Odaklanabilmek ve Farkındalık!

Yargısız bir şekilde şimdiki ana odaklanabilmek ve farkındalık!


Şu an bu satırları okurken görüyorsun. Aynı anda nefes alıyor, bir şeyler duyuyorsun. Bunlara sahipsin tamam. Ama hiç fark ettin mi bunları? Şu an 10 saniyelik bir derinlik ile bir farkındalık yaşayabilirsin.


Bu 10 saniyede düşün; bu mucizevi şeyler bir anda iflas etse! Birer birer seni terk etse! Korkunç değil mi? Görememek,duyamamak en önemlisi nefes alamamak. Göremeyen ve duyamayan kişiler için d bu tersi şekilde ilerleyebilir.


Her an kendimize farkındalık yaratabiliriz. Bunu okuduğun yer bir telefon ise ona dokunduğunu fark et.


Yürürken adım attığını ve yere bastığını fark et. Hisset. Düşünebildiğini fark et...


Bir gerçek var bilinmeyen. Biz bir karar vereceğimiz zaman beyin tam 6 saniye önce karar veriyor! Evet gerçekten beyin 6 saniye önce aslında yapacağımız şeyleri komutluyor.


Bunu şu an deneyebilirsiniz. Olduğunuz yerde öylece kalın. Hareketsiz şekilde durun. Ve ilk oluşan en ufak bir hareketinizi isteyerek mi yapıyorsunuz bakın. Sağ elinizi birden kaldıracağınızı düşünün ve aniden kaldırın. Ama o an başka şeyler de yapacaksınız mutlaka. Ya gözünüz oynayacak ya elinizi birden tekrar indireceksiniz.


Bir şey mutlaka isteğiniz dışında gelişecek. Farkında olmadan olacak:). Ayak baş parmağını oynatmak, bacağını sallamak, ellerini kütletmek vs... Bunlar farkında olmadığımız bazı hareketlerimizdir.


Kendinizi unutmayın, bu 6 saniyeyi olabildiğince aşağıya çekmeye çalışın. Bilinçaltından kurtulun. Öğretilerden kurtulun. Söylediğim anlaması güç, zor ya da imkansız görünse de öyle değil.



Bu günlük hayatınıza mutlaka katkı sağlayacak. Bir insanı,bir sevgiliyi üzmeyi kim ister? Kim karısını,kocasını üzmek ister? Farkında olmadan yapılan her hareket mutlaka bazı yanlışlar getirir.


Kimse mutsuz olmak için,tartışmak için,kavga etmek için bir araya gelmez. Bu olaylar gelişirken kimse sonrasında üzüleceğini bilmez. Ağzından çıkanlara,fiziksel hareketlerine dikkat etmez. Farkındalık bunlar için gereklidir.


Biz şimdiki zamandayız ve bir şeyler hızla akıyor.



İçinde bulunduğumuz an ve anı yaşamak dediğimiz şey belki şöyle anlamlı kılınabilir.Şu an. O bir geçiş anıdır. Yaşanmışlık geçmiştedir.


Şimdiki zaman ise geçmişe eklenen bir geçiştir. Say, 1-2-3... ve gelecekten geçmişe 3 saniye gitti az önce. Yaşanmışlığı geçmişe eklendi. Sen yine şimdiki zamandasın ve gelecek hızla akıyor.


Geçip giden o anı düşünüp hafızaya yer etmek mi güzel? Yoksa geçiş döneminde fark edip,geçmişe eklendiğini bilip onu unutmak mı? Her anı içinde fark edip yaşamak ne kadar anlamsız olabilir ki? Bu mutluluktan,başarıdan başka ne getirebilir? Olumsuzlukları bile o geçmiş kuyusuna atabilmek ne güzel!


Farkındalık her kapıyı açan bir anahtardır. O her an seni bilinçli tutar. Olaylara anında cevap verebilmeni ve "Ne yapacağım?" sorusuna doğru cevapları verebilmeni sağlar.



Hayat önceden hazırlanmış cevapları asla tekrarlatmaz. Ona hazırlanamazsın. Hayata hazır olamazsın.


Kendini hayatın rüzgarına bırakıp o geçiş döneminde yaşarsan başarılı olabilirsin... Farkında olabilirsin... Rüzgârlar sen direndiğin için kuvvetli ve güçlüler. Bırak kendini ve rüzgârdan bir parça ol. O zaman seni zorlayabilmeleri mümkün değildir.

Odaklanabilmek ve Farkındalık!
Cevapla