredeyse lanet edecekti.

Korkularının Esiri misin? Kurtul Prangalarından!

Hiç ummadığı anda düşünmediği bir gölge belirdi karşısında. Bir adam uzaktan uzağa ona bakıyordu iş yerinin kapısını önünde. O da adama bakmaya başladı. Gözlerini adamdan kaçıramıyordu. Öyle bir çekim gücüne kapılmıştı ki kurtulması imkansız ama bir kadar güzeldi. Bu kendini içine çeken kuvvete teslim oldu. Sonra birden korkuları aklına geldi ve hemen iş yerine kaçtı. Tüm gün adam aklından çıkmasa da o da dışarı çıkamadı. Mesai saati bitip eve dönüş vakti geldiğinde titreyerek dışarı adımını attı. Kafasını sabah gördüğü gölgenin yönüne çevirdiğinde sabah gördüğü adam ile gözleri uzun zaman görüşmeyen sevgililer gibi birbirine kavuştu. Biraz bakakalsa da eve gitmek zorundaydı ve bu çekim gücünden kurtulup eve döndü. Daha sonraları her sabah iş başlangıcı ve her akşam iş çıkışı adam ile gözleri buluşup sevişiyor sonra normal rutinine dönüyordu. Aşk, sevda, sevgi. Hiçbiri değildi yaşadıkları. Korkularından arınan bir bedenin kurtuluş şarkısıydı.

Korkularının Esiri misin? Kurtul Prangalarından!

Bir sabah iş yerine geldiğinde gölge adamı göremedi. Akşam iş çıkışı da gözleri onu aradı ama yine göremedi. Yaklaşık 1 ay kadar her sabah ve akşam o gölgeyi görebilmek için dua ederek adamın her zaman durduğu yere baksa da adamı hiç göremedi. Ama bir akşamüstü sanki mucizeymiş gibi gölge adam aynı yerinde belirdi. Gözlerinde hüzün ve mutsuzluk ifadesi vardı. Sanki gülümseme sebebini kaybetmiş gibiydi. Adam birden arkasını dönüp küçük adımlarla yürümeye başladı. Kadın bu çekim gücüne karşı koyamadı ve adamın peşine takıldı. Önce bir sürü sokak köpeğinin olduğu bir sokaktan geçtiler. Kadın korkmadı. Daha sonra iskeleye yürüdüler ve karşıya geçen ilk vapura bindiler. Kadın denizden korkmasına rağmen yine korkmadı. Hatta üzerinde müthiş bir rahatlık hissediyordu. Vapur iskeleye yanaştı, vapurdan inerek yürümeye devam ettiler. Bir süre sonra kapalı çarşının içine girdiklerinde kadın aniden buz kesti. Karşıdaki masaya bakakaldı. Yerinden kıpırdayamadan masayı izliyordu. Masada eşi başka bir kadının ellerini tutmuş o kadına sevgi sözcükleri fısıldıyordu.

Hakettim.

diye düşündü kendi kendine. Ve arkasına dönüp tüm yok olan korkularını çantasına alarak eve doğru yola koyuldu. Çekim gücü bitmişti. Korkular mutluluğun çekim gücünü yenmişti. Kadının hayatındaki en mutlu anları ona yaşatan eski sevgilisi gölge adam ise tekrar gölge olup karanlığına karıştı. Kadın artık hayatındaki tüm korkularıyla baş başa kalmıştı.

Peki nasıl kurtulur insan bu korkulardan?

-Egolarınızdan tamamen kurtulamazsınız, ama onların esiri olmayın. Özür dilemeyi bilin, diletmesini de.

-Cesur olun. Ne karar alırsanız alın arkasında durun.

-Korktuğunuz şeyin farkında olun ve onu iyi tanıyın.

-Onu yenebileceğinize inanın.

Küçük korkuların hayatınıza büyük etkiler bırakmaması dileğiyle.

#HerHayatBirHikaye

Korkularının Esiri misin? Kurtul Prangalarından!
Cevapla