Doğalı tam 30 yıl oldu. 10950 gece ve gündüz gördüm, yüzlerce mevsim, binlerce yağmur ve güneşte yürüdüm. Çok azının kıymetini bildim, muhtemelen bundan sonra da çok azının kıymetini bileceğim. Ama olsun, hepsini yaşadım, hepsinde kendimin yanındaydım. İnsanın en iyi arkadaşı kendisidir zaten, ne kadar aksi de olsa yoldaşıdır...

Aksiliklerin çiftleşme mevsimiydi 89. Annemle babam da aksi insanlardı ama gen aktarımı gönül dinlemedi. Tüm aksilikleri birkaç iyi özellikle parça değişimi yapıp oluşturdular beni.
İkizler olmanın ızdırabını bilirsiniz. Bilmeseniz de bundan sonra bilin; ciddi ızdıraptır. Hayata karşı muhalif duruşunuz olsa da kalbinizin yerinde kelebekler çırpınır. Kırılmaya çok müsaitsinizdir; kırıla kırıla parçaları bütünlemeyi öğrenirsiniz. Yedek parça bulunması en kolay kişi belki de benimdir. Çünkü;
Ya eksik kalacaktım, ya hayata uyum sağlayacaktım.
Ben de parçalarımı birleştirip yumurta akından yapıştırıcı yapmayı öğrendim. Ucuzdur ama sağlamdır, bilen bilir. Hem organiktir de... Gerçi artık yumurtaların sarıları için renk kartelaları varmış; üretici seçebiliyormuş yumurtasının sarı tonunu ama olsun. Ben öğrendiğimde henüz doğaldı yumurtaların beyazları.

Çok uzaklaşamadım var olduğum yerden. Doğduğum mahalle bir sokak arkası. Hani dönüp bakınca, bir insan 30 yılda 20 metre mi ilerler be koçum diyorum kendime. Ama durun, bu da büyük bir sorun değil. Kilometrelerce öteye gidenlerin mutlu olduğunu görmedim, belki mutlular vardır ama ben görmedim. Benim mutluluğum hep bu çevrede oldu. Köşedeki marketin çırağı değiştiğinde markete gitmeyi bıraktım mesela. Sevdiklerime öyle bağlıyımdır yani. Çıraksa çırak! Çıkartmayacaklardı. Öyle bir baskı yaptık ki çocuğu geri işe aldılar mesela.
Pasif direnişçiyimdir yani, öyle kof sanmayın!
Ergenlik, ilk gençlik falan derken adım adım hatalara merhaba dedim. Merhaba hayal kırıklıkları, merhaba ufak girip sonradan büyüyen kazıklar, merhaba yalanlar, merhaba boynuzlar! Hepinize ağız dolusu... Merhaba!

Eğitim hayatım için 18 yıl okudum ulan ben diyorum bazen, cidden 18, yazıyla on sekiz. Dershanesidir, üniversitede sürterken sınıfta kalmasıdır, hocaya yalvarırken ortalamayı yükseltmesidir derken profesyonel bir öğrenciyim. Mesela 3,5 senedir burada çalışıyorum, sabahları babam ders mi çalışıyorsun diye soruyor. Evet diyorum, sıfır telaş. Çalışan kadın kafası bana gelmedi. Hep yarım biletim, hep indirimli akbil yüreğim. Ama olsun, öyle de güzelim.
Son bir aydır 30 yıl bence'si yazacağım, öne çıkartmazsanız evinizin adresini spamlamak suretiyle yayarım diyorum ama yazacak da pek bir şey bulamadım. ksBence'nin bana verdiği yetkiyle belki Süper falan seçerim ama o kadar olsun yani, evlat mı ayırıyorsunuz falan demeyin; üzülürüm. Tek söyleyebileceğim şu dostlar:
En güzel bölüm başlıyor, seyredip öğrenelim!

Öpücükler. Kutlayanları çift yanak öpeceğim.
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Cinsel Yaşam
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar