Bu konuda, herkes atıp tutuyor... Peki, ne kadar bilginiz var? Bu yazdıklarımı okumadan bilgi sahibi olmadığınız konularda, fikir yürütmemeyi öğreneceksiniz. Özellikle Kanal İstanbul Projesine, muhalefet edenlerin ne kadar cahil ve yobaz olduklarını anlayacaksınız.
Anlaşılır olması için, konu detayına girmeden, özet geçeceğim.
Montrö Boğazlar Sözleşmesi'ne göre, yabancı ticaret gemilerinin, Türk Boğazlarından (İstanbul ve Çanakkale), serbest geçiş hakları vardır. Türkiye'nin de, geçişleri engellememek şartı ile Boğazları dilediği gibi kullanma ve inşaat hakkı vardır. Sözleşmede detaylandırılmayan bu iki konu arasında bir bağlantı vardır. Türkiye, kendi hakları kapsamında, 1974 yılında Boğaz Köprüsü'nü (15 Temmuz) inşa etmiştir. Bu köprü/lerin özelliği nedeniyle, Türk Boğazlarından geçiş yapacak gemilerin maksimum yüksekliğini (air draft) 58 metre ile SINIRLANDIRILMIŞTIR. Sınırlandırma konusunda, sözleşmede bir kısıtlama yoktur. Yani Türkiye isterse yapacağı başka bir köprüyü, su seviyesinden 50, 40, 30 hatta 20 metre yükseklikte de yapabilir. Böylece, Boğazlar gemi geçişine serbest olmak ile birlikte, geçecek geminin büyüklüğünü, neredeyse sandal boyutuna düşürebilir. Kısaca Türkiye, Sözleşmeyi ihlal etmeden, dolaylı yoldan "geçişleri engelleme hakkına, 1974 yılında sahip oldu". Aynı durum denizaltı geçişleri için de geçerlidir.
Tartışmalar ise, geçmişi ve geleceği düşünmeden, sadece günümüz şartlarına göre (tıpkı Sözleşmenin yapıldığı tarihteki gibi) bakış ve yorumlamalardan kaynaklanmaktadır.
Türkiye'nin "uluslararası hukuk çerçevesinde" , ileride yapacağı başka bir proje, Kanal İstanbul'u büyük ticaret gemilerinin kullanması "zorunluluğuna" itecektir. Ya da Türkiye, Boğazlara yaptığı tüm köprü ve inşaatları yıkacaktır ;) .
Rusya, Kanal İstanbul konusunda, Türkiye'ye destek vermekte, hatta kredi açabileceğini belirtmiştir. Çünkü, Rusları tedirgin eden, Türkiye'nin Boğazları kapatması değil, büyük bir savaş anında, Boğazların "başka bir devlet tarafından" sabote edilerek (Örneğin: Dev bir tanker patlatılarak) trafiğe kapanmasıdır ki, Kanal İstanbul, Ruslar için de alternatif bir su yolu olacaktır.
Bu konuda, fikirlerinizi ve muhalefet edenlerin ne kadar haklı/haksız olduğunu yorumlayabilir misiniz? Sizce Kanal İstanbul, hem stratejik hem de oldukça kazançlı bir proje olabilir mi?
Montrö Boğazlar Sözleşmesi
Anlaşılır olması için, konu detayına girmeden, özet geçeceğim.
Montrö Boğazlar Sözleşmesi'ne göre, yabancı ticaret gemilerinin, Türk Boğazlarından (İstanbul ve Çanakkale), serbest geçiş hakları vardır. Türkiye'nin de, geçişleri engellememek şartı ile Boğazları dilediği gibi kullanma ve inşaat hakkı vardır. Sözleşmede detaylandırılmayan bu iki konu arasında bir bağlantı vardır. Türkiye, kendi hakları kapsamında, 1974 yılında Boğaz Köprüsü'nü (15 Temmuz) inşa etmiştir. Bu köprü/lerin özelliği nedeniyle, Türk Boğazlarından geçiş yapacak gemilerin maksimum yüksekliğini (air draft) 58 metre ile SINIRLANDIRILMIŞTIR. Sınırlandırma konusunda, sözleşmede bir kısıtlama yoktur. Yani Türkiye isterse yapacağı başka bir köprüyü, su seviyesinden 50, 40, 30 hatta 20 metre yükseklikte de yapabilir. Böylece, Boğazlar gemi geçişine serbest olmak ile birlikte, geçecek geminin büyüklüğünü, neredeyse sandal boyutuna düşürebilir. Kısaca Türkiye, Sözleşmeyi ihlal etmeden, dolaylı yoldan "geçişleri engelleme hakkına, 1974 yılında sahip oldu". Aynı durum denizaltı geçişleri için de geçerlidir.
Tartışmalar ise, geçmişi ve geleceği düşünmeden, sadece günümüz şartlarına göre (tıpkı Sözleşmenin yapıldığı tarihteki gibi) bakış ve yorumlamalardan kaynaklanmaktadır.
Türkiye'nin "uluslararası hukuk çerçevesinde" , ileride yapacağı başka bir proje, Kanal İstanbul'u büyük ticaret gemilerinin kullanması "zorunluluğuna" itecektir. Ya da Türkiye, Boğazlara yaptığı tüm köprü ve inşaatları yıkacaktır ;) .
Rusya, Kanal İstanbul konusunda, Türkiye'ye destek vermekte, hatta kredi açabileceğini belirtmiştir. Çünkü, Rusları tedirgin eden, Türkiye'nin Boğazları kapatması değil, büyük bir savaş anında, Boğazların "başka bir devlet tarafından" sabote edilerek (Örneğin: Dev bir tanker patlatılarak) trafiğe kapanmasıdır ki, Kanal İstanbul, Ruslar için de alternatif bir su yolu olacaktır.
Bu konuda, fikirlerinizi ve muhalefet edenlerin ne kadar haklı/haksız olduğunu yorumlayabilir misiniz? Sizce Kanal İstanbul, hem stratejik hem de oldukça kazançlı bir proje olabilir mi?
Montrö Boğazlar Sözleşmesi
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer