Doğum, yaşam ve ölümden ibaret olan bu hayatta ayrılıkların yeri üstümüzde çoktur. Sizler için hazırladığım ve herkesin kendinden parça bulacağı bir mektup..
Benceyi fon müziği eşliğinde okumanızı tavsiye ederim.
Dokunsan ağlayacaktır. Belki de dokunman gerekir ki ağlasın, rahatlasın içini döksün. Herkes sever, herkes bir gün ayrılır. Kimi kendi ister gider, kimi mecbur kalır. İtiraz bile edemez götürene.

Her baharın bir kışı vardır,
Her doğumun bir ölümü.
Her şeyin bir sebebi vardır,
Her sözün bir yeri.
Her bedelin bir esiri vardır,
Her bedenin bir engeli...
Hiç bir şeyi bilmeden açtık dünyaya gözlerimizi, ne olduğunun farkında bile değildik. Sadece ağlıyorduk. Kulaklarımızda ilk ses o oldu.

En iyi bildiğimiz şeydi ağlamak. Acıkır ağlardık, uykusuz kalır ağlardık, bir yerimiz acır ağlardık. Çaresizdik, elimizden hiç bir şey gelemezdi. Ne isterlerse öyle yaparlardı.
Kulağımıza ezan okudular, ismimizi söylediler. Bunu biz duyduk. Selamızı da okuyacaklar ama bunu herkes duyacak.
Bu dünyaya ağlayarak geldik, ağlatarak gideceğiz..

Artık büyüyorduk, yavaş yavaş çocukluk dönemine geldik. İlk anılarımız olmaya başladı, aklımıza gelecek ilk hatıralarımızdı. Ayrılık diye bir şeyi ilk o zaman öğrenmiştik.
Belki kısa süreli ayrılıklar oldu, annen markete gider diye ağlardın, baban işe gidiyor diye ağlardın, oyuncakların kırılmıştır onlardan ayrılırsın, ağlarsın.

Dedim ya çocuksun işte ne masum ağlamalardı, keşke o günlere dönsek de bir daha öyle ağlasak hem de hıçkıra hıçkıra ama imkansız dönemeyiz. Dünya bizi büyütüyor, üstüne bir de yükler yüklüyor, yetmiyor sevdiklerimiz bizden gidiyor.

Zaman geçiyor, çevremizde insanlar çoğalıyor, ama sanki derin bir kuyuya atılmış Yusuf gibiyiz dünyada. En yakınlarımızdan darbeleri yiyoruz, kardeşim dediğin insan belki hançerliyor seni arkandan. Güvenemiyorsun, ağlasan çare etmiyor zaten. Güvenemiyorsun artık.

Artık dersimizi alıyoruz hayattan. Korkuyoruz artık, korkarak yaklaşıyoruz. Hem kırmamak istiyoruz hem de kırılmamak. Ama kırmaya kıyamadığın anda kırılıyorsun. Yalnız kalmak istiyorsun bu kalabalıklar içinde. En iyisi bu diye düşünüyorsun. Çünkü artık zor geliyordur her şey.

Sahile vuran dalgalar gibi yalnızdır insan.
Rüzgara karşı uçan martılar kadar özgürdür insan.
Kayanın içinden çıkan çiçek kadar güçlüdür insan.
Ama kalbini kıranı sevecek kadar da acizdir insan.
Artık aciz olmak istemiyor. Yalnız kalarak her zorluğa katlanacaktır. Belki de en iyisi budur. Hayal kırıklıkları ayaklarının altında serilirdir. Her gün üstüne basarak geçer ve gider.

Acır belki canı ama buna dayanmayı da bilir. Ayrılıklar çoğalmaya başlamıştır hayatta. Ne kadar büyüyorsak o kadar fazlalaşır. İşten ayrılmıştır ağlar. Baba evinden gelinliğiyle ayrılmıştır ağlar. Belki de sevdiğinden ayrılmıştır ağlar.
Gömmüştür belki onu toprağın altına, üstüne birde yetmez gibi toprak atmıştır. Sonra da iki damla göz yaşıyla ıslamıştır toprağını üstünde çiçek çıksın diye. Sen severken bunu yaptın, başkaları sana ne yapmasın?

Ama isyan edemeyiz zaten bu dünya fani değil mi? Zaten herkes bir gün ölmeyecek mi? Tek tek ellerimizle örtmeyecek miyiz üstünü? Bir gün bizimde üstümüzü örtecekler. Üstümüzde bulunan toprağa ekilen çiçeklerin can suyunu ilk sevdiklerimiz verecek göz yaşlarıyla.
İlk bebekliğimizden ayrıldık. Sonra çocukluğumuzdan. Yavaş yavaş bedenimizden ayrılma vaktimiz de geliyor. Hep bizden ayrılıyorlardı. Bu sefer biz ayrılacağız onlardan. Ayrılıklar silsilesini biz sonlandıracağız.
Onun adı ölüm olacak.

Herkes doğar, yaşar ve ölür. Herkes bir amaç uğruna dünyada koşturur. Kimi okulu bitirmek ister, kimisi iş sahibi olmak, kimi evlenmek ister, kimisi çocuk sahibi olmak, kimi ev, kimi araba, kimi villa ama herkes ister herkes.
Ama kimse ölmek istemez, kimse.

İster iste, istersen isteme. Bir gün bizde göçüp gideceğiz bu hayattan. Ne yaparsan yap yok çare. Bizi bırakanlara karşı sitemimizi gerçekleştireceğiz. Çünkü ;
Her nefis ölümü tadacaktır.
İlk doğduğumuz gün yalan dünyaya geldik diye ağladık. Ama bizim doğduğumuzu görenler güldü. Şimdi biz gülüyoruz, gidiyoruz diye onlar ağlıyor bize.
Bu dünyaya ağlayarak geldik, ağlatarak gideceğiz.

Artık önünüze bakmanız gerek. Çok ayrılık yaşadık evet hemde çok. Ama sevdikleriniz yanınızda iken değerini bilin. Biraz uzağınızda olsa bile arayın, sorun, sesini duyun, hislerini ruhunuzda hissedin.
Hayattan bir gün kopacağız ama siz yine de sıkı tutunun. Sıkı tutun sevdiklerinizin ellerinden. Gözlerine bakın ve sevdiğinizi söyleyin.

Gülün, güldürün, sevin, sevdirin, sevinin ama ağlamayın, ağlatmayın.
Ağlamayın..
Derinkuyu
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar