Yaşadığım tüm anlarda, aldığım yaralar güven duygumu kaybetmeme sebep oldu.Herkese karşı bir güven kalkanım var. Çünkü onlardan yara aldığımda güvenmemiş olmamın, canımı daha az acıtacağını düşünüyorum.
Bu değişmez bir kaide. En yakın arkadaşınız ve hatta bazen kardeşiniz bile yapar bunu. Şaşırtıcı gelir ilk önce, ama yinelendikçe onlara benzeyip umursamaz tavır gösterirsiniz.
Herkese şüpheyle yaklaşmak bir hastalık gibi kemirir
Eşime karşı da böyleyim, çünkü yalanlarını yakaladım. Yalan yere, yeminlerini yakaladım. Anneme de böyleyim, verdiği sözleri tutmadı. "Seni bırakmayacağım." Dedi ve beni yalnız bıraktı.
İnsanın kimsesi olmuyor bu şekilde
Etrafınız arabalar, anne ve eş dostla çevrili. Mutlu rolü yapıyorsunuz onlarla birlikte. İki dakika sonra, arkanızdan konuşacağını bile bile. Yalandan gülmeye ve hatta yalandan sevmeye alışmış herkes.
Bu dünyada yalnız kaldım.Yalnız ve sevgisiz kaldım. Herkese karşı güvensiz kaldım. Ama böylede mutluyum. Kimsenin beni üzmesine, ona güvenerek izin vermiyorum artık.
Bilemiyorum sanırım aynı duyguları paylaşıyoruz. Fakat benimki güvensizlikten ziyade onları koruma iç güdüsü uzak duruyorum ki onları üzmeyeyim. Çünkü çok yara, darbe almışsanız sertleşiyorsunuz. Mesela dirseğinizin üzerinde durursanız sürekli dirseğiniz ilk zamanlar acır, daha sonra sertleşmeye başlar. Vücudün bile acıya reaksiyonu bu yöndedir.
Bir zamanlar herkesin ikinci bir şansa ihtiyacı vardır derdim ama kimseye bir şans bile vermeye değmez. Tek güvendiğim gerçek dostlarım kangallarimdi ama onlar da yok artık. Yine de kangallar tek dostlarim
0
0 Yorumla
Gizli Üye
(30-35)
+1 yıl
Bende aynı düşüncedeyim seninle ama anaların yeri başkadır. Gene de şüphe insanı daha tetikte tutuyor.
En İyi Cevaplar