
Şimdi artık daha fazla taşıyamıyorum diyerek tesettürü bıraktığını açıklamış.
Diğer taraftan İkbal Gürpınar gibi örnekler de var. Bugün kapalı olsa da Burcu Çetinkaya gibi yarın fikrini değiştirebileceğini düşündüğüm bir örnek. Niran Ünsal örneğini hatırlarsanız önce tesettüre girdiğini açıklayıp sonra ticari olarak zarara uğradığını söyleyip tekrar açılmıştı.
Bir siyasi partiden milletvekili veya belediye başkanı olanların önemli bir çoğunluğunun karısı eşi vekillikten veya başkanlıktan düştükten sonra tekrar açılıyor. GAzetelerde yüzlerce örneğini gördük geçmişte.
Bunu bir inanç meselesi olarak görüp örtünen kadınlarımız var. Buna saygı duyuyorum. Ancak yukarıdaki örnekler gibi durumlar, aile, çevre ve tolum baskısıyla içinden gelmediği halde başını örtmek zorunda kalan milyonlarca kadının varlığını da inkar edemeyiz.
Baş örtüsü bir inanç meselesi mi? Giyim tercihi mi? Siyasi bir mesele mi? Moda meselesi mi? Reklam meselesi mi? Yoksa baskılardan kaynaklanan bir zorunluluk meselesi mi? Belki de şunu tartışmak gerek: Baş örtüsü ve tesettür konusunu birbirinden bağımsız iki mesele olarak mı görmek gerek?
Sizler bu konuda ne düşünüyorsunuz? Yorumlarınızı küfür ve hakarete girmeden paylaşmanızı rica ediyorum.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar