Neyi Ekersen Onu Biçersin: Olumlu Düşünme Sanatı!

Bu konu hakkında uzun yıllar uğraş verdim. Birazdan yazacaklarımı reddettim. Kabullenmek istemedim. Salt iradenin %100 kendimde olduğuna dair kendimi ikna etmek istedim. Duygularıma "Pozitif Enerji" adı altında yalanlar duymak istemediğime dair kendimi ispatlamak istedim. Değerli bir arkadaşımı, bir sevgiliyi reddettim. Bu duygu yüzünden onu pek çok defa aşağıladım. Fakat geldiğim noktada, onun ayaklarının geçtiği diyarlardan geçiyor bu ayaklar. Vivaldi'yi sever misin? oynata bas, ve okumanın tadını çıkar!

Korkuların getirdiği derin sularda boğulmak...

Neyi Ekersen Onu Biçersin: Olumlu Düşünme Sanatı!

Kişinin en çok hata yaptığı şey, bir şeyi istemekten çok bir şey hakkında korkmak oluyor. Hatırlasana, en çok korktuğun şeylerin nasıl de seni yakaladığını? bu noktada korku bir illüzyondur. Korku aslında sizin gölgenizdir, bu yüzden sizi takip ettiğini zannedersiniz; oysa korku sizsinizdir, sizin yarattığınız bir şeydir, ve siz aslında gölgenizden, kendinizden korkuyorsunuzdur. Bu yüzden siz nereye giderseniz gidin, o sizi mutlaka yakalayacak, onunla başa çıkmanın tek yolu, onun üzerine gitmektir. Ondan kaçarken aslında zihninizde kurduğunuz şizofreni düşünceler kaygılar doğurur. Bu kaygılar, "Acaba?"-lara dönüşürse, kişinin zihninde onlarca sanı oluşur. Bu sanılar kaygıdan beslenir, sanılar büyüdükçe korkular başlar. En baştan itibaren o küçücük kaygının üzerine gitseydiniz bunlar olmayacaktı. Bu yüzden korkmayın! Gerçeği olduğu gibi kabullenin ve onunla birlikte yaşamayı öğrenin, bu şekilde aşabileceksiniz.

Şansını sen yaratırsın!

Neyi Ekersen Onu Biçersin: Olumlu Düşünme Sanatı!

Bir gün kararsız kaldığım bir gündü. Neyi yapıp neyi yapmayacağıma dair içimde en ufak bir şüphe yoktu. O kişiye mesaj atmak istiyor, ama bir avuntu arıyordum. Eğer 5 kez yazı gelirse atacaktım ve 5 kez yazı gelmesini istiyordum. 10 kez havaya attım 10 kez de yazı geldi. Bir başka gün kafam karışıktı. Ve bu 5-4 bitmişti. Sonra olayı kavradım. Yazı mı tura mı olduğunu söylemeden önce zihnimiz aslında bir tanesine daha yatkındır. Şüphelerimiz onu ortak kılar. Evde kendiniz deneyebilirsiniz. Eğer çok konsantre olursanız, gerçekten bir şeyi istiyorsanız istediğiniz kadar sallayın yine o dilediğiniz olan gelecek. Birkaç gündür endişe ettiğim bir konu vardı. Buradaki sorularda, bencelerde, internetteki reklamlarda, Instagram'daki reklamlarda ve kişi sayfalarında her yerde karşıma çıktı. Normalde asla karşıma çıkmayan şey, korkularım ve endişelerim yüzünden adeta onu çektim kendime. Olumlu ve olumsuz anlamda bir şeyi ne kadar çok düşünürsen bu olur. Yeter ki pencerenden dışarıya bakmaya cesaret et!

Negatif enerjiyi kovma!

Neyi Ekersen Onu Biçersin: Olumlu Düşünme Sanatı!

Bu henüz benim de tam olarak başarabildiğim bir konu olmamakla birlikte, üzerine çalıştığım ve ilerlemeler kaydettiğim bir nokta. Bence kişinin olumlu düşünme deneyimi, ilk olarak korkularını minimal düzeyde bertaraf ederek mümkün oluyor. Korkuyu parçalamak gerek. Neden korkuyorum? çünkü kaygıların var. Bu kaygılarına cevaplar ver. Onları kucakla. Kaygıların bitecek, sonra histerik alışkanlıkların olacak. Bu alışkanlıkları yapmayı bırak. Ve nihayetinde korkularını özgürleştir. Onlarla birlikte yaşa. Bir şeye olumlu yaklaşmadan önce onun hakkındaki korkularını temizlemelisin.

Zihnin bir bahçedir, neyi ekersen onu biçersin!

Neyi Ekersen Onu Biçersin: Olumlu Düşünme Sanatı!

Zihnine neyi ekersen onu yaşarsın. Olumsuz düşünceleri ve söylemleri hayatından çıkar. Yakışıklı olduğunu düşünüyorsan bunu aynada kendinle, dışarıda insanlarla paylaş. Zengin olmak istiyorsan, fakir edebiyatını bırak. Neden olmasın? demelisin, fakirlik hakkında edebiyat yapmamalısın. Daima minnet et. İstersen tanrıya, istersen doğaya istersen bir suya bile olsa minnet et. Çanlar kimin için çalıyor, adlı kitapta şöyle bir söz vardı: "Ölünce bir insan, eksilirim ben de..." İnsanları sevmeyi öğrenmek zorunda değilsin, ama onlara yardım et, minnet duy, teşekkür etmesini bil. Çöpleri yere atma. Bunlar kulağa çok basit gibi gelen şeyler ama bunlara uyduğunda her şeyin kulağa daha nazik gelmeye başladığında, yeniden doğmuş gibi kendini özel hissedeceksin.

Şans cesurlardan yanadır!

Neyi Ekersen Onu Biçersin: Olumlu Düşünme Sanatı!

Yapabilirim, demelisiniz. Birileri yapıyorsa, siz de yapabilirsiniz. Her gün kendinize telkinler verin. Nerede ve nasıl yaşamak istiyorsanız, siz aslında oraya ait olduğunuzu düşünüyorsanız o halde oradaymış gibi davranın. Joseph Murphy'e göre elde etmek için, inanarak istemek gerekir. Eğer siz bir ilacı daha içmeden önce onun iyileştireceğine dair ümidiniz yoksa o sizi nasıl iyileştirebilir ki? Veya, acaba gerçekten ilaçların iyileşmesinin olasılığında, daha onları atmadan önceki, ilaca yüklediğimiz pozitif mananın da bir etkisi var mı? Her şey önce inanmakla başlıyor. Eğer inanmıyorsan bu yola hiç başlama. Unutma, Latinlerin de dediği gibi, Şans cesurlardan yanadır.

Neyi Ekersen Onu Biçersin: Olumlu Düşünme Sanatı!
Cevapla