Tabiki kentsel dönüşümle birlikte Kanal İstanbul projesinin ülkeye getirilerini birlikte kazanımlara eklemeliyiz. Yani ekmekmi sumu demek yerine, hem ekmek hem su diyorum. Ülkede sadece bir kaç il yok. Devlet tüm imkanları ile bu illere yönelik çalışırken bir hala yaz dönemlerinde ürün getir götür yaparken trafikte nefes alamıyoruz. Her belediye ve kamu kuruluşu kendine düşen görevi yapmalı. Devlet başka, belediyeler tarafından yapılacak görevler başka. Bence benim Google aracılığı ile ulaştığım bu maddeleri Belediye Başkanları muhakkak biliyordur. Maddelerden bazıları şunlar.
1- Kentsel dönüşümlerde vatandaş kendisi müteahhit ile anlaşıp binasını yıktırıp yeniden yaptırabiliyor. 2- Bina sakinlerinden biri bu işi noter onaylı muvafakat alarak kendisi yapabiliyor. 3- İlin veya ilçenin belediyesi bu görevi mahkeme kararıyla cebren evleri boşaltıp kira yardımı yaparak yapabiliyor. 4- Ömrünü doldurmuş, yıkılma tehlikesi olan veya projesine uygun yapılmayan binalar cebren yıkılabiliyor. 5- Afet veya zemin kaynaklı sorunlar yaşayan binalar yıkılabiliyor hatta bina yeri değiştirilebiliyor.
Kentsel dönüşümden daha fazla rant içerdiği için cazip gelmez. Zaten halkını düşünen kişi bunu sorgulamaz bile, önce vatandaşını güvene almak için zorunlu imar planları koyar. Apartman apartman herkes anlaşamıyor. Fikirtepe örneğindeki gibi semtlerde eski binaların olduğu alanları komple toki girip yapıp çıkacak, başka kurtuluşu yok. Hem bu şekilde minik mahalleler de kurulur, siteler hakinde olur, içinde parkı, kapısında güvenliği olur. İstedikten sonra her şey yapılır.
Fikirtepe o dediğin gibi olmadi yanlız.. Halki yandaş mutahitlerin kucağına bırakıp madur edilmesine göz yumdulae. Arkadasimin evu vardi orada. İhaleyi alan firma fetöcü çıkınca insaat durdu. Vatandasin suçu neydi? Yani olasi bir kentsek dönüşümde müteahhitler yuklenici firma ya da taşeron olarak dahi hic bir şekilde bu işlere dahil edilmemeli. Devlet büyük bir insaat firmasini dönüşüm bitene kadar gecici olarak kurup ulke capinda bu hizmeti vermeli.
Ülkeye kanalmı Lazım yoksa yeni depreme dayanıklı binalar mı lazım🤦♂️ İstanbul 'da bir deprem meydana gelir ise çok can kaybı olur bu kanal İstanbul halkından dahamı önemli diyeceğim ama halk bu iktidarın umrunda değil.
Ülkeye kanal , bir başka deyişle boru döşemek bütün düzen partilerinin en büyük amacidir. Her gelen farkli çap ve şekillerde boru döşediler, lakin hic birisi mevcut iktidar kadar kalınını döşemeye cesaret edemedi. Demek ki ne büyük bir milletmişiz ki bunu bile rahatlikla alabilecegimizi düşünmüş değerli büyükler.
kentsel donelusum fikirtepede ellerinde patladi. projeyi devralanlar altindan kalkamayip iflas etmis ya da birakmis. co kisi evlerinin yapilmasini bekliyor. E masrafi var ve kazanci sadece halk sagligi. ama kanal İstanbul halkin sagligini hice sayiyor ve bol kazancli. yani tam akplik. baska secenege bakmayacaklar bile. akpli yalaka mallar da ona hakverecek
Kentsel dönüşümü yıllardır seçimlerini kazandıkları İzmir de neden yapmamışlar? Şimdi kendi suçlarını iktidara yıkmanın derdindeler. Hem çalışmayıp hem de sıvıyağ gibi üste çıkıyolarya sinirlenmemek elde değil
Pardon da bu işler belediyelerin çok üzerinde ciddi bütçeler ve yasalar gerektiren işlerdir. Yani hükümetin, devletin komple girmesi gereken işlerdir. Peki diyelim ki İzmir belediyesi her şeyiyle bunu yapabilirdi ama yapmadı. Peki bu durumakp nin sorumluluğunu siler mi? Yıllardır İstanbulu , Ankarayı devleti kim yönetiyordu? Emin olun akp dışındakiler akp yandaşlarının yarısı kadar bu işlere partizan gözüyle bakmıyorlar. İnsanlar ölüyor, ülke elden gidecek sizin derdiniz o niye yapmamış, bu niye yapmamış. Yapmayanın cezasını versin senin reis o zaman? Her şey onun elinde değil mi?
Partizan gözüyle bakmadığınız için herhalde günlerdir deprem gibi bir felaket üzerinden, iktidarı kötülemek ve bundan siyasi rant sağlamak amacıyla yalan yanlış haberlerle kara propaganda yapıyosunuz. Başta Chp milletvekilleri yapıyo bu algıyı vay efendim neymiş Erdoğan deprem bölgesine giderken çalgılı cümbüşlü gidiyomuş bilmem ne. Bu ne kadar zavallılıktır yahu! İnsanlar ölmüş, millet can derdinde siz siyasi rant derdindesiniz. Böyle bir zamanda yapmayın bari, Yazık çok yazık!
Ayrıca hasarlı evleri tespit etmek, kaçak yapılara izin vermemek belediyenin işidir. Büyük belediyeler devletten milyonlarca lira ödenek alıyorlar. Devletin belediyeye ayırdığı bütçeyle ne iş yapıyolar öyleyse? Her suçu devlete atın. Belediyeler çalışmasın sorumlusu devlet olsun. Belediye de devletin kurumu değil mi? Bununla mücadele edecek olan o şehrin belediyeleridir.
Belediyeyi mali açıdan denetleyen hükümet, yapi denetimi hakkinda da denetleyebilir. Ayrıca muhalefetin isi hatalari görüp eleştirmektir. Bunda bir anormallik yok. Rte de bunu her firsatta yapiyir. Önemli olan eleştirilerin haksız olmamasi.
Dogma büyüme istanbullu ve boğaz gecis hizmetlerine profesyonel anlamda vakif birisi olarak kanal İstanbul projesinin asla ve asla bir kamu hizmeti olmadigini net olarak söylüyorum. Buna ihtiyaç olmadigi gibi hem dogamiza hem ekonomimize hem ciddi zarar verecek bir projedir.
Bu bir fikirdir bu bir görüştür saygı duyarım ben olsam bende yspmam fakat dediğim bu degil dediğim bir projeyi yapmak için başka proje durdurmak gerek mez
Kentsel dönüşüm için ciddi paralar lazım ve zaman baskısı da cabası... Bu yüzden aciliyeti olmayan bütün büyük projeler ertelenip bu işe odaklanılmalı. Ha yok paramız var hepsini yapar, vatandaşı yine binaların altında ölüme bırakmayız derlerse hodri meydan. Yapsınlar ben de öpüp başıma korum.
Daha öncede konuştuk kentsel dönüşüme vatandaş ikna olmalı vatandaşla anlaşamıyoruz özal dan beri var sıkıntı ecevit 1999 depremi sonrası yapamadı mesela örnek düzce kalıcı konutları vatandaş yıkılan yerlere hükümetin istediği işlemi yaptırmadı hükümet şehrin dışına kalıcı konutlar yaptırdı gidip oturmak istemediler yani vatandaşı dinlemeyip önüne gelen yeri yıkıp yapacak mısın belki bi görüş olarak buda söylenebilir ama kolay değil vatadaş akıllı olsa olur mesela Ankara sincan da eski ve kaçak binaları olan mahalle yıkılıp yeni bir mahalle kuralım teklifi yapıldı toki ofis actı vatandaş imza toplayıp istemezük dedi sonra başka yere yeni proje yapıldı o eski mahalle hala duruyor adam 200 metrekareye 4 katlı kacak bina yapmış 1980 de o zaman yıkmamışlar şimdi de vatandaş 4 dairem var diye 4 daire istiyor karşılığında kendisine göre haklı bana göre haksız mahkemeye gidiyo mahkeme yıllar sürüyo bu adamla devlet uğraşmaz benim dedem 1955 de yapmış hala bina duruyor bekliyorum toki gelsin yıkacaz desin hemen kabul edecem ama mahalleli istemiyor anlaşamıyoruz ben razıyım yıkılsın bana başka yerden hak versin toki kabul ederim ama koca mahalle herkes aynı düşünmüyor ama herkes diyor ki kentsel dönüşüm olsun... yani herkes cennete gitmek istiyor ama kimse ölmek istemiyor
Hükümetler herseyi vatandasin isteğine göre mi yapıyor? Hayır. Sadece yapmak istemedigi, gönülsüz olduğu bir konu olduğunda vatandaş istemiyor diye bahane üretiyorlar. Götürsün mesela kanal İstanbul projesini vatandasa bakalim ne sonuc çıkacak? Akp bunu yapar mu? Yapmaz. Sonuç çok risklidir onlar için. Diyeceğim o ki deprem gibi yaşamsal konularda hükümetler belediyeler şu rant işini unutmali vatandaş ne derse desin hakca adil yasalarla bu işe çözüm bulmali.
O vatandaş fetö üyeliği suçu isleseydi o şekilde başına buyruk davranmasina göz yumulur muydu? Vatandaş devlet otoritesinden çekinmiyorsa bunun nedenine bakmak lazım
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin resmi rakamlarına göre belediye 2020 yılı için kentsel dönüşüme 27 milyon 122 bin TL ayırdı. Bunun 5,5 milyon lirasına yakını personel giderlerine ayrıldı (3.752.000,00 TL’sini personel giderleri (memur) 2.901.000,00 personel (sözleşmeli), 457.000,00 TL’si sosyal güvenlik ödemeleri). Gayrimenkul alımları ve kamulaştırma gideri olarak sadece 6 milyon TL öngörüldü. Yani yıllık bütçesi 8 milyar lirayı bulan İzmir BŞB, gayrimenkul ve kamulaştırma için bütçesinin sadece on binde 75’ini ayırdı. Kentsel dönüşümün toplam bütçesi ise genel bütçenin yüzde 0,34 (Yüzde bir bile değil) oldu.
2019 yılı kesin hesap tablosuna göre ise İzmir Büyükşehir Belediyesi Kentsel Dönüşüm Daire Başkanlığı sadece 13 milyon 915 bin TL harcadı. Bunun afete maruz bölgelerin tahliyesi için ayrılan kısmı 101 bin TL, gayrimenkul alımları ve kamulaştırılmaya ayrılan kısmı ise 2 milyon TL oldu.
Yani yüzde 1 bile degil... bak bu iş parti işi falan değil bu iş kültür meselesi ülkece nu kültüre erişmek için daha 200 sene lazım
Izmirlilere de bunun hesabini sormak, ifade almak düşer. Yapmiyorlarsa da hak ettikleri gibi yaşarlar. Ben de hesap sorduğum için akp ye de chp ye de oy vermiyorum.
Sormaz sordurmaz kimse ben niye böyle yapmış da demem mesela tunc soyer in kardeşinin vakfına daha fazla para bağışlandı belediye meclis kararıyla bu şahsı severler bunun için seviyor ve haklı görüyor. Yani senin hırsızın benim hırsızımdan kötü kavgası var konu gerçekten tüm toplumun evrilmesi gereken konu
Haklısın. Ben de Ataşehir belediye başkanının yaptıklarına isyan etmiştim ama o duyarlılığı Chp de göremedim. Ilgezdi ailesine kucak açan bir Chp temelde benim için akp den farksızdır.
Temelde fark yok cünkü temel toplumun geneli tepede farklar var o farklar üzerinden dövüş var filler tepişiyor cimen eziliyor... ama milli meslelerde bir olmak lazım adam kızılay cadırına giriyor kızılay deprem bölgesine gelmedi diyor yani afet gibi meselede siyaset yapmamak lazım az önce cumhurbaşkanı konustu kentsel dönüşüm ile alakalı sözler söyledi gerçek olmasını ümit ediyorum ama zor yani cok zor ihtimal