Birinci bölümü kaçıranlar için: Tıklayınız
Bunların hepsini çok değil 22 gün içinde tamamladı, çünkü o toplantıdan tam 22 gün sonra yılsonu toplantısında sunum yapmamı istiyordu. "Sunum slaytlarını kitapçık olarak zaten dağıtacağız bu nedenle sunumu yaparken, katılımcıların slaytları değil, senin herkesten sakladığın, bu attığın maillerdeki fikirlerin sahibi olan Glosso’yu görmelerini ve bu fikirleri üretirken sen neler hissediyorsan, nasıl bir ruh haliyle hazırladıysan sunum sonunda katılımcıların da aynı duygularla salondan ayrılmalarını sağlaman gerekiyor, uyuyan kimse olmamalı" dedi. Abov o nasıl bir şey olacak ki dediğimi hatırlıyorum içimden.

İlk sunumum 30 kişilik ikinci sunumum 24 kişilik üçüncü sunum sadece bölge müdürlerinin ve direktörümün katılacağı 48 kişilik gruplardan oluşacaktı ve asıl bomba gelecek yıl vizyonun anlatılacağı son günde sabah ilk üç oturumda tüm birimlerin, satış ekibinin, yönetim kurulu ve icra kurulu başkanın da katılacağı 843 kişiye sunum yapacak ve son oturumda sözü direktörüme bırakacaktım.

Hea gene bütün işi ben yapacağım kaymağını başkası yiyecek derken birden beynimde şimşekler çaktı. Bana bakacak 1686 göz, soru sorabilecek 843 ağız ve oturumların şirket arşivine eklenmesi için kayıt yapacak 1 kamera ve 1 fotoğrafçı. Belleklerden asla çıkartmayacağım bir 3 saat.

Aldığım gazla daha sonra bir restoranda kavga çıkarttım. Aslında böyle bir niyetim yoktu, sipariş hem geç gelmiş, hem de soğuk gelmişti; normalde olsa yer giderdim ama yemedim. Müşterilerin arasında bağırıp, çağırıp; şefi yanıma getirtip fırçayı kayıp; içtiğim sodanın parası için Amerikan filmlerindeki gibi masaya 5 lira fırlatıp çıktım. Onca para yığını içinde cebime hiç bakmadan o beşliği 1,5 saniye içinde nasıl bulup çıkarttığımı bilmiyorum. Elime o an 100’lük gelse onu fırlatabilirdim. Gerçi yine kekelemiş ve yüzüm kıpkırmızı olmuştu ama çıktığımda rahatlamıştım. Fight Club’daki anlatıcı gibi hissettim kendimi.

Şimdi restoranda kavga ederken terlemiyorum ve aradan geçen 8 senenin ardından ilk defa geçen hafta yeniden kan basıncımın yükseldiğini hissettim ki hakikaten büyük bir kriz ortamı hakimdi. Zaten sadece bi’ yokladı geçti öyle. Zaten bu benceyi kaleme almamın bir sebebi de o oldu. Nicedir sorular içinde özgüven eksikliği konulara benzer şeylerle cevap veriyordum ama o flushing sonrası artık ne zamandır flushing yaşamadığımı düşünmeye başladım. İşte tam da aşağıda bahsettiğim sunumdan sonra yaşamadığımı fark ettim.
Toplam 135 dakikalık oturumumum ilk yarım saatinde tutukluğumu atamadım, zaten ilk 15 dakikam kekelemelerle geçti. Direktörümle her çaresiz göz göze gelişimde bana her şeyin yolunda olduğunu ifade eden hareketler yapıyordu. Şampiyonlar liginde forvet oynayan futbolcunun sürekli teknik direktörüne baktığı gibi ya da hayatında ilk defa parka gitmiş 1 yaşında çocuğun gözleriyle sürekli annesini arayışı gibi gözüm sürekli direktörümdeydi. Karete Kit’e kenardan neler yapması gerektiğini hatırlatan Miyagi SAN gibi el kol hareketleriyle talimatlar veriyordu.

Neden sonra Miyagi SAN, parmaklarıyla yürü diye işaret ettiğinde yerimden hiç kımıldamadan sadece slaytları okuduğumu fark edebildim. Stresten sadece slaytlara ve saate bakıp duruyor, Miyagi SAN’dan başka kimseyi fark edemiyordum. Yarım saat slayt okuduktan sonra önce sahnede sonra salonun içinde dolaşmaya başladım.
Bu sayede aklıma gelmeyen yerler olduğunda ayağım takılmış da o neymiş acaba diye bakarmış gibi yaparak unuttuğum yerleri hatırlayana kadar oyalanıyordum. Bu rahatlık sayesinde ufak ufak espirilerin ucunu göstermeye başladım. İnsanlar gülerken ben de zaman kazanıyordum. Onlar güldükçe güvenim yerine geliyordu.
Artık aklımda sunumun içeriği değil, sunum tekniklerinde yapılması gerekenler püf noktaları vardı ki zaten sunumu kendim hazırladığım için orada ne yazdığını biliyordum. 843 kişi, otel yetkilileri, organizasyon şirketi artık avuçlarımın içindeydi. 
İnsanlar onlara ne söylediklerinizden çok onlara ne hissettirdiğinizi hatırlıyorlar.
Demek istediğim, Cem Yılmaz da kimmiş ortalığı kırdım geçirdim değil. Garsondan su bile isteyemezken 2 yıl bile olmayan deneyimimle koca bir şirketin bir sonraki yıla dair yapacaklarını anlatırken sanki sınıf arkadaşlarımla sohbet ediyormuşçasına rahatlayabilmiştim ve salondaki neredeyse 600-650 kişi hayatımda ilk defa gördüğüm yabancı insanlardan oluşuyordu.
27 yıl sonra gelen tek bir soruyla hayatım 180 derece olmasa da bir 165-170 derece döndü diyebilirim.
Yanlış bir şey yaparsan, ne olacağından korkuyorsun?
Bu soruyla hayatın anlamını bulduğumu söyleyemem ama nasıl hayatın anlamını bulmuş gibi davranılacağını öğrenmem konusunda bana ışık tuttu. Söyledikleriniz ne kadar doğru olsa da ne kadar haklı olsanız da eğer siz kendine güvenmiyorsanız, size hiç kimse güvenmiyor. Çünkü insanlara bir güven hissettiremiyorsunuz.
Her şey benim kendime güvenmemle başladı ve gelişti. Yanlış yapsam dahi bunu kimse dert etmiyor. Yanlış yaptığımda yine kendimle dalga geçen ilk ben oluyorum artık, kimse benimle alay etmiyor.
Şimdi biraz daha küçük bir şirkette çok daha yüksek bir pozisyonda çalışıyorum. Neredeyse her hafta tanımadığım insanlarla bir araya gelip, anlattıklarım doğru da olsa, yanlış da olsa fikirlerini değiştirebiliyorum.

Artık dilini bile bilmediğim insanlara elimi kaldırıp Hi strenger we're friends! diye sırıtıyorum, İngilizce bilmeseler bile onlar da gülümsüyorlar, Sonra Türk olduğunu anlayınca sohbete anadilde devam ediyoruz.
Aslında bu değişim 8 yılda ya da o 22 gün içinde olmadı. Asil değişimim, direktörümün bana o soruyu sorduğu dakikada oldu. Tıpkı büyük patlamadan sonra evrenin saniyenin milyar kere milyar sürede oluştuğu quark zamanında şu anki şeklini aldığı gibi. O sorudan sonra jeton düştü ve hata yaptığım hakikaten de dünyanın sonunun gelmeyeceğini anladım ve kabullendim. Sonrasında işte anlattım neler olduğunu.

Buraya bir takım didaktik mesajlar yazmak yerine Manah Manah diyerek dağılalım.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar