
Merhabalar, bu yazıyı 2 nedenle yazıyorum.
- Bilgi paylaşımı ve dolayısıyla değişimi sağlamak
- Unuttuklarımı hatırlayarak yazı yoluyla bütünleştirmek, eksik kısımları tamamlamak
Açıkçası yazarlığın en büyük tehlikesi okuyucuyu bir raddeden sonra kaybetmek. Bu nedenle umarım bu hataya düşmem ve bildiklerimi/tecrübelerimi düşünüp bütünleştirirken sizlere de en iyi şekilde yansıtırım.
Aşırı ego / Kibir , Sizi bilmişlik cehaletine kaptırır. Kesinlikle yüksek özgüvene sahip olursunuz fakat korku/yalnızlık dolu yaşamı kendinize çekmekle kalmaz, aynı zamanda üst üste hatalar yapar ve yaşamanızı bilgece yönetemez hale gelirsiniz.
Ne kadar çok başarılı olursanız hatta ve hatta bildiklerinizi başkalarının bilmediğini fark ettiğiniz anda ister istemez egonuza yansır.
Bu bir raddede ölçülü olsa da bir süre sonra yanlış yorumlar yapmanızı, cehaletinizin farkına varmamanıza, aptallığınızı görememenize neden olur. Yaşadığınız körlük sizi bilmişlik çukuruna atar.
Korkularınız ya da Mutluluklarınız tamamen bakış açılarınızla alakalı, Yanlış bakış açılar kişilerin yaşamanı alt üst eder.
Korkulara sahip olan bir insanın belkide sorduğu en doğru soru şudur :
"Bakış açım tecrübelerimin sonucudur o halde neden yanlıştır?"
Tecrübeleriniz, o alanda yaptığınız seçimlerin eylemleri esnasında ortam şartları doğrultusunda oluşur, yani tamamen olasılıklara bağlı olan ve sürekli değişen bir ortamda, sadece sizin düşünce biçiminize bağlı olarak oluşmuş tek bakış açısının sonucunu tamamen doğru görerek korkulara kapılmak, sizi yanlış yönlendirir. Hatta ve hatta bu yüzden aşırı korkuya kapılmak, bakış açısı nedeniyle kaynaklanmaz korkularınızı iyi yönetemediğiniz anlamına gelir.
Bir fikri/düşünceyi ne kadar az kişiyle tartışırsanız ya da kendi içinizde içselleştirip tek başına sahip çıkarsanız , o fikirde hata yapma ihtimaliniz o kadar artar.
Fikirlerinizi tartışmaya açın, aksi taktirde düşündüklerinize inanır ve düşündükleriniz doğrultusunda hareket eder , istemediğiniz sonuçlarla yüzleşirsiniz. Hatalarınızı görmenin tek yolu, fikri olabildiğince sağlıklı bir zemine oturtmaktan geçiyor.
Her söylenene inanmayın, Her söyleneni boşvermeyin.
Bir konu hakkında söylenen her şeye inanmayın ve fikir payı olarak bakın. Hiçbir bilgi asla %100 Kesinlik kazanamayacağı gibi, daima tartışmaya açıktır ve doğruları olabildiğince fazladır..
Ne kadar iyi olursanız olun, daima sizden iyi olan birileri olacaktır.
Dünya adeta yetenek saçan muazzam bir ortamdan ibaret. İnsanlar gökkuşağı renkleri gibidir ve her insanın muazzam kapasitede güçleri vardır, bu gücü başta hayal gücü verir, zihni de bunu besler. Bu nedenle asla kendinizi abartma gibi bir hataya düşmeyin.
Unutmayın sizi ondan iyi kılan tek nokta, onun henüz kendisini fark edememiş olmasından kaynaklanır.
Düşünce defterlerinizi fikirleri geliştirirken kullanın.
Genelde bir fikre dair gelişim kat etmek istediğimde düşünce defterim yanı başımda hazır bulunur. Tek yaptığım şey, düşündüklerimi özetleyen kelimeleri sayfanın herhangi bir yerine rastgele yazmak. Düşündüklerinizi uzun uzun yazmak sadece boğulmanıza neden olur, zaten düşünüyor ve kendi zihniniz tarafından süreci kayda alıyorsunuz, sadece onu hatırlamaya ihtiyacınız var ve anahtar kelimeler bunun için yeterli. Bir fikri geliştirirken anahtar kelimelerle dolu düşünce defterlerinizden faydalanın.
Durmadığınız müddetçe her şey mümkündür.
Genelde motive edici videolarda kullanılır, manasını tam kavrayamadığımız da etkisi de fazla olmaz. Bunun manası benim bakış açıma göre şudur;
Yorulabilirsiniz, Sıkılabilirsiniz, Bunalabilirsiniz, Uzaklaşmak isteyebilirsiniz, Hatta ve hatta berbat hatalar yapabilir ve bu nedenle bir çok istemediğiniz sonuçla da karşılaşabilirsiniz.
Lakin şu unutulmaması gerekir, bu gibi etkenler asla sizi başarısız yapmaz, bu gibi etkenler sizi başarısız olduğunuzu zannettirir ve bırakmanıza neden olur. İşte sizi başarısız yapan şey budur. Bırakmamanız gerekiyor, bırakmadığınız müddetçe tüm yaptığınız denemeler başarı olasılığını arttırıyor.
Başarı olasılıksal bir kavramdır, ne kadar çabalarsanız başarma yüzdenizi o kadar arttırırsınız.
Mükemmel olmayı bekleme, Mükemmellik yolunda ilerle.
Belki de bir çok kimsenin yaptığı sık hatalardan biridir. Bir işi başarmak için mükemmelleşmeyi bekler. Halbuki insan hata dolu bir varlıktır, asla mükemmel olamayacaktır, mükemmel olmayı bekleyen insan yıllarca bekler.
Bunun yerine hatalarınızı göğüsleyip eyleme geçmek ve hatalı bile olsa sonuçları görmek zorundasınız. Hatalarınızı ne yazık ki yola çıkmadan önce düzeltemezsiniz. Aksi taktirde gereken arzuyu kendinizde bulamaz ve ilerleyemezsiniz.
Yola çıkın, hatalarınızı yolda düzeltin ve kademe kademe mükemmelleşin.
Tecrübe bilgiden daha mühimdir.
Bir alanda teori kitaplarınızı yalayıp yutmanız sizi o alandaki ustadan daha iyi yapmayacağı gibi, bildiklerinizi kısa sürede çöpe atmanıza neden olur.
2 Bilgi türü var.
Teorik ve Pratik.
Teorik bilgi, hamdır, kişiler üzerinde yerleşmemiş, zihne uyum sağlamamış, kişi tarafından kendi bakış açısından denenmemiş bilgidir.
Pratik bilgi, zihne uyum sağlamış, kişiler üzerinde yerleşmiş ve kişi tarafından kendi bakış açısından denenmiş bilgilerdir.
Basitçe, teorik açıdan tıp teknolojisine tamamen hakim olmanız, sizi asla alanında yıllarını vermiş bir doktordan iyi yapmayacağı gibi marangozluğun tüm zanaatlerini çözmeniz sizi asla o marangozdan daha iyi yapmaz.
Fakat;
Teorik bilginin avantajı şudur, Pratiğe dönüştürmeye başladığınızda teorik bilgi size yol gösterici rehber niteliğinde olur, buda tecrübenizi kazanırken diğer insanlara nazaran daha az kusurlu olmanızı sağlar.
Hedeflerinizi belirlerken dikkat edin, gerçekçi olmayan bir hedefe istemeden inanmanız sonuçları ağırlaştırır.
Bir başka sık yapılan hatalardan biri. Buna karşı dikkatli olun. Aslında Günümüzün Popüler Girişimcisi Elon Musk'ta bu konuyla alakalı bir uyarı yapmıştı.
Bir şeyi ne kadar çok isterseniz, o gerçekçi olmasa bile onu o kadar gerçekçi görmek istersiniz. Bu nedenle hedeflerinizi belirlerken dikkat edin ve mantık dışı olmamasına özen gösterin. Aksi taktirde istemediğiniz sonuçlarla yüzleşebilirsiniz.
Bu konuyla alakalı ufak bir tavsiyemde şu, hedef belirlerken şartlarınız mutlaka göz önünde bulundurun, tamamen kapılmayın, sizi tamamen sınırlamasına izin vermeyin, ama sınırlarını da görmemezlikten gelmeyin. Bu dengeyi iyi kurmalısınız.
Tutku içermeyen bir başarı yolculuğunda çektiğiniz her zorluk size çok daha ağır gelirken, Tutku dolu bir başarı yolculuğunda çektiğiniz zorluklar size çok daha hafif gelir.
Şunu unutmayın ki, yaşam kısa ve ne elde ederseniz elde edin, asla bunun sınırı olmadığı gibi, sonu da yok. Bu nedenle söz konusu başarı dâhi olsa, size o hazzı vermeyen ve kendinizi mecburi olarak şartladığınız yolculukların içine girmeyin. Bu sadece çektiğiniz çileleri katlamaktan başka bir işe yaramayacağı gibi, kısa sürede pes etmenizi, hatta ve hatta karakterinizi istemeden yanlış şekillerde şekillendirmenize bile yol açabilir.
Fakat tutku dolu bir yolculuk nasıl mı?
Bambaşka bir hazzı ve tadı var. Açıkçası karşınıza çıkan riskleri de pek önemsemezsiniz. Çünkü hayal gücünüzle öylesine şekillendirmişsinizdir ki , onun gerçeğe dönüşeceği fikri, size muazzam bir tutku ve haz verir, karşılığında elde edeceğiniz parayı da umursamaz hale gelirsiniz.
Milyoner insanların hala üretme hazzına sahip olmalarının sebebi budur.
Hiçbir şey, çıktıkları tutku dolu yolculuğun verdiği hazzı veremediği gibi o heyecanı da yaşatamıyor.
Unutmayın Hedefi olmayan insanlar hayattan daima mutsuz olurlar.
Hayal gücünüzü asla sınırlamayın.
"O yıllarını vermiş bir basketbolcu asla onun gibi olamam"
"O çok yetenekli bir aktör, asla onun gibi olamam"
"Kim, ben hayallerini başarıya ulaştıramamış, stres korkuyla baş başa kalan basit biriyim, o ise daha çocuk yaşta bir çok şey başarmış biri, asla yaklaşamam bile"
Sınırlı hayal güçleri, inanma ve gelişme tutkusunu kaybeder, yaratıcı olamaz ve yeterince güçlü değildir.
Eğer kendinizi sınırlarsanız bunu alışkanlık haline getirirsiniz ve sonunda tamamen vazgeçersiniz.
Asla sınırlamak gibi bir hataya düşmeyin.
Sizinle alaycı konuşan, şaka adı altında kişiliğinizi zedeleyen, hayallerinizi hiçe sayan bencil insanlardan uzak durun.
Bakın bu tarz insanların söylemleri bir süre sonra zihninizde yer edinir, umursamadığınız düşünüyor olabilirsiniz ama sonunda inanır hale gelir ve kendi özgüveninizi kaybedersiniz.
Hatayı kendinizden aramaya başlayın, karşı tarafta bitirin.
Bir konuda hatayı önce kendinizde aramaya başlayın, insanların çoğu daima kendilerini haklı bulacak sebepleri bulurlar , karşı tarafı suçlarlar ve ne yazık ki orta yol oluşmaz, o konuda çözüme ulaşamaz.
Ne olursa olsun, keşke bu ders olarak daha ilk öğretimde verilseydi,
Hatayı önce kendinizde arayın, mutlaka bir yerlerde karşı tarafın öfkesine neden olacak hata yaptınız. Önce onu tespit edin. Ardından karşı tarafın yaptığı hatayı tespit edin. Böylece konunun neden patlak verdiğini daha iyi anlar ve daha bilgece bir karar verirsiniz.
Bu arada hataları sadece kendilerinde arayan insanların özgüveninde düşüş yaşanır, o nedenle tek suçlu siz olmadığınız gibi, tek suçlu karşı tarafta değildir, çoğu durumda 2 tarafın haklı olduğu durumlarda çatışma yaşanır.
(Sanırım sonlara doğru yazdıklarım daha az ilgi çekici olmuştur, çünkü yoruldum ve bazı kısımları pek açmadan daha sade yazdım. 🤣)
Bu yazı ile bazı tecrübelerimi ve fikirlerimi tekrar hatırladım, ayrıca daha tutarlı ve sağlıklı bilgiler elde ettim. Bir yandan bunları da sizinle paylaşarak tartışmaya açmış oldum. Sağlıcakla ve Bilgece kalın..

Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
Kızlar & Erkekler Ne Diyor?
Cevap
4Cevap
gerçekten anlıyorsun bizi ayni düşüncede yim ben oğlak sen
Emeğinize sağlık iyi bence
Fazla öznel bir paylaşım ama genel olarak güzel eline sağlık
Emeğinize sağlık güzeldi
👏👏👏