Yan odada oyun oynarken sevgilim can çekişiyormuş, bu suçluluk duygusuyla nasıl başa çıkacağım?


beni asıl öldüren onun yokluğu değil, o son gece yaşananlar. biz ayrılmamıştık, kavga bile etmemiştik. sadece o son zamanlarda çok sessizleşmişti, içine kapanmıştı. ben de "yine triplerde, ilgi istiyor, üstüne gitmeyeyim şımarır" diye umursamadım. o kadar kör olmuşum ki, gözümün önünde eriyip bitişini izlemişim sadece.
o akşam işten geldim, yüzüme baktı, "biraz konuşalım mı, çok bunaldım" dedi. ben ne yaptım? "çok yorgunum, zaten bütün gün kafa ütülediler, bi de sen başlama, sonra konuşuruz" dedim, geçtim bilgisayarın başına, kulaklığımı taktım, sabaha kadar oyun oynadım, arkadaşlarla discord'da makara yaptım. o sessizce odasına gitti. saatlerce odadan çıkmadı. ben uyudu sandım, trip atıyor sandım.
sabaha karşı 5 gibi su içmeye kalktım, kapısının altından ışık sızıyordu. girdim içeri. yatağında değil, yerdeydi. yanında boş ilaç kutuları... vücudu buz kesmişti çoktan. ben, o içeride sessizce can çekişirken, belki son bi umut kapının açılmasını beklerken, yan odada kahkahalar atarak oyun oynuyormuşum abi. bunu düşünmekten kafayı yiyorum.
masanın üstüne bi not bırakmış. beni suçlamamış, bana kızmamış, sitem bile etmemiş. sadece "karnın acıkırsa dolapta börek var, ısıtıp ye, seni seviyorum" yazmış. o canına kıyarken bile benim aç kalmamı düşünmüş. ben ise onun "imdat" çığlığını "dırdır" zannetmişim. şimdi o böreği yiyemiyorum, o eve giremiyorum. o gece attığım kahkahalar şimdi kulağımda çınlıyor, ömür boyu da susmayacak. ben katil değilim ama tetiği ben çektim.

Yan odada oyun oynarken sevgilim can çekişiyormuş, bu suçluluk duygusuyla nasıl başa çıkacağım?
Cevapla