"Peki ya umutlar da biterse?" Umudun tükenişini anlatan, diplerde dolaşırken kalbindeki son atımlık umudunu kullanacak kötü bir durum, yaşama ihtimalinin tedirginliğiyle geçen bir psikoloji.
Cidden umutlar bitince ne yapıyoruz biz ya da siz ne yapıyorsunuz? Hayır markette satılan bir şey de değil ki bu! Umut tacirlerinden umut dileyenlerden de değiliz- en azından çoğumuz- Ee peki nasıl, nerede aramak gerekir bu umudu?
Umudun rengi mavidir.

Nasıl acının rengi kırmızıysa, umudun da rengi mavidir. Mavi hayallerin rengidir, mavi dinginliğin huzurun rengidir. Ne kadar umudunuz varsa; o kadar özgürsünüzdür. Onun içindir ki umudu denizin ve gökyüzünün maviliklerinde ararız, uçsuz bucaksız, engelsiz, düz maviliklerde.
Umut etmek;

Sevdiğine kavuşmayı umut edersin, sağlıklı kalmayı umut edersin, güzel bir eş bulmayı umut edersin, güzel bir hayat yaşamayı umut edersin, güzel bir gelecek umut edersin.
Ya peki umutların bittiği yerde neyi umut edersin?
Aslında umut bitince insanın varlığının anlamı bitmiş demektir. "Yaşıyorsan, o zaman umut vardır" sözü tam da bunun için. Umut yaşama hevesidir, hayata tutunmaktır.
Umut etmenin bir güzel tarafı da ne biliyor musun? Hislerin, dizelerde dile gelmesi. Evet evet! Umudun tükenmeye yakındır ve sen kendinle baş başasındır. Ya umudunu tümden kaybeder bu hayata elveda dersin, ya da umutsuzlukla yani kendinle baş başayken, hislerin dile geldiği dizeler yazarsın. Aynı ben gibi;
Dizelerim...
Bilmem duygularımı nasıl anlatsam,
İçi hüzünlerle kaplı bir tebessüm var yüzümde.
Elimde sigaram.
Düşünüyorum
Seni kendimi ve geleceğimi,
Düşünüyorum
Acaba sende düşünüyor musun, benim seni düşündüğüm gibi?
Umutsuzluğun dizelere döküldüğü kelimeler şu an sadece bir hatıra benim için, hem de iyi ki olmamış dediğim bir hatıra. Aslında bitti zannettiğim umudum gerçekten de bitmiş olsaydı, bugün bu Bence'de bu dizeleri paylaşamazdım. Paylaştım, o zaman ben halen varım ,denizin kıyıya vuran dalgaları gibi, gidip gelen umudumla😊
Ne güzel şeydir; umudun varlığından habersiz, bir çocuk olmak.

Ferdi Tayfur'un bir şarkısı vardır. Bilir misiniz?, "ah bir çocuk olsaydım" diye başlayan. Aslında "ah bir çocuk olsaydım" cümlesi, bu şarkıdan bihaber birinin bile söylediği, yaşadıklarının söylettiği bir cümle. Aslında bu şarkı; umudunu yitirmiş bir insanın, o kavramın varlığından haberdar olmadığı günlere özleminin, dizelere dökülüşü.
Onun için;
Ne güzel şeydir; umudun varlığından habersiz bir çocuk olmak. diyorum.
Peki, biz acaba neden hep çocukluk günlerimize özlem duyarız ?
Bu aslında,
Ölümden bir kaçış mı?
Ya da
Yaşayan bir ölü olmaktan, bir kaçış mı?
Ya da
Hayatın, kabak tadı vermesi midir?
Tüm dünya "vazgeç" dediğinde; Umut fısıldar "bir daha dene diye!"

Umut; bir insanın geleceğine ışık tutan en önemli şeyse ve halen yaşıyorsak, her zaman umut var demek doğru bir cümle sanırım.
Aynen küçük istavritin öyküsündeki gibi,
Küçük istavrit yiyecek bir şey sanıp, hızla atılır çapariye.Önce müthiş bir acı duyar dudağında, gümbür gümbür olur yüreği, sonra hızla çekilir yukarıya.Küçük istavrit anlar o an yolun sonu geldiğini. Koca denizlere sığmayan yüreği, şimdi yüzerken, minik yüzgeci, küçücük yeşil leğende cansız uzanıvermiş dostlarına çarpar. İnsanlar gelip geçer önünden.Yavaşça kararır dünyası, başı döner. Son bir kez düşünür derin maviyi, beyaz mercanı bir de yeşil yosunu. İşte tam o anda eğilip alır balıkçı onu, yürür deniz kenarına.Bir öpücük kondurur başına.Sade bir törenle salar istavriti denizin sularına.Özgürlüğüne kavuşan istavrit, o an öylece baka-kalır.Sonra sevinçle dibe dalar. Dalar ve balıkçının da tüm kederini söküp alarak gider. Balıkçılar şaşkın bakarlar istavriti salan balıkçının yüzüne, neden yaptın bunu der gibi meraklı bir bakış balıkçıların yüzünde.
Balıkçı;
Bir yeşil leğendeki küçük istavrit kadar çaresiz bulursam kendimi. Son ana kadar hep bir umudum olsun" der.
Her tükenişin ardından güçlenerek geri dönmektir umut.

Yunan mitolojisinde umuda dair mitolojik bir hikaye;
Rivayete göre; Zeus, o dönem dünya'da yaşayan tek cins olan erkekleri, hoşlanmadığı tutumlarından ötürü cezalandırmak ister. Ve bunun için oğlu Hephaistos'a bir kadın yaratmasını emreder. Zeus yaşamın ilk kadını olarak yaratılan, Pandora'ya dünya'ya gitmeden önce hediye olarak bir kavanoz(pandoranın kutusu)verir. Bu kavanozun ağzının kesinlikle, hiçbir zaman açılmamasını ister. Kadın merakıdır ya, Dünya'ya inen Pandora aklına ilk olarak Zeus'un hediye ettiği kavanoz gelir ve hemen merak ettiği kavanozun ağzını açar. Aslında Zeus'un istediği de budur ve Zeus tarafından kavanozun içine yerleştirilen kötülükler dünya'ya yayılır. Kötülüklerin dünya'ya yayıldığını gören Pandora hemen kavonuzun ağzını kapatmaya çalışır ama tüm kötülükler uçmuş gitmiştir ve en son kavanozdan bir kuş çıkmıştır bu kuş Pandora'nın yüreğine onca kötülükten sonra, biraz su serpmiştir.O kuş dünya'ya yayılan tüm kötülüklere karşı insana yaşama azmi verecektir ve o kuşun adı Umuttur.
Umut en son kötülüktür. Çünkü işkenceyi uzatır. (
Nietzsche)
Ayrıca, Nietzsche bu sözü, bu mitolojik efsaneden esinlenerek söylediği rivayet edilir.Tabi Pandora'nın Kutusu ile alakalı birçok farklı efsaneler de mevcut.
Umut etmek ve iman etmek.
Umut etmenin dini temelli bir kavram olduğu, yadsınamaz bir gerçek, tabi bu gerçek bir yaradanının olduğuna inancınız varsa geçerlidir. Bütün dinlerde, umut eden insan umudunun gerçekleşmesini dilediği tek yer, yararadandır. Onun içindir ki iman edenin, umudu hiçbir zaman bitmez.
"Kûn fe yekûn" Ol der olur.

Bu Benceyi okuyan KScan, umudunu hiç yitirme olur mu? Hep umutlu ve mutlu ol.Unutma yaşıyorsan halen umut var demektir😊👍
Hoşça kalın👋👋

Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer
En İyi Cevaplar