Şarap Kültürü

Vitrinde duran kırmızı petrus'u sana açtım bu gece...

Pikabımı yere kurdum, plaklarımı oraya buraya dağıttım ve oturdum eğreti duran masaya. Saat 03:45.. Seninle yüksek tavanlı bir ev hayal ettiğimiz andan başladım. Her yudumda biraz daha sevdim seni, biraz daha aşık oldum.. Hayatın bayram olduğu, yani seninle karşılaştığımız gün bir Edith Piaf şarkısı eşlik etmişti ambiansa. Sen hafif meşrep halinle, nerden bildiğimi sormuştun bu şarkıyı. Ben ise tereddüt etmeden bizim olsun bu dedim..

Uzun ve siyah saçlarını topladığın zaman, şakaklarında oluşan gerginliği kadehime karıştırdım sonra... Ten rengi dudaklarının ıslaklığını da ekledim üstüne. Ağzımda kalan acımtırak tadın nedeni sen değildin ama. Balıkçı yaka kazağımın omuzlarını kokladım sonra. Saçlarının kokusu sinmiş gibiydi. Bir ikinci defa kokun gelmedi ama ordan, alışmıştım zira... Ve herşeyden önce alışkındım...



şarap kültürü

Biri diğerinin üstüne devrik duran çizmelerin, kapının önünde dururken, mutfakta beline sarıldığımı hatırladım... Ve kulak memelerini nazikçe ısırdığımı... Senin dur yapma derken ettiğin tebessümü ise duvara astım, boş evimin beyaz duvarlarına... Ve yine aynı kazakla duvarın köşesine doğru oturdum... Yere çömeldim... Mutfak kapısının eşiğinde dudaklarının tadı vardı. Onu görünce dudaklarımın soyulup acıdığı günler geldi aklıma...

Kalkıp, cam macunları kurumuş pencereden baktım sonra. Kırmızı vosvosun yoktu, taşları parlak arnavut kaldırımlı sokağımda... Biraz daha düştü gardım o an..

Yaptığın frambuazlı pastayı ise kesmeye kıyamadım...
Şarap Kültürü
Cevapla