Mini nasıl doğdu?
Petrol krizi küçük otomobilleri zorluyor

1955'te Mısır'ın Süveyş kanalını millileştirdiğini açıklamasının ardından Avrupaya petrol akışı ciddi şekilde zayıfladı ve ortalığı kasıp kavuran petrol darlığı insanları küçük motorlu ekonomik arabalara itti. İngiltere'de 1956 yılında benzin karneye bağlanmış ve otomobil başına 15 litre ile sınırlandırılmıştı. Doğal olarak üreticileri de piyasa şartları küçük otomobiller üretmeye zorluyordu. Bu şartlar altında İngiliz Otomobil Üreticisi Morris önce Yukarıdaki görselde gördüğünüz Morris Minor adını verdiği otomobili üretti. Ancak estetikten uzak ve düşünülen küçük ebat ve küçük motor gereksinimini de karşılamakta yetersizdi bu araç.
BMC doğuyor

1957 yılında İngiliz hükumetinin de baskısıyla diğer bir İngiliz otomobil üreticisi Austin ve Morris ortak bir tasarım çalışmasına girişti. Morris ve Austin BMC adı altında birleştirildi. Hedef satış fiyatı 500 pound olan bir otomobil tasarlamaları istendi. Mümkün olan en küçük 4 kişilik otomobilin tasarım çalışması başlatıldı.

Alandan tasarruf demek malzemeden tasarruf demekti. Araç ne kadar hafif olursa o kadar az yakıt tüketecekti. Dunlop lastik fabrikaları bu araç için 10 inçlik lastik üretmeyi kabul etti. Böylelikle lastik, jant, çamurluk ve stepne yerleri ciddi şekilde küçülmüş olacaktı.
Tasarım şekilleniyor

Arabanın tasarım çalışmalarında en küçük detaylara kadar inilerek gram gram ağırlığı düşürme çalışmaları yürütüldü. Öyle ki arabada bir radyo bile yoktu ama tasarımcılar çok sigara içtikleri için radyonun yerine kocaman bir küllük yerleştirilmişti. Araba 10 inçlik lastikleri, 850 cc'lik 4 silindirli motoru ve 4 vitesli şanzımanıyla gerçekten çok küçüktü.
İlk mini yollarda

1959 yılında ilk Mini trafiğe çıktı. Adına Austin Seven Mini denildi. Şasi tipi ise Mark 1 olarak tanımlandı. İlk başta araç pek ilgi görmese de o zamanın efsane müzik grubu Beatles reklam yüzü yapıldığı anda satışları birden bire patladı. Belki de Beatles'ın sihirli dokunuşu olmasa araç ölü doğum olabilirdi.
Minimum has maximum

Araca bir de satış sloganı bulundu: Minimum Has Maximum. Minimum alan maksimum verimlilikle kullanılmıştı çünkü. İçine girenler gerçekten hayretler içinde kalıyordu. Dışarıdan minicik görünen araba içeride son derece ferah ve rahat bir kullanım alanı sunuyordu. 1967 yılına kadar bu modelin üretim ve satışı aynı şekliyle devam etti.
Büyük ünlülerin küçük ünlü otomobili

Beatles Grubundan sonra Mick Jagger, Steve McQueen ve Bridget Bardot gibi isimlerin Mini’si vardı. Hatta Ürdün Kralı Hüseyin, Monaco Prensesi Grace ve Prens Charles bile Mini satın alan ünlüler arasındaydı. Mini bir anda Büyük ünlülerin Küçük Ünlü otomobili olmuştu. Halk da gitgide arabaya daha fazla ilgi göstermeye başlamıştı.
Mini, rallilerde boy gösteriyor

Aynı zamanda Mini, Ralliler için de yüksek performanslı özel modeller üreterek başka bir reklam alanı daha yarattı kendine. Monte Carlo Rallisi başta olmak üzere Mini birçok rallide ilk üçe girerek hatta birincilikleri ve şampiyonlukları alarak ilgi odağı olmayı başardı.1964-1967 yılları arasında inanılmaz başarılara imza attı ve Ralli dünyasında efsane otomobiller arasına girdi. Hatta Mini Cup adıyla sadece Mini otomobillerin katıldığı özel yarışlar da düzenlenmeye başlandı.

BMC Leyland oluyor, Mini gözden düşüyor

1968’de Leyland firması, BMC’yi satın aldı. Mini’nin yeni sahibi British Motor Holdings oldu. Leyland temel olarak kamyon ve otobüs üreten bir firmaydı ancak Mini’yi satın aldıktan sonra Roy Haynes öncülüğünde Mini’ye makyaj yapıldı. Roy Haynes’in daha evvel Ford’da çalışan önemli bir tasarımcı olduğunu belirtelim. Haynes, 1966 Ford Cortina 2’yi tasarlayan kişiydi. Onun öncülüğünde Mini Clubman yaratıldı. Arabanın boyutlarına fazla dokunulmadan görünüşü değiştirildi. Ancak Fiat 124'ü andıran bu ön panel görüntüsü ilgi görmedi ve satışlar ciddi derecede düştü. Diğer yandan Leyland firması hem işçi grevleriyle, hem de kendi yönetimsel sorunlarıyla cebelleşiyor, markaya önem veremiyordu. 1984 yılında bu defa Leyland firması Rover'a satıldı. Ama Rover de Mini markasını canlandıramadı.
MİNİ, BMW'nin elinde yeniden doğuyor

1996 yılında Alman devi BMW tarafından satın alınıyor ve gözden düşen Mini yeniden parlıyordu. BMW Devrimsel bir bakışla Mini'yi eski çizgilerini koruyup boyutlarını büyüterek spor bir otomobile dönüştürdü. Mini Cooper, Mini Cooper S, modellerinden sonra SUV tarzında 4 kapılı Mini Clubman gibi farklı tasarımlar ortaya koydu.

Arkasında Alman teknolojisi olunca da marka tekrar parladı ve dünya çapında tekrar yıldızı parladı. 1959'da başlayan hikaye halen devam ediyor.
Umarım bencemi beğenirsiniz.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Cinsel Yaşam
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar