Bu yazımı; "ben korkak bir kızım" adlı paylaşımdan cesaret alarak yazıyorum. Kendimi gizleme ihtiyacı da duymuyorum.
Benim benimle olan kavgalarım...

Benim, kendimi keşfetmem ortaokulun sonlarına doğru oldu. Hem yetiştirilme tarzından hem de ergenliğe giriyor olmanın etkisiyle sorulara sorgulamaya başladım hayatı, kendimi, çevremde olup bitenleri...
Çoğu zaman yalnızdım. Utangaç, çekingendim.

Sorunlu ergenlik...
Sıkıntılar bitmezmiş gibi aksine büyümeye devam ediyordu. 16 yaşıma kadar altımı ıslatırdım. Kardeşlerimin alaycı tavırları, kolu komşunun iğrenç lafları... Üstüne ergenlik de gelince içinden çıkılmaz bir hal almıştı herşey. Çocukluğumun, belkide yetiştirilme tarzımdan dolayı oldukça sakin geçti ergenliğim. Dışardan öyle görünüyordu ama iç kavgalarımın gürültüsü bitmek bilmezdi. Bu kavgalar her gece yastığa bir gözyaşı damlası olarak düşüveriyordu, beraberinde biraz isyanla birlikte. Hep neden diye sordum. Neden, neden neden?...
Lisede bir kızı sevmiştim ama sadece ben biliyordum. Tabii sonradan öğrendim ki başkasıda onu seviyormuş. Zaten benim sevmeye hakkım yoktu ki. Ne kıza söyleyebildim ne de itiraz edebildim. Okul arkadaşlarım tarafından hep alay edilirdim, herkesten farklı yorum yaptığım için, hep soru sorduğum için. Vasat bir öğrenciydim, sorunlarım olmasaydı belki daha iyi bir öğrenci olabilirdim.

Hep mi kötüler kazanır?..
Lise bitti bitiyordu, üniversiteye geçiş yapıyorum artık.
Hala utangaç ve çekingendim. Herkes soğuk bir insan olduğumu söylerlerdi. Erkeklerin hovardalığı, zevklerine düşkünlüğü, kızları kullanmaları, küfürlü konuşmaları arkadaş edinmemi güçleştiriyordu. Buna rağmen böylesi insanların toplumda, özellikle de arkadaş çevrelerinde ilgi görüyor olmalarını hazmedemiyordum. Kızları da çoğu zaman, bu insanların yanında gördüğüm için midir bilmiyorum ama anlayamıyordum.
Kızlarla daha iyi anlaşabileceğimi düşünüyordum yine de, ki hala böyle düşünüyorum, ne yazık ki hiçbir kıza da yanaşamıyordum. Ne bir kötülüğüm, ne bir alçakça tavrım oldu kızlara. Arkadaşça da olsa konuşamıyordum hiç. İçime kapanıktım.

Sevincim kursağımda kaldı...
Üniversiteden sonra bir şekilde bir kızla tanıştım. Birbirimize açılmamız bayağı zaman aldı. Çok seviyorduk birbirimizi. İlkimdi, çok değer veriyordum ona. Bırakın dokunmaya, bakmaya bile kıyamıyordum. Yaklaşık 2 yıl sürdü beraberliğimiz. Bu süre zarfında ne ona ne bir başka kadına hiçbir dokunmuşluğum olmadı. Zaten cinselliğin de evlilikte yaşanması taraftarıyım.
Ben evlilik düşünürken onunla, o ise bir mesajla ayrılmak istediğini söylesin. Nedenini bilmek hakkımken hiçbir şey söylemedi. Onu rahatsız etmememi istedi benden. Böylelikle hevesim de kursağımda kalmış oldu.
Şimdi ki ben...
Şimdiyse, çok şükür bir işim var, sağlıklıyım. Güzel bir istkrar sağlayıp evlenmeyi düşünüyorum ama...
Hoş, yine yalnızım. Kimsem yok çevremde. Ama en azından eskisi kadar sorun etmiyorum sanırım. Yine de insan dertleşecek sıkı bir sırdaş arıyor. Öyle değil mi?...
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer
En İyi Cevaplar