Değişen dünya konjonktüründe dinde güncelleme yapılır mı tartışması devam ederken gün geçmiyor ki din adına görev yapan insanlar, farklı hobileri ile gündeme düşmesin. Beni takip edenler bilir, daha önce ki bir paylaşımımda 21. yüzyılın din görevlisi, sportmenliğiyle şapka çıkarttıran hafız Mustafa Özyılmaz'dan bahsetmiştim. Bugün ise yazıma konu olan kişi bir 'Rockçı imam' Kendisine böyle denildiği için rahatlıkla bu şekilde telaffuz edebiliyorum. O bir imam. Yani Diyanet İşleri Başkanlığının resmi kadrolu imamı.

Aynı zamanda rock müziğe tutkulu. Kurduğu grup ile müzik icra ediyor. Ancak onun bugünlerde en çok konuşulmasını sağlayan konu, imamlık görevi dışında yaptığı müzik değil. Ya da direkt bu değil. Diyanet İşlerinin meslekten ihraç etmesi. Konu derin. Konuşulanlar şaşırtıcı ve son derece ilginç. Bugün bazı büyük gazetelerde yer aldı. Önümüzdeki günlerde Cumhuriyet gazetesi, Leman dergisi, Halk Tv, Almanya'da bölgesel yayınlanan bir Tv kanalı başta olmak üzere bir çok basın yayın organında kendisini göreceksiniz. Ama onlardan da önce olanları siz bileceksiniz. Yani KızlarSoruyor'un biricik üyeleri. Dedim ya konu derin. Konu şaşırtıcı.
O halde hemen başlayalım :)

Konunun özüne geçmeden önce isterseniz 'Rockçı imam' olarak bilinen Ahmet Muhsin Tüzer kimdir. Bir bakalım.
Kendisi 1971 doğumlu.
Antalya, Kaş ilçesinden
Antalya'da din alimi bir dedenin torunu. Dini bütün bir ailenin çocuğu olarak yetişti
İzmir, Torbalı İmam Hatip Lisesi ve Konya Selçuk Üniversitesi Arap Dili ve Edebiyatı ve İstanbul Üniversitesi Arap Dili ve Edebiyatı mezunu
Sesi güzel olup birçok Kuran okuma yarışmasında dereceler almış.
Antalya Kaş ilçesi Pınarbaşı camisinde imamlık yapıyor (du)
Romanyalı olan eşi kendi isteğiyle Müslüman olmuş. 18 yaşında bir oğlu var.

Ahmet Muhsin Tüzer imamlığın yanı sıra yaptığı müzik ile zaman zaman zaten gündeme geliyordu. Ancak bu kez gündeme gelme nedeni meslekten ihraç edilme olayı.
Uzun yıllardır devletin kadrolu imamı olarak görev yaparken Erkin Koray'ın eski gitaristlerin Doğan Sakin ve baterist İdris Tübcil ile FiRock isimli bir grup kuruyor. Daha tasavvuf ve Anadolu ezgileri taşıyan şarkılar yapıyor, konserler veriyorlar. Basının ilgisini çekiyor. Hatta aynı zamanda asker arkadaşı olan CNN Türk'te 5N1K ile hemen hatırlayacağınız gazeteci Cüneyt Özdemir'in programına da çıkıyor. Amma velakin daha önce değişik zamanlarda ihtar veren Diyanet İşleri Ahmet hocaya soruşturma açtırıyor ve bu soruşturmanın sonunda 'izinsiz ve paralı konser vermek', 'raporlu ya da izinli olmamasına rağmen eşinin memleketi Romanya'dan iki gün geç dönmek' gerekçesiyle meslekten ihraç ettiriyor. Bundan sonrasını bizzat kendinden dinleyelim.
"Nasıl olur dediler. Bir imam nasıl konser verir?"

Ahmet bey Antalya Kaş ilçesi Pınarbaşı camisinde imamlık yapıyorsunuz. Aynı zamanda Erkin Koray'ın eski gitaristi Doğan Sakin ile birlikte kurduğunuz grupla müzik çalışmalarınız var. Bu Diyanetin dikkatini çekiyor ve bunu da sebepler arasında göstererek görevden ihraç ediyor. Diyor ki; 'izinsiz ve paralı konser vermek', 'raporlu ya da izinli olmamasına rağmen eşinin memleketi Romanya'dan iki gün geç dönmek'
Doğrusu nedir olayın?
Ahmet Hamdi Tüzer
Öncelikle şunu belirteyim rock müzik benim için hemen gelişen bir konu değil. Bilirsiniz bir bina yapılırken önce fizibilitesi yapılır. Mimar gelir. Proje çizilir, vs. Daha önce yaşamış olduğum daha doğrusu Allah'ın bana yaşattığı bir takım deneyimlerin sonunda oluşan bir mana. Doğan Sakin abi ile yola çıktık ve konserler verdik. Nasıl olur dediler. Bir imam nasıl konser verir? Sorun şu bence burada. Aslında hakikatin ne olduğunu anlayamama, tevhid yani bütünsellik teklik bilincinin idrakine varamama. Evrende her şey hakkın bir tecellisi. Hakkın sonsuz esmalarının sonsuz yansıması. Surete bürünmüş hali. İşte bu idrakten yoksun ve uzak olan beyinler tabii ki benim rock müzik yapmama karşı çıkacak. Çünkü onlar kendi zihinlerinde mutlak hakikate sahip oldukları bilinciyle yaşıyorlar.
"Bu bir kumpas."
FiRock & Ahmet Muhsin / Come to God & Mevlaya Gel
Soruşturmayla alakalı şunu söyleyebilirim. Burada amaç Ahmet Muhsin Tüzer'i yok etmek. Diyanetten atmak. Bunu başardılar. Bu tamamen bir kumpas. Ankara'dan gelen müfettişin lakabı 'Cellat'mış. Adem Gerlegiz ismindeki bu müfettiş. Ben onu müfettiş gibi görmedim. Karşıma çıkan herkesi kendi içimdeki mananın bir yansıması gibi gördüğüm için ona da bir ışık saçabilirim düşüncesiyle konuştum. Zaman zaman da Kaş'taki birkaç imam arkadaşımla sohbetler ediyoruz. Bazı ilmi, Kuran-i konuları tartışıyoruz. Birkaç tane konuşmamı Diyanet 'İtikatımızı bozan' kategorisine dahil etmiş. Sohbet ettiğim arkadaşlarımdan biri beni şikayeti sonucu bu olayı meydana geliyor. Çok üzücü değil mi?
"Suçlamaları kabul etmiyorum"

Hakkımda söyledikleri birçok şeyi kabul etmiyorum. Doğru değil. Sadece eşimin memleketi Romanya'dan dönüşte aracım arızalandığı için Bulgaristan biliyorsunuz geri bir ülke. Tamirci bulamadım ve kalmak zorunda kaldım. Diğer suçlamalar doğru değil. Daha önce açılan her davayı kazandım. Görevime geri döndüm. Bunda da yine haklılığımı ispat edeceğim Allah'ın izniyle. Çünkü ben hayatım boyunca dinimizi insanlara sevdirmek için uğraştım. Yanlış bir şey yapmadım.
Konunun siyasi ayağı

Ahmet Muhsin Tüzer ve Romanyalı eşi. Evlendikten bir süre sonra Müslüman olmuş.
Ahmet bey siz belki çok iyi niyetli bir insan olabilirsiniz bu konuda ancak biliyorsunuz ki son yıllarda ülkemizde bariz bir siyasi kutuplaşma var. Ne yazık ki. Bu olayı muhafazakar iktidar partisi aleyhinde kullanmak isteyen, onlar ve biz konumuna getiren insanlar olacaktır. Belki sizin dışınızda olacaktır bunlar. Bu olayın siyasi boyutu var mı?
Ahmet Muhsin Tüzer
Çok kritik bir soru. Beni Diyanet ihraç etmiş olabilir. Ancak ben onlara kin duymuyorum. Düşmanlık beslemiyorum. Gelen müfettişle konuşmam sonucunda elini omzuma attı, sanki zafer kazanmış bir komutan edasıyla ve dedi ki; ''Hocam takdir edilesi bir insansınız. Ankara'ya geldiğinizde bir dostunuz olduğunu unutmayın.'' ancak hakkımda olumsuz görüş bildirmiş. İhraç ettirdi. Asıl beni üzen bunlar Funda hanım. Yoksa kimseye düşman değilim. Ben bu olayda mağdurum.
"Konseri bitirip yatsı namazı kıldırdım"

Bir röportajınızda konserinizi bırakıp yatsı namazı kıldırdığınızı okudum. Bu doğru mu gerçekten?
Bahsettiğiniz konu doğru. Henüz yeni. Birkaç ay önce atılmama sebep olan Kaş'taki rock konserinin finalinde gerçekleşti. Biz konseri akşam ve yatsı namazı arasında olan zamanda yapacaktık. Akşam namazını ben camide kıldırdım. Konserde 10-12 parça seslendirdim ve yatsı namazına 5 dakika kala bitirdim. Bunu oraya gelen insanlara yaptığım konuşmayla belirttim. ''Ben rock müzik şarkıları söylüyorum, ancak hepinizin bildiği gibi aynı zamanda imamım. Yatsı namazı vakti geldi. Hemen camiye gidip ezanımı okuyacağım ve namazımı kıldıracağım'' diye insanlarla paylaştım. Ve bu hareketim/açıklamam beni sevenler nezdinde çok olumlu bulundu. Takdirler aldım. Ama muhafazakar kesim pek hoş karşılamadı Benim şöhret olmam için böyle bir açıklama yaptığımı söylediler. Şartlanmış ve koşullanmış beyinlerin bakış açısı ve değerlendirmesi ile evrensel bakış açısına sahip insanların farkı.
"Hukuk mücadelem devam edecek"
Ahmet Muhsin Tüzer / Cuma Salası
Son sorum ise şöyle Ahmet bey. İhraç kararına itiraz edecek ve dava açacak mısınız? Bundan sonraki süreç ne olacak sizin için?
Elbette hukuki mücadelem olacak. Öncelikle Antalya Bölge İdare Mahkemesine yürütmeyi durdurmayla alakalı dava açacağım. Aynen geçen yıl Balıkesir'e memur olarak atanmamdan sonraki sürecin bir benzerini Antalya'da tekrar başlatacağım.Gönüllü avukat olmak isteyenler sağ olsunlar bana ulaştılar. Gerekli tüm hukuki adımları atacağım. Ancak nefretle, kinle değil, sevgiyle, muhabbetle adımlarımı atacağım. Amacım hakikatin aydınlığa çıkması.
KizlarSoruyor üyelerine de bir mesajınız var mı?
KizlarSoruyor sitesinin tüm değerli üyelerine gönül dolusu sevgilerimi gönderiyorum. Onlara yaşamlarında kendi haki katlarını tanımaları yönünde gayret göstermelerini istirham ediyorum. Hepiniz çok özelsiniz. Her biriniz Allah'ın sonsuz güzelliğinin bir parçasısınız. Bunun farkına varın lütfen. Allah'a emanet olun.

Bugün size Kent Kitap yayın evi tarafından yayınlanan ve Selçuk Alkan'ın yazdığı kitapla 'Hayatı kitap olan adam' olarak da anılan 'Rockçı İmam', yabancıların söylemiyle 'Rock N İmam' Ahmet Muhsin Tüzer'in meslekten ihraç edilme hikayesine, kendi ağzından açıklık getirmeye çalıştım.
Konu hassas bir konu. Özellikle din konusunda ahkam kesmek haddim değil. Amma velakin naçizane düşüncem şudur ki 21. yüzyılda artık her şey değiştiği gibi dini yaşama şekli de farklılaştı. En büyük din olan İslam dinimiz için kim faydalı ve doğru bir şeyler yapıyorsa, kim insanlara dinimizi öcü gibi göstermeden, korkutmadan anlatabiliyorsa, kim bir çocuğu azarlamayıp camiden kaçırmayıp, aksine onu oraya gelmek için can atar hale getiriyorsa, kadınlardan kızlardan korkan, kaçan, günah kavramını kendi yorumuyla anlatan, büyüden, cinden, muskadan çıkıp evrensel dünya anlayışında sevgi ile yoğuruyor ise o baş tacımız olmalı. Artık karanlık yüzlü, kadına çocuğa sarkıntılık eden, dini yanlış tanıtan hocalardan bıktık.
Ahmet Muhsin Tüzer beyefendiliği, kültürü, güzel sesi ve bir çok yabancıya dinimizi anlatıp Müslüman olmasını sağlamış bir imam olarak gönlümde ayrı bir yere sahip oldu.
Allah yolunu açık etsin..
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar