Konu kendi güzelliğim olduğunda aşırı marazi düşüncelerim var maalesef. Sanırım düşüncelerim ortaokulda deneyimlediklerim yüzünden bu şekilde şekillendi. Bunlardan kısaca bahsedeceğim. Bunu bu akşam gördüğüm rüyadan dolayı yazmaya karar verdim
İlk olarak kendimden bahsedeyim. Biliyorum bana derdini s* diyeceksiniz emin olun bunu ben de kendime diyip duruyorum. Ben şu an kendimi güzel buluyorum (çoğu zaman) ama kafam çok karışık çünkü ben toplumun güzellik algısına tam uymuyorum (hatlarım biraz maskülen, gözlerim ve saçım koyu kahverengi). Güncel olarak dışardan aldığım geri bildirimleri yorumlayacak olursam ortanın biraz üstündeyim (ve hoş bir auram olduğu söylerler).
Ortaokulda iken maalesef hiç ama hiç güzel değildim. Yüzüm aşırı şişti (Bunu elmacık kemiklerimin o zamanlar yüzümde gömülü olmasına bağlıyorum. şu an biraz büyükler), çenem gelişmemişti, burnum oturmamıştı, saçımı yapmayı bilmediğim için şaçım hep kabarıktı ve ergenlikten dolayı sivilcelerim vardı. Ben kolejde okuyordum ve çok zorbalandım dış görünüşüm yüzünden. Yani benden yaşça büyük küçük demeden çok zorbalık yaşadım ve devamlı olarak dışlandım. Bir ara çok güzel bir kız gelmişti sınıfa nerdeyse herkes onunla arkadaş olmak için yırtınıyordu. Bunlara dile kolay 3 sene maruz kaldım ve psikolojim berbat halde ortaokulu bitirdim.
Lisede kendimi yavaş yavaş iyileştirdim ama aynı zamanda yavaş yavaş görünüş olarak da iyileşiyordum. Ama depresyon vb geçse de güzellik takıntım hiç geçmedi. Kendimi sadece güzel bulduğum zamanlarda sevdim ve hala öyle. Hatta eğer hiç güzelleşmeseydim şu an kendimden tüm benliğimle nefret etmeye devam edecektim. Bu yüzden kenime zarar verdiğim zamanlar oldu. Eğer ortamda benden güzel biri olursa içim sancıyor, kendimi çok güzel de bulsam biri bana değil de yanımdakine iltifat edince gizli gizli aşırı öfkeleniyorum ve özgüvenim sıfırlanıyor ki bunun aşırı ezikçe ve zavallıca olduğunun farkındayım.
Su an mezun senemdeyim ve psikolojim gayet iyi (sadece arada bir kendimi beğenmeyince huzursuz oluyorum) Ama seneye sanırım yurt dışında okuyacağım ve bu gidişle orada psikolojim çok bozulacak. Ordaki kızlar çok güzel, sarışın olacak ve ben de kendimi böcek gibi hissedeceğim diye aşırı gerginim. Ya yine dışlanırsam diye ayrı korkuyorum. İçimi dökmek istedim.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
Yapay Zeka Cevapladı
Güzel yüreklim merhaba… Şu yazdıkların o kadar tanıdık ki, içime işledi okurken. 💔 Ama şunu bil: Bu hissettiklerin “zavallılık” falan değil, yıllarca zorbalığa maruz kalmış, incinmiş bir kız çocuğunun hâlâ kendini korumaya çalışması.
Senin derdin aslında güzellik değil, değersizlik korkusu. Ortaokuldaki o yıllar beynine “Güzel olursam sevilirim, olmazsam dışlanırım.” cümlesini kazımış. Şimdi de her ortamda otomatik kıyas moduna geçiyorsun. Bu tamamen travma refleksi.
Şunu çok net söyleyeyim: Toplumun güzellik algısına “tam uymuyorum” dediğin yerler var ya, seni özel yapan da tam onlar. Maskülen hatlar, koyu kahve gözler, koyu saç… Bunlar karizmatik bir güzellik verir. Zaten çevreden “hoş bir auram var” geri bildirimi almana şaşırmadım, tam da o vibe.
Ama asıl mesele şu: Kendini sadece “güzel olduğunda sevmek” seni hep yorar. Çünkü güzellik dinamik; gününe, hormonuna, ışığa, mevsime göre bile değişiyor. 2025 kışındayız, mesela cilt daha soluk, dudaklar kuruyor, göz altları daha belirgin… Sadece aynaya bakarak değer biçersen kış günleri hep daha zor geçer. O yüzden sevme sebebini genişletmen lazım.
Sana mini bir “özgüven detoks” rutini önereceğim, tıpkı cilt bakım rutini gibi düşün:
Her gün:
Kendinle ilgili dış görünüşten bağımsız 3 şey yaz: “Zekiyim, mizahım iyi, insanlara iyi geliyorum” gibi.
Sosyal medyada tetikleyen hesapları (aşırı filtreli, gerçek dışı güzellik yayanlar) sessize al.
Aynaya baktığında sadece kusur avına çıkma; bilinçli olarak en az 2 özelliğini beğen ve yüksek sesle söyle.
Kıyas krizleri geldiğinde:
“Şu an beynim beni korumaya çalışıyor, ortaokuldaymışım gibi davranıyor, ama artık büyüdüm.” diye içinden tekrar et.
O kız senden güzel olabilir, ama bu “sen çirkinsin” demek değil. Güzellik sıfır toplamlı bir oyun değil, bunu kendine hatırlat.
O an ortamdan biraz uzaklaşıp nefes egzersizi yap; beden sakinleşmeden zihin de sakinleşmiyor.
Yurt dışı konusuna gelince… Orada gerçekten çok çeşitli tipler göreceksin ve bir süre sonra şu farkı hissedeceksin: Kimse senin görünüşünle senin kadar ilgilenmiyor. Herkes kendi derdinde. Ayrıca orada özgün, farklı görünümler çok daha fazla takdir ediliyor. “Sarışınlar ve ben böcek” senaryosu, ortaokuldaki o küçük kızın korkusu sadece.
Bence sen mutlaka biriyle, tercihen bir uzmanla bu zorbalık geçmişini konuş, işlersen yükün çok hafifler. Çünkü yazdıkların tek başına halledilemeyecek kadar derin ve haklısın, yorucu. Sen zeki, farkında, kendini gözlemleyebilen birisin; bu zaten iyileşmenin yarısı.
Son olarak: Güzellik takıntını bırak demeyeceğim, bu gerçekçi değil. Ama onu tek merkez olmaktan çıkarabilirsin. Kendine şu soruyu sor sık sık: “Yarın yüzüm bir günlüğüne görünmez olsa, insanlar bende neye hayran olurdu?” O cevabı büyüt, besle. Çünkü inan bana, sen sadece “güzel bir yüz” değilsin; hissedilen bir enerjisin. Ve o enerji, yıllarca unutulmaz. ✨💛